Bir şehri düşündüğümüzde aklımıza genellikle büyük şeyler gelir.
Geniş caddeler…
Yüksek binalar…
Fabrikalar…
Tarihi yapılar…
Kalabalık çarşılar…
Meydandaki hareketlilik…
Ama bütün bunların arkasında, çoğu zaman fark etmediğimiz büyük bir emek vardır.
Biz daha sabah kahvemizi içerken birileri çoktan işinin başındadır.
Biz evimizden çıkmadan sokakları temizleyenler vardır.
Biz çocuklarımızı okula gönderirken onların güvenliği için görev yapanlar vardır.
Biz hastaneye gittiğimizde kapıda bizi karşılayan, gece boyunca görev yapan insanlar vardır.
Otobüse bindiğimizde bizi gideceğimiz yere ulaştıran şoförler…
Sokaklarda düzeni sağlayan görevliler…
Parkları, yolları ve ortak kullanım alanlarını yaşanabilir tutan emekçiler…
Ve hiçbir karşılık beklemeden bir başkasının hayatına dokunan gönüllüler…
Onların çoğunu isimleriyle tanımıyoruz.
Belki yüzlerini her gün görüyoruz ama hikâyelerini bilmiyoruz.
İşte bu yüzden onlara Gaziantep’in sessiz kahramanları demek istiyorum.
Çünkü bazı insanlar şehrin hikâyesinde başrol oynamaz.
Ama hikâyenin devam etmesini sağlar.
Sabah erkenden çöp kamyonunun başında gördüğümüz bir emekçi, aslında hepimizin daha temiz bir şehirde yaşaması için çalışıyor.
Gece görev yapan bir güvenlik görevlisi, belki kendi ailesinden uzakta saatler geçirerek başkalarının huzurunu koruyor.
Bir otobüs şoförü, gün boyunca yüzlerce insanı taşıyor.
Bir sağlık çalışanı, hiç tanımadığı insanların en zor anlarında yanlarında oluyor.
Bunların hiçbiri yalnızca bir meslek değildir.
Bunların her biri şehrin ortak yaşamına yapılan bir katkıdır.
Bazen şehir olarak başarılarımızı konuşurken, bu başarıların arkasındaki emeği de hatırlamamız gerekiyor.
Çünkü bir şehir yalnızca yönetenleriyle değil, her sabah işinin başına geçen insanlarıyla ayakta durur.
Gaziantep’in güçlü olmasının sebeplerinden biri de çalışkan insanlarıdır.
Burada alın terine saygı vardır.
Üretime değer verilir.
İşini iyi yapmaya önem verilir.
Bu güzel kültürü geleceğe taşımak hepimizin sorumluluğudur.
Belki de günlük hayatımızda yapabileceğimiz en kolay şey, bu insanlara biraz daha dikkatli bakmaktır.
Bir temizlik işçisine “Kolay gelsin” demek…
Otobüs şoförüne teşekkür etmek…
Bir sağlık çalışanına minnettarlığımızı göstermek…
Görevini yapan bir personele saygılı davranmak…
Küçük gibi görünen bu davranışlar aslında büyük bir şehir kültürünün parçalarıdır.
Çünkü insan, yaptığı işin görüldüğünü ve değer verildiğini hissettiğinde daha büyük bir şevkle çalışır.
Gaziantep’in geleceğini konuşurken yeni fabrikalardan, yeni projelerden, yeni yatırımlardan elbette söz edeceğiz.
Ama bütün bunların merkezinde insan olduğunu da unutmamalıyız.
Şehrin asfaltını döken de insandır.
Çocuğumuzu okula götüren de…
Hastamızla ilgilenen de…
Sokağımızı temizleyen de…
Üreten de…
Öğreten de…
Gönüllü olarak elini taşın altına koyan da…
Belki bugün onların çoğunun adını bilmiyoruz.
Ama onların emeği olmadan bu şehir sabah olduğunda aynı şekilde uyanamaz.
O yüzden bugün Gaziantep’in sessiz kahramanlarına küçük bir teşekkür borcumuz olsun.
Görevini büyük bir özveriyle yapan herkese…
Emeğiyle şehri ayakta tutan herkese…
Kimsenin görmediği yerde işini en iyi şekilde yapmaya çalışan herkese…
İyi ki varsınız.
Çünkü bazı kahramanların heykeli dikilmez.
Onların emeği, her sabah yeniden yaşayan bir şehrin içinde görünür.
Ve Gaziantep’in gerçek zenginliği, işte o görünmeyen emeğin içinde saklıdır.























Yorum Yazın