
'Her Defasında Sağlık' sloganı ile Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük, Türkiye’nin ise 6’ncı büyük kenti olan Gaziantep’te Fakılı ve Derundere aileleri tarafından 2017 yılında modern hastanecilik anlayışına uygun bir şekilde inşa edilen, Defa Life Hastanesi teknoloji odaklı tedavilerine devam ederek tam not alıyor.
(18).jpg)
Gaziantep’in merkezinde; toplam 12 bin metrekare açık alan üzerinde, toplu taşımaların güzergahına; hastalarına huzur ve güven veren bir ortamda kaliteli ve doğru sağlık hizmeti sunuyor. Güncel bilgilerle donatılmış uzman ve nitelikli kadrolarıyla, hasta haklarına saygılı ve geleneksel değerlere bağlı kalarak toplumun tüm kesimlerine kaliteli ve ekonomik sağlık hizmeti sunmak misyonuyla yola çıkan Defa Life Hastanesi, insana ve topluma karşı sorumluluğunu kaliteli hizmet anlayışıyla birleştirerek, emin adımlarla yoluna devam ediyor.
.jpg)
Hastanenin sevilen başhekimi Doktor Selahattin Vural, Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Tüylü ve Fizik Tedavi Uzmanı Doktor Serkan Sevindik Memohaber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Taşçı'nın konuğu olarak alanlarındaki merak edilen hastalıklar ve tedavi yöntemlerini anlattı.

DOĞRU SAĞLIK HİZMETİ VERMEYE DEVAM EDİYORUZ
Defalife Hastanesi Başhekimi Doktor Selahattin Vural, Defa Life Hastanesi'nin önemli sağlık hizmetleri verdiğini ifade ederek,''’Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi’’Cihan padişahının da buyurduğu gibi olmazsa olmazımız olan sağlığımızı korumanın ne kadar önemli olduğunun bilinciyle hareket etmekte ve mevcut tüm imkânlarımızı bu bilinç için kullanmaktayız. Sürekli eğitim ve iyileştirmenin gereğini yerine getiren personellerimizle; yasal mevzuat ve kaliteli yönetim prensiplerinin belirlediği çerçevede doğru zamanda, doğru hastaya, doğru tedavinin uygulanmasını sağlamak için çabalamaktayız. Siz hastalarımızdan aldığımız güç, güven ve destek sayesinde hedefimiz olan ‘’her defa’sında sağlık’’ sloganıyla daha kaliteli ve doğru hizmeti vermeye devam ediyoruz''dedi. .jpeg)
SMİLE LAZER İLE HIZLI İYİLEŞME
Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yusuf Tüylü, miyop ve astigmatizma gibi kırma kusurları olan, gözlük ve kontak lens kullanmak istemeyen kişilere uygulanan 3. ve son nesil lazer tedavi yöntemi ile ilgili bilgiler verdi.
Smile Lazer olarak adlandırılan yöntem hakkında konuşan Tüylü,''SMILE LAZER Miyopi ve astigmatizma gibi kırma kusurları olan, gözlük ve kontak lens kullanmak istemeyen kişilere uygulanan 3. ve son nesil lazer tedavi yöntemidir.

SMILE Lazer 18 yaş üzeri olan ve gözlük derecesi değişimi olmayan, korneal topografi gibi ek tetkiklerle gözleri lazere uygun bulunan ek bir göz rahatsızlığı bulunmayan kişilerde güvenle uygulanabilir. Smıle lazer çok hızlı uygulanan bir lazer tedavi yöntemidir, tek cihaz kullanılır. Lazer süresi her göz için 20 saniye gibi çok kısa sürede tamamlanır ve hastanın lazer odasına giriş çıkışı toplam 10 dakikadır. Smıle lazer çok hızlı iyileşir, sadede 2-3 saat gibi bir gözde yanma batma sulanma olur. 4 saatin sonunda göz iyileşmiş olur. Böylece ertesi gün hastamız duş alabilir, işine dönebilir, araç kullanabilir, sosyal aktivitelerine katılabilir. Diğer lazer yöntemlerine göre daha hızlı iyileşmesi, göz kuruluğuna çok daha az yol açması, kornea yapısını daha fazla koruması gibi bir çok artısı vardır, bütün bunlar sayesinde hem lazerin ilk dönemleri inde, hem de uzun dönemlerinde en etkili ve konforlu lazer yöntemidir''dedi.

EN UYGUN YÖNTEME KARAR VERİYORUZ
En uygun tedavi yöntemine hastanın genel durumu göz önüne alınarak karar verildiğini aktaran Yusuf Tüylü,''Miyopi de -10.00 dereceye, astigmatizma da -5.00 dereceye kadar Smıle lazer uygulanabilir. Ama her hasta kendi özelinde bir bütündür ve ayrı değerlendirilir. Unutmayalım ki Tıpta hastalık yoktur hasta vardır. Gözlük dereceleri olan, gözlük ve kontakt lens kullanmak istemeyen kişilere bütüncül bir yaklaşım uyguluyoruz. Kişinin gözlerinin kaç derece olduğu, yaşı, mesleği, sosyal aktiviteleri göz önünde bulundurularak ve ayrıca korneal topografi gibi ek tetkikler ile kornea yapısının değerlendirilerek kişiye en uygun lazer tedavi yöntemine karar veriyoruz. Bazen hiç bir lazer tedavi yöntemi uygun bulunmuyor ve fakik göz içi mercek (göz içi kontak lens) ameliyatı ile kişinin refraktif kırma kusurunu düzeltiyoruz, bazen de hiç bir lazer veya ameliyat uygun bulunmuyor''şeklinde konuştu.

ÖZEL LENSLER İLE GÖZLÜKLERDEN KURTULUN
Kataraktın özellikle 50 yaş üzerinde çok sık görüldüğünü kaydeden Yusuf Tüylü, kataraktı olan hastaların gelişen teknoloji ile akıllı lens olarak adlandırılan yakın orta ve uzak mesafe de görmeyi sağlayan özel lensler ile gözlük derecelerinden de kurtulduğunu söyledi.
Tüylü,''Katarakt rutin polikliniğimizde özellikle 50 yaş üzerinde çok sık gördüğümüz bir hastalıktır ve tedavisi ameliyattır. Kataraktı olan hastalarımız gelişen teknoloji ile akıllı lens olarak adlandırılan yakın orta ve uzak mesafe de görmeyi sağlayan özel lensler ile gözlük derecelerinden de kurtulmaktadır.

Katarakt hastalarının hem ameliyat başarı oranlarının yüksek olması, hem de gelişen akıllı lens teknolojisi ile yakın - orta -uzak gözlüklerden kurtulması gibi avantajları için erken ameliyat olması ve çok beklememesi önemlidir. Bunun yanı sıra kataraktı olmayan ve uzak yakın gözlük kullanan 50 yaş üzeri kişilerde bu özel lensler ameliyat ile göz içine yerleştirilebilir. Böylece bu kişiler uzak ve yakın gözlüklerinden kurtularak gözlükten bağımsız rahat bir yaşam sürebilir''dedi.

GÖZ SAĞLIĞINI KORUMANIN YOLLARI
Göz sağlığını korumak içinde önemli ip uçları veren Yusuf Tüylü,''Gözlerimiz, yaşadığımız dünyayı daha iyi tanımamızı sağlayan, günlük yaşantımızı sürdürmek için ençok çalışan organlarımızdan biridir. Göz sağlığı, genel yaşam kalitemiz ve günlük aktiviteleriniz üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Aslında göz sağlığımızı korumanın birkaç kolay ve çok etkili yolu var bunlardan birkaçı;
-düzenli olarak vitaminlerden ve balık yağından zengin beslenmek ,
-yeterli miktarda su tüketmek,
-yeterli ve düzenli uyku,
-güneş gözlüğü ile zararlı güneş ışınlarından korunmak ,
-telefon tablet ve bilgisayar kullanımlarımda zararlı ışınlardan korunmak için ışık miktarını azaltmak ve 20 dakikada bir 20 saniye gözlerimizi kapatarak dinlendirmek ,
-Bir diğer göz sağlığını korumanın kolay ve etkili yolu ise düzenli göz muayenesi yaptırmaktır.

Düzenli göz muayeneleri, hem görme yetisini korumaya olanak sağlar hemde olası göz hastalıklarının erken teşhis ve tedavisinde bize yardımcı olur. Gözlük yada lens kullanan kişiler her yıl düzenli olarak göz muayenesi olmalıdır. Görme problemi yaşamayan kişilerin de en azından her iki yılda bir göz muayenesi yaptırması gerekir.
.jpeg)
40 yaş sonrası göz sağlığı, yaşa bağlı değişiklikler nedeniyle daha fazla risk altında olabilir. Bu dönemde göz muayenesinin yılda bir kez yapılması gerekir. Glokom, katarakt ve yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi sorunlar bu yaş grubunda daha sık görülür. Erken teşhis, bu hastalıkların ilerlemesini önleyebilir. Görme yetisindeki en ufak bir değişiklik bile dikkate alınmalı ve bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Diyabet, yüksek tansiyon, romatizmal hastalıklar gibi kronik hastalıkları olan bireyler, göz sağlığı açısından daha yüksek risk altındadır. Bu hastalıklar, gözde ciddi hasarlara yol açabilir ve bu nedenle daha sık göz muayenesi yapılması gerekir' 'ifadelerini kullandı.

TEKNOLOJİYİ YAKINDAN TAKİP EDİYORUZ
Gelişen teknolojiye ayak uydurduklarını ve yeni tedavi yöntemlerini takip ettiklerini vurgulayan Yusuf Tüylü, 'Teknolojinin belki de en hızlı geliştiği alanlardan biri de göz hastalıklarıdır. 30-40 yıl öncesinde katarakt nedeniyle insanların görmeleri çok düşük seviyelere inerken ve ameliyat ile çok yardımcı olunamazken, şuan katarakt olan kişiler 10-15 dakikalık özel bir katarakt ameliyatı ve göz içine yerleştirilen özel bir mercek ile uzak, orta ve yakın mesafeyi net görmekte ve aynı zamanda gözlüklerinden kurtulmaktadır. Oct ve topografı gibi son teknoloji cihazlar ile göz dokuları en ince ayrıntılarına kadar incelenmektedir. SMILE lazer uyguladığımız hastalarımız ertesi gün aracını kullanıp, işine ara vermeden hayatına devam etmektedir.

İyi bir göz doktoru olarak bütün bu teknolojiyi hastalarımızın yararına kullanmak için hem teknolojiyi yakından takip ediyoruz hem de en sıkı uygulayıcılarından olmaya çalışıyoruz. Yurt içi yurt dışı eğitim toplantılarında hem kendimizi güncellemeye devam ediyoruz, hem de meslektaşlarımız ile bire bir de fikir alış verişinde bulunuyoruz. Özellikle refraktif cerrahi ve Smıle lazer konusunda teknolojiyi en iyi takip edenler arasındayım. Yurt içi ve yurt dışında bir çok meslektaşıma hem bilgi hem de uygulama noktasında yardımcı olmaya devam ediyorum. Tiran - Arnavutluk'taki meslektaşlarıma verdiğim SMILE lazer cerrahisi eğitimi ile birçok Avrupa göz kliniğinden eğitim vermem için teklifler aldım''diye konuştu.
.jpeg)
İNME VE REHABİLİTASYON SÜRECİ
Fizik Tedavi Uzmanı Doktor Serkan Sevindik, inme ve rehabilitasyon süreci ile ilgili önemli bilgiler paylaşarak, süreci baştan sona anlattı.
.jpeg)
Sevindik, ''İnme, beyin kanaması ya da beyin damarlarındaki tıkanıklık sonucu, beyin hücrelerinin oksijen ve besin maddelerinden yeterince faydalanamaması nedeniyle gelişen bir sağlık sorunudur. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 15 milyon insan inme geçiriyor ve bunların üçte biri hayatını kaybediyor.

İnme geçiren hastaların erken dönemde müdahale alması, hayatta kalma oranlarını artırırken iyileşme sürecine büyük katkı sağlar. İnme riskini yüksek tansiyon (hipertansiyon), sigara ve alkol kullanımı, diyabet, yüksek kolesterol, fiziksel aktivite eksikliği ve sağlıksız beslenme, ileri yaş ve ailede inme öyküsü arttırmaktadır. İnme belirtileri genellikle birdenbire başlar ve hızla ilerleyebilir. En yaygın belirtiler şunlardır: yüzde asimetri, kol veya bacakta güçsüzlük, konuşma zorluğudur.
.jpeg)
İnme sonrası ilk birkaç saat içinde yapılan müdahaleler, beyin hasarını en aza indirir ve iyileşme şansını artırır. Erken tedavi, özellikle kan pıhtılarının çözülmesi gibi işlemlerle beyin fonksiyonlarını korur. Erken rehabilitasyon, inme geçiren hastaların tedavi sürecinin ilk aşamasıdır. İlk 24-48 saat içinde başlanan rehabilitasyon, hastaların hayatta kalmasını ve hayati fonksiyonlarının korunmasını hedefler. Bu dönemde, hastaya özgü uygun rehabilitasyon programı ve tedavi yöntemleri ile kas gücü kaybı, denge kaybı, hareket bozukluğu gibi sorunlar üzerinde çalışılır.
.jpeg)
Ayrıca, yutma bozuklukları ve solunum problemleri gibi durumlar da erken dönemde ele alınır. İnme sonrası orta dönem, hastaların fonksiyonel iyileşme sağladığı, bağımsızlık kazandığı bir aşamadır. Bu dönemde rehabilitasyon yoğunlaşır.
.jpeg)
Fiziksel terapi, denge çalışmaları ve konuşma terapisi gibi tedaviler, hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha bağımsız bir şekilde yapmalarını sağlar. Ayrıca, bilişsel terapiler ve psikolojik destek, hastaların toplumsal hayata uyum sağlamalarına yardımcı olur. Geç dönem rehabilitasyonu, hastaların daha bağımsız bir yaşam sürmelerini sağlamak amacıyla yapılan tedavi sürecidir. Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlık kazanmak, sosyal hayata entegre olmak ve iş yaşamına yeniden başlamak bu dönemde önemli hedeflerdir.
.jpeg)
Geç dönemde yapılan motor beceri, denge ve sosyal etkileşim çalışmaları, hastaların toplumsal yaşamda daha aktif olmalarını sağlar. Ayrıca, psikolojik destek ile hastaların özgüvenleri artırılır.
.jpeg)
Sonuç olarak inme sonrası rehabilitasyon, hastaların hayat kalitesini artırarak daha bağımsız bir yaşam sürmelerini sağlar. Her aşama, hastaların fiziksel, psikolojik ve sosyal iyileşmelerine yönelik planlı tedavi süreçlerinden oluşur.
.jpeg)
Erken müdahale ve düzenli rehabilitasyon, inme sonrası en iyi iyileşme sonuçlarını elde etmek için çok önemlidir''ifadelerini kullandı.
Kaynak:Haber Merkezi

































Yorum Yazın