
Yaklaşık 30 yıldır CHP’nin her kademesinde emek veren ve her seçimde aday gösterilmesine rağmen bir nefer gibi yılmadan usanmadan üstün performansıyla sahada göstermiş olduğu çalışma azmiyle dikkat çeken Av. Hasan Öztürkmen, 14 Mayıs seçimlerinde CHP Gaziantep birinci sıradan milletvekili adayı gösterildi. Birinci sıradan aday gösterilen ve meclise girmesi kesin olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep birinci sıra milletvekili adayı Av. Hasan Öztürkmen’in buna rağmen sahada gezmedik yer bırakmaması dikkat çekerken Öztürkmen, seçim çalışmaları ile ilgili www.memohaber.com Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Taşçı’ya çok özel ve samimi açıklamalarda bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep birinci sıra milletvekili adayı Av. Hasan Öztürkmen, www.memohaber.com Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Taşçı’yı ziyaret etti. CHP birinci sıra adayı Avukat Hasan Öztürkmen’e CHP Gaziantep Basın ve Medyadan Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Erman Evran ile milletvekili aday adayı Avukat, Doktor ve Mali Müşavir unvanları ile bilinen Cengiz Bayram eşlik etti.
40 yıl emek verdi, 7 kez aday oldu, ilk kez birinci sırayı kaptı
Yaklaşık 40 yıldır CHP’nin her kademesinde emek veren ve her seçimde aday gösterilmesine rağmen bir nefer gibi yılmadan usanmadan üstün performansıyla sahada göstermiş olduğu çalışma azmiyle dikkat çeken Av. Hasan Öztürkmen, 14 Mayıs seçimlerinde CHP Gaziantep birinci sıradan milletvekili adayı gösterildi. Birinci sıradan aday gösterilen ve meclise girmesi kesin olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep birinci sıra milletvekili adayı Av. Hasan Öztürkmen, ziyaret ettiği www.memohaber.com Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Taşçı’ya seçim çalışmaları, Türkiye ve Gaziantep gündemi ile ilgili çok özel ve samimi açıklamalarda bulundu.
“Siyasette vatandaşa yukarıdan bakmamak ve daima samimi olmak esastır”
Konuşmasına şahsi siyasi kimliğini vatandaşa yukarıdan bakmamak olarak tanımlayarak başlayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Gaziantep birinci sıra milletvekili adayı Av. Hasan Öztürkmen, “En büyük ders hiçbir zaman vatandaşa yukarıdan bakmamak daima vatandaşa karşı samimi olmak. Onlarla hemdert olmak elimizden geldiği kadar da onların sorunlarına çözüm üretmek bizim görevimiz” dedi.
Öztürkmen, İnce’nin iddialarına sert tepki gösterdi, “Kılıçdaroğlu'nun ilk turda %60 oyla cumhurbaşkanı seçilecek” dedi
Seçime günler kala Cumhurbaşkanı adayı ve Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’nin Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik FETÖ ortağı söylemlerine cevap veren CHP Gaziantep Milletvekili adayı Av. Hasan Öztürkmen, “Dün akşam televizyonda izledim. AKP bunları kurdu, büyüttü her şeyi verdi sonra da bunlarla hesaplaşma niyetine başladı. Hesaplaşmaya başladı ama şimdi de Kılıçdaroğlu, Fetö'nün önceki elemanlarından birkaç kişiyi Cumhuriyet Halk Partisi'nin listesine aldı diyor. örneğin şimdi ki listelerimizde bulunan Nihat Ergün mi? Eski Adalet Bakanı gibi 1-2 kişiyi Cumhuriyet Halk Partisi'nden aday gösterildi diye söylüyor. Aslında bu konuda çok da haklı değil. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi diğer partilerle yaptığı ittifak gereği o siyasi partinin Kimi aday göstereceğine tabii ki müdahale edemiyor. O siyasi parti kendisine tanımlanan kontenjan çerçevesinde örneğin bizim ilimizde üçüncü sıradan deva partisinden Avukat Ertuğrul kaya'yı üçüncü sırada saadet partisinden ayrılıyor. Deva partisi de benim haberim şu diyor, diğer illerde de herhangi bir sıra bir o partiye ayrıldığında ittifak partilerinden birine ayrıldığında o parti adayını kendisi belirliyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin o partinin de adaylarını belirleme hakkı olmaz ama ülkemizin kurtuluşu için geçmişte senin kaşın kara senin gözün kara sen yan baktın, senin saçın siyahtı niye bilmem boyaların gibi. Bu geçmişte kalmış birtakım hataları bugün göz önüne alıp bu birlikteliği bozmaya kimsenin hakkı yoktur. Muharrem ince çok açıkça AKP ye çalışıyor. Çok açıkça AKP ye yardımcı oluyor ve birinci turda bu işin bitmesinin önündeki belki de tek engel Muharrem İnce. Ama türk halkı feraset sahibidir, buna meydan vermeyecektir. Kılıçdaroğlu'nun ilk turda %60 oyla cumhurbaşkanını seçecektir. Buna inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Gaziantep’in sorunlarını gündeme getirip çözmeye çalışacağız”
Meclise girmesi halinde Gaziantep’in çözülmesi gereken sorunlarını çözeceğini ifade eden Av. Hasan Öztürkmen, “Gaziantep bir sorunlar yumağı. Gaziantep'te sanayide çözülmesi gereken sorunlar var. Örneğin sadece uyuşturucu sorunu çok başlı başına ve çok önemli bir sorun. Neredeyse hemen hemen artık her evde uyuşturucu kullanan bir kişi haline gelmiş durumda. 9 yaşına 10 yaşına kadar inmiş durumda. Tabii ki en öncelikli sorunlardan birisi eğitim, birisi uyuşturucu sorunu, bir diğeri de Gaziantep'teki şu ana kadar hâlâ depremle ilgili herhangi bir deprem master planı yapılmamış olması. Bu gibi konuları en öncelikli konu olarak gündeme getirip çözmeye çalışacağız” dedi.
“Kılıçdaroğlu yüzde 58-60 bandında, Millet İttifakı 360 vekil çıkarma bandında”
Seçimlere 10 gün kala anketlerdeki son durum ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Öztürkmen, “Evet, bugünden itibaren anketlerin yayınlanması yasaklandı. Bildiğiniz gibi son günlere girdiğimiz için en son anketler Kılıçdaroğlu'nun iktidar yanlısı anketler bile artık 58-60 bandında gösteriyor. Cumhuriyet Halk Partisi'nin başını çektiği Millet İttifakı'nın da 360 milletvekili ile parlamentoda çoğunluğu sağlayacak olarak gösteriyor. Ben bunun gerçekleşeceğine kesinlikle inanıyorum. Çünkü bugüne kadar bize telefonlarımıza çıkmayan, randevu vermeyen iş çevreleri artık kendileri telefon açıyor, kendileri kapıda karşılıyorlar bizleri ve artık bu iktidardan kurtulmak için bizi tek çare olarak gördüklerini söylüyorlar. Bu nedenle de ben henüz anketlere bile yansımayan bir çoğunlukla kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı seçileceğini ve parlamentoda yeterli çoğunluğa ulaşacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.
“Vatandaşları doğru oy kullanımı için bilgilendiriyoruz”
Vatandaşların doğru oy kullanması ve geçersiz oyların olmaması için uyarılarda bulunan CHP adayı Av. Hasan Öztürkmen, “Bizim parti okulumuz var. Genel merkez tarafından organize edilen parti okulumuz var. Parti okulumuzda binlerce partilimizi eğittik. O partililerimiz de, bizim görevli arkadaşlarımız da mahallelerde bu eğitimlerde halka ulaştırmaya çalışıyorlar ki oyların iptal olmaması iptal olmaması için çalışıyorlar. Biz de vatandaşlara şunu söylüyoruz. Yeteri kadar bayağı uzun olan bu oy pusulasını aldıklarında önce mühürlemeden katlamalarını ve katladıktan sonra Cumhuriyet Halk Partisi amblemini en üste getirerek ondan sonra mühürlerini ve kuruması için birkaç saniye beklemelerini öneriyoruz ki, böylece sandık kurulu başkanlarının iptal için bahane aramalarını sağlamamış olacağız da oylarımız geçerli sayılmış olacak” diye konuştu.
“Adalete halkın güveni yeniden sağlanacak”
Bir avukat olarak göreve gelmeleri halinde yargıya yönelik yapacakları projelerden bahseden Av. Öztürkmen, “Evet, ben 42 yıllık avukatım. Yargı cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar kötü durumda. Yaralı durumda, tamamıyla iktidarın talimatıyla hareket eden bir yargı haline gelmiş durumda. Şu aşamada çok köklü reform gerekiyor. Öncelikle bizim Millet İttifakı’nın mutabakat metninde belirtildiği gibi hakimler kurulu, Savcılar Kurulu ayrılacak. Hakimler kurulundan Adalet Bakanı ve müsteşar çıkarılmış olacak ve diğer hakimler kurulu üyeleri yargının kendi içinden hiçbir etki altında kalmaksızın seçeceği, seçilerek gelmiş üyelerden oluşacak. Böylece hem hakimler kurulunun, hakimlerin, yargıçların bağımsızlığı sağlanmış olacak hem de adalette yandaşlık, tarafgirlik ve hükümet yanlısı kararlar talimatla verilen kararlar ortadan kalkmış olacak. Adalete halkın güvenini yeniden sağlanacak” dedi.
“Avukatlar şu andaki uygulamada tabiri caizse neredeyse yok sayılmak isteniyor”
Avukatların yargılanma statüsü konusunda konumuz zenginlik kazanacak mı? Sorusuna da cevap veren Av. Öztürkmen, “Avukatlar şu andaki uygulamada tabiri caizse neredeyse yok sayılmak isteniyorlar. Özellikle ceza davalarında savcıyla mahkeme heyeti heyet halindeyse 3 kişi halindeyse heyet tek hakim halindeyse savcıyla hakim kendi aralarında bir araya geliyorlar yargıya açıkça iktidarın müdahalesi şeklinde kararlar oluşturuluyor. Onların birbiriyle anlaşarak vermiş olduğu kararlar duruşmada avukatlara teslim ediliyor, açıklanıyor. Bu avukatların yok sayılmasına yönelik bir uygulama. Bunu tamamen ortadan kaldıracağız. Savcıları da avukatlarla aynı mesafede karşılıklı olarak oturur hale getireceğim. Bakanı, yargı makamını daha üst tarafta ayrı oturur hale getireceğiz. Yani savcıyla avukat karşı karşıya aynı mesafede olacaklar. Savcıyla hakimin birleşerek ittifak halinde fiskoslaşarak karar oluşturmasının önüne geçeceğiz ve avukatlık müessesini güçlendireceğiz” ifadelerine yer verdi.
“Cumhurbaşkanı ve AKP’liler siyaset dilini sertleştiriyor”
Seçim sürecindeki propaganda dili ile ilgili de konuşan Hasan Öztürkmen, “Propaganda dili hiç olmadığı kadar sertleşti. Bunu da sertleştiren sayın Cumhurbaşkanı ve kendisinin kadrosundaki AKP li bakan ve milletvekili adayları, sayın Cumhurbaşkanı bayram günü sabah namazından çıktıktan sonra cami avlusunda miting yapıyor. İnsanların dini duygularının en yoğun olduğu bir mekanda ve dini duygularının en yoğun olduğu bir anda açıkça gerçeğe aykırı olarak bunlar kazanırsa diyaneti kaldıracaklar diyor. Oysa diyaneti kuran Cumhuriyet Halk Partisi diyaneti kuran Mustafa Kemal Atatürk bu tamamıyla gerçeğe aykırı diyor. Yani bu gerçeğe aykırı beyanla halkı galeyana getiriyor. Halktan yuh sesleri gelince yuh yetmez diyor. Yani açıkça halkı suça teşvik ve tahrik ediyor. Neredeyse Kılıçdaroğlu'nun Ankara'da Çubuk'ta linç edilmesine benzer, neredeyse sayın Meral Akşener'in evine gidip şiddete teşvik etmeye çalışıyor halkı. Bu çok sert ve cumhurbaşkanına yakışmayan bir dil. Ayrıca geçtiğimiz günlerde ben herkese saygılıyım. Alevilere de saygılıyım, Alevi tür olarak aleviliği bir insan olarak değil, bir canlı türü olarak nitelendiren çok yakışıksız. Çok açıkça insanlığa cumhurbaşkanlığına yakışmayan beyanlarda bulundu. Ayrıca her geçen gün biraz daha üslubunu sertleştiriyor ve çürükler sürtükler Terörist kendisi gibi düşünmeyen herkese terörist diyor, içişleri bakanı, tarafsız olması gereken iç işleri bakanı istifa etmesi gereken içişleri bakanı açıkça diyor ki, bu bunlar darbe peşinde diyor. Seçim istiyoruz. Yani hangi demokrasilerde hangi demokraside seçim darbe olarak nitelendirilebilir? Böyle toplumu geren toplumu neredeyse birbirine düşürmeye yönelik beyanlarda bulunuyorlar. Bu çok yanlış bir dil. Cumhurbaşkanına kendisini 86 milyonun Cumhurbaşkanı olarak niteleyen bir cumhurbaşkanına yakışmayan bir dil” şeklinde konuştu.
“Toplumda hiç bu kadar iktidar değişim talebi görmedim”
Seçim sonuçlarına ilişkin görüşlerini de açıklayan CHP Gaziantep Milletvekili adayı Av. Hasan Öztürkmen, “Şimdi ben çok deneyimli bir siyasetçiyim. Gaziantep çapında Gaziantep özelinde yanlış hatırlamıyorsam yedinci adaylığım daha önce üçüncü sıra olduğum dördüncü sıra olduğum beşinci sıra olduğum seçimler yaşadım, deneyimledim. Şimdiye kadar toplumda bu kadar bir iktidar değişim talebini görmedim. Toplumun her kesiminden, işçisinden sanayicisine açıkça sanayicisine demin söylediğim gibi sanayiciler daha önce bizim telefonlarıma çıkmazken şimdi onlar telefon açarak bizi davet ediyorlar ve bizleri kapıda karşılıyorlar. Köylüsü işçisi, memuru, belediye çalışanı, esnafı herkes bir değişim talebinde yolda geçerken elimizi tutup çeketimizden tutarak bizleri çeviriyorlar. Allah aşkına bizi kurtarın diyorlar. Böyle bir değişim talep ediyorlar. Ben son 20 yılda hiç görmemiştim. Bu nedenle de toplumda çok büyük bir değişim sonucu olduğundan değişim talebi olduğundan benim öngörüm göre Sayın Cumhurbaşkanı adayımız Kemal Kılıçdaroğlu % 60 ı aşan bir bana göre %65 oy oranıyla ve Gaziantep'te de 8 milletvekili çıkararak parlamentoda çoğunluğu sağlayacağımıza inanıyorum” dedi.
“Seçim ve sandık güvenliğini aldık, seçmenlerimizin bu konuda bir kaygısı olmasın”
Seçim ve sandık güvenliği ile ilgili parti olarak yaptıkları çalışmalardan bahseden Öztürkmen, “Seçmenlerimiz bu konuda rahat olabilirler. Partimiz bundan önceki seçimlerde yapmış olduğumuz hatalardan ders çıkardık ve özellikle İstanbul seçimlerinin ikinci turundaki uygulamalardan da ders alarak her sandığa yazdığı görevliyi hem Gaziantep'teki parti okulu görevlilerimiz hem İstanbul, Ankara'daki genel merkez görevlilerimiz tek tek arayarak sen filan kişi misin bu sandıkta sana şu numaralandırma görev verilmiş, görevi kabul ediyor musun? Diye soruldu. Onun görevi kabul ediyorum demesi halinde o sisteme ismi girildi. Bunun dışında görev yapamayacak olanlar ya da bir önceki seçimde sandığa yazılmış olmasına rağmen görevine gitmeyenler kesinlikle kabul edilmedi, sisteme işlenmedi gaziantep'teki 4 bine yaklaşık sandığın tamamında bir asil bir yedek eğitilmiş üyelerimiz var. Her katta eğitilmiş bir kat sorumlumuz var. Her okulda oy kullanılan her mekanda bir bilişim sorumlumuz var ve bir avukatımız var. Dolayısıyla tüm önlemler her türlü kontrolden geçirilerek her türlü tabiri caizse tatbikattan geçirilerek eğitildi. Bu nedenle de seçmenlerimizin bu konuda bir kaygısı olmasın. Ancak seçmenlerimizin tabii ki şunu da bekliyoruz, bütün bu önlemlere rağmen iktidardan hâlâ her türlü dmokrasiye yakışmayan şeyler yapılabileceğini öngörüyoruz. Bu nedenle de seçmenlerimizin oylarını kullandıktan sonra sandık alanından ayrılmamalarını sandık seçim sonuç tutanağı imzalanıp Cumhuriyet Halk Partisi temsilcisinin bir örneğini alıncaya kadar orada bekleyip oylarına geleceklerine, çocuklarının geleceğine, ülkemizin geleceğine sahip çıkmalarını bekliyoruz.
“Partimizde emek en yüce değer olduğu için birinci sıradan aday olmayı bekliyordum”
Aday listeleri açıklandığında birinci sırada yer almayı bekleyip beklemediği ile ilgili soruya içtenlikle cevap veren Av. Hasan Öztürkmen, “Önce bekliyordum. Şundan bekliyordum. Bizim partimiz emeğin en yüce değer olduğunu programına yazmış ve emeğe çok önem veren bir siyasi parti. Benim de 40 yıl emeğim olduğunu sayın genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu da genel merkez yöneticilerimiz de biliyordu. Çeşitli seçimlerde seçilecek yerlere gelmiş olmama rağmen seçilemediğimi de gördüklerinden bu emeğimi değerlendirmek artıbenim bu görevi liyakatla yapılabileceğim konusunda yeterli olduğumu da değerlendirerek, beni birinci sıraya layık göreceklerini bekliyordum umuyordum ve genel merkez yöneticilerimiz çok yerinde bir kararla benim beklentimi karşılamış oldu.
“Gaziantep’te eğitim ve sağlık sorunlarını biz çözeceğiz”
Gaziantep’teki eğitim ve sağlık sorunlarına da değinen Öztürkmen, “Tabii ki tüm Türkiye'de aslında sağlık ve eğitim içinden çıkılmaz bir kaos halinde. İktidar sağlıkta devrim yaptım dedi. Ama şimdi vatandaşlarımız özel hastanelerin kapısından geçemez oldu. Devlet ve kamu hastanelerinde de Suriyelilerden onlara sıra gelmez oldu. Bize her gün telefonlar geliyor. Vatandaşlarımız şu tahlil için gittim, şu kadar süre gün verdiler. Şu tomografi için, film için, röntgen için gittim 3 ay sonraya 5 ay sonraya gün verdiler diye bizden yardım talep ediyorlar. Kamu hastanelerinde adı sığınmacı veya göçmen veya Misafir olsun hastanelerde kamu hastanelerinde onlara öncelik tanınıyor. Ücretsiz muayene ücretsiz ilaçlardan bizim kendi vatandaşımıza yurttaşımıza da sıra gelmiyor. Dediğim gibi özel hastanelerde de kapısından içeri giren vatandaşımızın karşılayamayacağı, hele hele asgari ücretle dar gelir grubunda, orta gelir grubunda esnafın bile karşılamakta zorlanacağı ücretlerle karşı karşıya kaldıklarından sağlıkta çok ciddi bir sorun var. Ayrıca bazı özel hastaneler hastanede yatmayan hastayı yatmış gibi gösteriyor. Ameliyat olmamış hastayı ameliyat olmuş gibi gösteriyor. Hatta bazen erkekleri doğum yapmış çocuk doğurmuş gibi gösteriyor yani şu anda da ilaç bulunmuyor. Türkiye'de ilaç kıtlığı çekiliyor, ilaç yok çekiliyor sağlık başlı başına bir kaos başlı başına çözümü için çok ciddi önlemler alınması gereken bir alan. Eğitim yine öyle her gelen bakan kendine göre bir eğitim sistemi uygulamaya kalkıyor. Bundan öğretmenler de ne yapacaklarını şaşırıyor. Veliler de ne yapacaklarını şaşırıyor. Çocuklarımız da ne yapacaklarını şaşırıyor. Hangi sisteme göre eğitim göreceklerini, hangi sisteme göre sınavlara gireceklerini şaşırmış durumdalar. Hem öğretmenler hem öğrenciler Gaziantep daha önce benim de mezun olduğum Gaziantep Lisesi 1973 1974lü yıllarda Türkiye genelinde birinci sırada gösterilen tüm yarışmalarda ve üniversiteye giriş sınavlarında en önde yer alan birinci ikinci sırada bir lise iken, Gaziantep'in eğitimde 68 69 sıralara düşmüş bir durumda Gaziantep'e hem derslik olarak sorun var. Hem eğitim kalitesi olarak sorun var. Bütün eğitim kadrolarını yetkili kadrolar bilmem müdür ya da Şube Müdürü seviyesindeki insanlar eğitimde ehil olmayan eğitimden çok da fazla anlamayan sadece yandaş kaydırmaya yönelik liyakatten ziyade, ithalata göre o makamlara getirilmiş insanlar olduğundan eğitimde kalite düştü. Tabii ki hızla bunların içinde gerekli önlemleri alacağız” dedi.
“Gaziantep’in her sorunu mücadele ile çözeceğiz”
Meclise gitmesi halinde ilk etapta Gaziantep’in sorunları için çalışacağını ifade eden Öztürkmen, “Tabii ki az önce sorunları olarak bahsettiğimiz Gaziantep'in uyuşturucuyla sorunuyla mücadele uyuşturucu sorunuyla mücadele, eğitimdeki seviyesizliği ve kalitesizliği düzeltmeyle ilgili mücadele
Ancak en acil ve en önemli sayın genel başkanımızdan da olur alarak yapacağız diye taahhüt ederek söz verdiği benim şehrime yönelik ve bölgeme yönelik 3 önemli projem var. Birincisi Gaziantep'in yıllardır özellikle barak bölgesinin yıllarca kanayan yarası Fırat akıyor Barak bakıyor diye Baraklı ağlıyor, ağıt yakıyor. Sayın genel başkanımdan ben olur aldım genel başkanımın sözüdür, Bay Kemal'in sözüdür. Fırat'ı bayrağı yönlendireceğiz Baraka akıtacağız ve barağı sulayacağız. ikincisi çiftçinin dostu emeğini değerlendiren kurum olarak görev yapmış. Daha sonra bu yanlış politikalar sonucu kapatılmış olan Güneydoğu birliği yeniden canlandıracağız. Üreticiyi örgütleyip ürünün değerlendirilmesini sağlayacağız. Üçüncüsü de sayın genel başkanımızın kendisinin şahsen benim sözümdür taahhüdümdür dediği bölgemizde güneş elektrik santralleri kurarak üreticilerimize, köylülerimize bedava elektrik vereceğiz” ifadelerine yer verdi.
“Gaziantep’in çok fazla sorunu var, en önemlisi de güvenlik sorunudur”
Gaziantep’te özellikle güvenlik konusunda sorunların olduğunu belirten Öztürkmen, “Bu şehrin hangi konuda sorunu yok ki? Vali denilen kişi devletin valisi değil. AKP’nin valisi ya da AKP’nin memuru olarak görev yapıyor. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun mitingi için Demokrasi Meydanı'nı istemeye gittik. Bize vermedi. Ama dün AKP’nin milletvekili adayı ben de birinci sıra milletvekili adayıyım. Abdülhamit Gül de birinci sıra adayı ama dün Demokrasi Meydanı’nı Abdülhamit Gül'ün şovu için tahsis etti. Emniyet de öyle, Gaziantep'te devlet AKP’nin kurumu, kuruluşu haline gelmiş durumda. Bu nedenle de tabii ki Gaziantep'te çok sorun var. Gaziantep'teki öncelikli sorun tabii ki bu güvenlikle ilgili sorun. Gaziantep'teki resmi rakamlara göre 450.000 olduğu söylenen aslında neredeyse 800 bine, 750-800 bine yaklaşık olduğunu bildiğimiz belki milyona yaklaşık olan bu sığınmacı sorunu adı ne olursa olsun göçmendir. Sığınmacılar, mülteciler ne olursa olsun bunlar hiçbir kurala uymadı. Ben hiçbir kontrolden geçmeden sınırdan ellini kolunu sallayarak buraya geliyorlar. Burada güvenlik sorunu yaratıyorlar. İş yok, iş olmayınca hırsızlık, iş yeri çalıştığı iş yerinin sahibini öldüren Suriyeli kiraya gelip de 3 kişi aile hediye aileyiz diye kiralıyor. 23 kişiyi zorla oraya getirip yerleştiriyor. Ev sahibine kira vermiyor, yakıt parası vermiyor, aidat vermiyor. Çık dediğinde ev sahibini öldürüyor. Dolayısıyla öncelikle bu sorunun büyük oranda sığınmacı sorunundan kaynaklandığını düşünüyorum. İkincisi de tabii ki bu iktidarın kadına bakış açısı bu iktidar kadına değer vermediğinden İstanbul Sözleşmesi'ni kaldırmış olduğundan, kadın cinayetlerinde kravat takana iyi hal indirimi uyguladığından bu iktidarın bu yanlış uygulamalarından dolayı da kadın cinayetleri artıyor. Saydığınız ve 55 cinayetin muhtemelen en azından kırkı kadın cinayetidir. Bundan kaynaklanıyor. Gaziantep'te çok ciddi bir güvenlik sorunu var” dedi.
“Seçimde hedef kitlemiz 1 milyon 243 bin Gaziantepli seçmendir”
Seçimlerde Gaziantep’teki her seçmenin kendileri için hedef kitle olduğunu söyleyen CHP adayı Öztürkmen, “Bizim hedef kitlemiz 1.243.000 Gaziantepli seçmendir. Kentlisiyle, köylüsüyle, kadınıyla, erkeğiyle, devlet memuru olan ya da belediyede çalışan ya da sanayide çalışan esnaf vardır. 1.243.000 seçmen bizim hedefimizdir, ayrısı yok, gayrısı yok. Hepsi bizim yurttaşımız. Hepsi bizim hemşehrimiz, hepsi bizim seçmenimiz” ifadelerine yer verdi.
“İddialar asılsız, genel başkanımızın dediği gibi bizim kırmızı çizgilerimiz vatan ve bayraktır”
Seçimde CHP-HDP birlikteliği olduğuna ilişkin iddialara da cevap veren Öztürkmen, “Bu çok affedersiniz de bir anlamda hani bizim halk tabirimiz var derler ya kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş. Bu iktidar Oslo'da HDP ile pazarlık yaptı. Bu iktidar, Atatürk'ün mekanı Dolmabahçe'de HDP ile pazarlık yaptı. Bu iktidar Peşmergeler Irak’tan geldiğinde Habur Sınır kapısında onların ayağına savcı hakim gönderdi. Savcı gelen peşmergeye sordu, pişman mısın? Yok dedi. Ben liderliğimin talimatıyla geldim dedi. Yaz kızım diyor ki Ayşe’ye, katibe, memur hanım'a yaz kızım pişmanım dedi diyor. Bu şekildeki hukuksuz uygulamalarla bütün Peşmergeleri ülkemize soktu. Sonra 29 Ekim'de Cumhuriyet'in kuruluş yıldönümünde cumhuriyete inat otobüsler dolusu peşmergeyi valilere, kaymakamlara lahmacun ikram ettirilerek davullarla, zurnalarla ve Türk askerine selam durdurarak Kobani'ye geçirdi. Bunu da yapan AKP o bölge bütün hendekler haline getirilirken, hendekler eşilirken Kaymakamlara, valilere ben talimat verdim, görmezden gelin dedim diyen sayın, bugünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha bundan 2 ay kadar önce HDP nin kapısını çalıp anayasa değişikliğine destek isteyen AKP, 2015 seçimlerinde 7 Haziran seçimlerinde çoğunluğu kaybettiğinde sırf hükümet olabilmek için HDP ye 2 bakanlık veren ama HDP kabul etmediği için bu teklifi açıkta kalan AKP, bugünlerde de hepimizin bildiği gibi herkesin bildiği gibi kamuoyunun önünde Meral Akşener, sayın genel başkanın iddiası Selahattin Demirtaş'ın iddiası, gazeteci Murat Ağırel’in iddiası İmralı'ya heyet göndererek kendisine destek isteyen ve İmralı’dakinin ev hapsine çıkarılacağı taahhüdünde bulunarak destek isteyen AKP, bunlar kendisi yaparak hem HDP ye gidiyor, o kötü olmuyor. HDP den kendisi tabiri caizse el ele kol kola omuz omuza birlikte hareket ettiklerinde bu suç olmuyor, kendilerine mubah ama biz selam versek bize günah bu açıkça iktidarın bir kandırmacası çifte standardı karalaması bizim HDP ye herhangi bir taahhüdümüz yok. HDP ile bir pazarlık yapmadık HDP'ye bakanlık, genel müdürlük, müsteşarlık, herhangi bir sözümüz yoktur. HDP sadece ülkeye demokrasi gelsin istiyor, insan hakları gelsin istiyor seçilmiş belediye başkanlarımız soruşturma geçirmeden yargılanmadan görevden alınıp yerine kayyum atanmasın istiyor. Bu belediye başkanlarımızın yargılanması hapislerde çürütülmesin diyor? Memlekete demokrasi gelsin istiyor. Biz de demokrasi taahhütünde bulunduğumuzdan bu taahhüdümüze inandığından Cumhurbaşkanı seçiminde destek vermeye çalıştı. Ama kendilerine destek verseydi çok iyi olur fakat bize destek verirlerse tukaka olur, PKK olur. PKK bir terör örgütüdür. PKK yı lanetliyoruz. Genel başkanımız her gün her saat söylüyor diyor ki bizim kırmızı çizgilerimiz vatan ve bayraktır diyor.
“Vatandaşlarımız asılsız iddialara itibar etmesin, 14 Mayıs'ta sandığa ve oylarına sahip çıksın”
Seçimler öncesi oy verecek vatandaşları etkilemeye yönelik iddialara itibar edilmemesini ve seçmenlerin sandığa sahip çıkmasını isteyen CHP Gaziantep Milletvekili birinci sıra adayı Av. Hasan Öztürkmen, “Bizim seçim gezilerimizde gördüğümüz şey özellikle sosyal yardımlara muhtaç duruma getirilmiş olan seçmen kesimi CHP ya da Millet İttifakı başına gelirse bu sosyal yardımların kesileceğini düşünüyor. Çünkü A Haber öyle söylüyor. Beyaz TV de öyle söylüyor. CNN Türk'e da iktidar medyası diyelim ana iktidar medyası öyle söylüyor. Oysa bizim İstanbul belediye başkanımızın, Ankara belediye başkanımızın İzmir, Adana, Mersin belediyelerimizi uyguladığı bu sosyal yardımlar kesilmedi. Tam aksine en az 2 katına, 3 katına çıkarıldı. Ancak bunların yaptığı gibi onların onurunu kırarak gururunu inciterek kapı önlerinde kömür çuvalı bırakarak ya da makarna çuvalı bırakarak ya da banka önlerine kuyruklara dizip ve 35 kuruş para vererek onlar gibi yapmıyoruz biz. Kadının adına vatandaşımızın adına muhtaç arkadaşlarımızın, yani asgari ücret altında asgari ücretten az geliri olan tüm aileler adına bankaya hesap açtıracağız. Banka, kredi kartı gibi kart vereceğiz. Onlar banka kartıyla gidip orada maaşlarını, ücretlerini, hatlarını alacaklar ve istediği yere harcayacaklar. Böylece gururlarını incitmeden kamuoyuna komşuya tanıdıklarına mahcup olmadan insanca bir yaşam için haklarını kendileri alacaklar. Yardımlar ayrılmayıp tam aksine artırılacak. Bu bir ikincisi bu günlerde yaratılmaya çalışılan her gün petrol bulunuyor, doğal gaz bulunuyor. Bu yalanlara inanmasınlar. Ülkemizin geleceği için çocuklarımızın geleceği için daha aydınlık bir Türkiye için oylarını kullansınlar. Sandığa gitsinler ve sandık başında oylarına sahip çıkmak için akşam saatlerine kadar beklesinler. Çünkü bu görev kendilerinin geleceği, çocuklarımızın geleceği, ülkemizin geleceği içindir. Çünkü tüm seçmenlerimizi 14 Mayıs'ta sandığa ve oylarına sahip çıkmaya davet ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Kaynak:Haber Merkezi

































Yorum Yazın