Bekir Öztekin ikinci dönemini anlattı

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
Bekir Öztekin ikinci dönemini anlattı
Abone ol
Oğuzeli Belediye Başkanı Bekir Öztekin, Memohaber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Taşçı’nın sorularını yanıtladı. İkinci kez göreve gelmesinin üzerinden 20 ay geçen Öztekin, samimi bir ortamda gerçekleşen söyleşide Oğuzeli için yaptıklarını ve yapmak istediklerini anlattı. Öztekin, ilk döneminin üzerinden geçen 10 yıllık süreçte ilçede kördüğüm olan ve vatandaşa büyük mağduriyetler yaşatan konular başta olmak üzere ilçenin çözüm bekleyen sorunlarını birer birer çözüme kavuşturduklarını söyledi.

Utanacağı hiçbir sözü söylemeyeceğini kaydeden Başkan Öztekin, ilçenin ihtiyacı olan projeleri birer birer hayata geçirdiklerini, Deliklitepe ve Karpuzatan mesire alanlarını tüm şehre kazandırmaya çalıştıklarını, ilçede kentsel dönüşüm ve toplu konut işini hızlandırdıklarını, Kuzeyşehir ve Güneyşehir’den sonra Oğuzeli bölgesine de Doğu Şehir yapılması için Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ile görüştüklerini belirtti.

İkinci döneminin 20 ayını geride bıraktığını söyleyen Öztekin, “20 ayda biz burada tabii çok ciddi manada kördüğüm olmuş, vatandaş mağdur duruma düşmüş, buna benzer gerek imarla alakalı, gerek parselasyonlarla alakalı gerek birçok vatandaşın sorunlarını çözüme kavuşturduk.

Büyük bir bölümünün vatandaşın mağdur olduğu bütün konularda yardımcı olduk. Geldiğimizde bizden önceki kalan borçları ödedik. Kalan eksik kalan şeyleri yapmaya çalıştık. Binamızın üst bir katını yaptık. Kaçak yapı diye gazetelerde çıkardılar. Halbuki bizim kaçak işimiz yok. Allah'a şükür biz yaptığımız her şeyi kanuna, mevzuata uygun yapıyoruz. Mevzuata uymayan hiçbir şey yapmamaya çalışıyoruz. Yapmayız da” dedi.

YABANCILIK ÇEKMEDİM, İKİNCİ GELİŞİM

İkinci kez göreve gelince yabancılık çekmediğini vurgulayan Öztekin, “Elbette ki yabancılık çekmedik ama şöyle, 10 yılın burada bir ihmali var. Ben geçmiş dönemi karalamak istemem ama herkesin kendine göre bir yoğurt yiyişi vardır. Onlar öyle bir yoğurt yemişler. Benim de yoğurt yiyişim çok farklı. Ben çalışmayı, üretmeyi, eser bırakmayı sadaka-i cariye niyetiyle çalışmayı seviyorum. Yani şu bina yapılırken bu binayı yaptırmamak için o zaman o kadarı burada gayret sarf ettiler ama biz bu binayı yaptık. Yaptırmamak için uğraşanlar bile geldiler, burada 10 sene oturdular. Bu memlekete büyük bir hizmet ettik. Büyük bir hizmet oldu ve bu bina yıllarca da bu memlekete hizmet ediyor. Siz de görüyorsunuz. Bu bina ilçemizi 30 yıl daha götürür” diye konuştu.

ÇOK ŞEY YAPTIK, YAPIYORUZ

İlk döneminde ilçeye okul, cami ve yollar yaptıklarını, kamu kurumlarını getirdiklerini anlatan Öztekin, “Birçok şeyler yaptık. Fakat bazı yapabileceğimiz şeyleri de bize yaptırtmadılar o zaman. Meclisten geçirmediler, ret verdiler, yaptırtmadılar. Bu dönemde mümkün mertebe geçen dönemde yaptırılmadığımız şeyleri bu sefer yapmaya gayret edelim diyoruz. Tabii ki şimdi de malum bir taraftan tasarruf tedbirleri var. Bir taraftan mevzuatlar çok değişti. Bu mevzuata göre ayak uydurmak zorundayız. Şimdi şu ana kadar mesela onbeş tane caminin temelini attık, hayırseverler yapıyor büyük bölümünü. Bunların bir kısmı açıldı. Şuanda faaliyete başladı. İmam evi yaptık, taziye evi yaptık. Yolları yapıyoruz, kilit taşı yapıyoruz, asfalt yapıyoruz. Yolları açıyoruz ve birçok şeyler yapıyoruz. Eğitimle alakalı çok ciddi çalışmalar yapıyoruz. Kültürel faaliyetler yapıyoruz. Bu kültürel faaliyetler yaptığımız kültürel faaliyetleri de geçmiş dönemdeki gibi böyle çok büyük paralarla yapmıyoruz” dedi.

HÜKÜMET KONAĞI LAZIM

İlk dönemde içinde ukde kalan bir işin de hükümet konağı olduğunu belirten Öztekin, “Tabi hükümet konağı yapmak belediyenin işi değil. Devletin işi, hükümetin işi. O zamanki İçişleri Bakanımıza ‘buranın hükümet konağı çok küçük ve bu deprem döneminde de aslında ciddi bir hasar almış’ dedik. Bana ‘arsayı temin et, sana hemen ödenek çıkarıyım’ dedi.  Biz arsasını meclise getirdik, meclise ret verdiler, geçirmediler. O içimde ukde kaldı. Uygun bir arsa var. Taburun arsası. Tabur burayı terk edeli üç sene olmuş. Arsa boş duruyor. Milli Emlak Arsası bunun içinde uğraşıyoruz. Sağ olsun siyasilerimize de söyledik. Vekillerimize, bakanımıza, işte belediye başkanımıza hepsine söyledik. Şurayı dedik alalım. Belediyenin işi değil normalde bu yani. Hükümetin yapacağı bir iş ama burası bir ilçe biz her şeyden kendimizi sorumlu tutuyoruz. Her şeyi de istiyoruz ki bu memleket bu ilçe kalkınsın. Tam bir merkez ilçe olsun yani. Onun için bu yirmi dönümlük yerin eğer Milli İstihbarat Bakanlığı tahsisini kaldırırsa biz de yardımcı olacağız. Buraya ne yapacağız? Vali konağı yapacağız, milli eğitim yapacağız, işte kamu kurumlarını buraya gelsin, güzel bir şey olsun istiyoruz. Gençlikle alakalı büyük hayallerimiz var. Spor sahaları, şunlar, bunlar. Geçen dönemde belki yapamadığımız bazı şeyler.

Buraya refah marketi kurduk. Ayda yüzelli tane en azından fakirimize aylık olarak kart veriyoruz.

Bedava geliyorlar. Kendi marketlerinden alışveriş yapıyormuş gibi alışverişlerini yapıyorlar. Kimse görmeden, etmeden, kimseye minnet duymadan alışverişlerini yapıp çekip gidiyorlar. Belediye binasını büyüttük. Buranın imarını takriben Kilis yolunda dört beş bin tane bizim villamız var. Oraya çaba sarf ediyoruz. Sayın valimizle de görüştük. O da sağ olsun çok duyarlı davranıyor, yardımcı oluyor. Okulumuz yok orada. Oraya bir okul yaptıralım istiyoruz. Bir tane cami var, bir hayırseverimiz de onun beşine kadar orada bir temelini atacağız. Onaltıncı camimizin temelini de orada atacağız inşallah Mimar Sinan'da. Orada bir iki okul yaptırabilirsek en azından insanlar yazın geliyorlar, kışın okuldan dolayı yeri memlekete gidiyorlar. Yani şehre iniyorlar. Bir iki okul yapılırsa bu tekrar orası devamlı yerleşim alanı olur” diye konuştu.

İŞE ENGEL OLMASINLAR

Son zamanlarda bazı siyasi parti ilçe teşkilatlarında kendisine yönelik saldırılar olduğuna dikkat çeken Öztekin, “Bir siyasi partinin ilçe başkanı bir şeyler söylüyor. Halbuki bana geldi, kendisi gelip bir arkadaşını buraya zabıta olarak aldırdı. Hem ‘Oğuzeli adam almıyor’ diyor, hem Gaziantep'ten bana gelip rica ediyor, Gaziantepli birisini aldırıyor bana. Şimdi onun için şahsi talepleri, karşılanmayacak şahsi talepleri vardı bazısının. O şahsi talepler karşılanmayınca, bu sefer başlıyor. Ben bütün eleştirilere açığım. Bunu da hem mecliste hem başka toplantılarda her şeyde vesileyle ifade etmişim. Şahsımla alakalı bir eksik, yanlış, hatalı bir şey görürseniz topyekûn bana müdahale edin, topyekûn karşı çıkın. Ben size teşekkür ederim ama Oğuzeli ile alakalı yapacağımız işe engel koymayın diyoruz.

Taş koymayın, çünkü Oğuzeli’ne yapacağımız bir şeye taş koymak bana göre etik değil ve bana göre memleketin memlekette yapılacak bir işe taş koyan adama ve vatan haini gözüyle bakıyorum. Çünkü bu memlekete yapılıyor. O bakımdan Barak Caddesi bunu bakan hanım biliyor. İki sefer bakan beyle görüştük. Defalarca Ankara'ya gittim. İnşallah onu çözeceğiz. Çözmek için son noktalara geldik. Projelerimiz bitti. Görüşmelerimiz bitti. Son bir bakan beyle bir görüşmemiz kaldı. Son bakan beyle görüşüp okeyini aldıktan sonra biz Barak Caddesi'ne de başlayacağız. En önemli yerlerden ve en önemli problemi olan takriben yüz yıldır çözülmeyen bir caddeyi çözmüş olacağız inşallah” dedi.

DELİKLİTEPE DİNLENME MEKANI OLDU

Deliklitepe konusuna da değinen Öztekin, “Orada at çiftliği yoktu. At ahırı vardı birkaç tane. Bir vatandaş iki tane oraya küçük at getirmiş. Oraya misafir gelen lokantaya gelenlerin çocuklarını oraya bindirip para alıyordu. At çiftliği falan yok yani. Gününde bir ahır yapılmış oraya. O bunun tamamına da o zaman İpek Yolu Kalkınma Ajansı buraya bir kafe yapmış. Yanına da belediye de biraz yardımcı olmuş. Tamamının o zaman toplamı bir milyon elli üç bin lira bunların hepsinin yapımı. O hayvan ahırlarında bir okçuluk yeri yapmışlar, kimse yok. Orada sadece okçuluk alanı diye yapmışlar. Ne okçuluk okulu var ne okçuluk alanı var. Böyle bir boş bir alan, 3-5 tane şey koymuşlar. Şimdi, oraya aynı zamanda hayvan ahırlarının yanına giden başkan kendisine özel bir mekan yapmış. Yiyip, içip, yatıp kalkmayı oraya. Biz dedik ki arkadaş, biz buraları yıkalım, buraları güzel şeyler yapalım. Şimdi biz orayı yıktık, doğru. Öyle ama dedikleri gibi böyle bir para harcama falan yok. Böyle bir hayvan çiftliği yok. Okçuluk yok. Okul yok. Bir şey yok. Bunların hepsi yalan. Yıktık oraları, düzledik. Şimdi oraya bir Ezogelin kültür evi yapıyoruz. Bunlar o zaman tamamına 1 milyon para harcamışlar. Ben Ezogelin kültür evine 5-6 milyon para harcadım. Şu anda bitmek üzere. Yanına milletim kullanacağı tuvaletler yaptım, mescit yaptım. Onun önüne birisi barak gecesi, birisi büyük 300-500 kişinin bir anda yemek yiyebileceği büyük bir lokanta yapacağız. Onun projesini yaptık. Yılbaşından sonra hemen başlayacağız oraya. Teras yapacağız. Herkes gelip o terasta oturacak. O öbür taraf mevcut olan yeri de kafe yapacağız. Orayı mükemmel bir hale getiriyoruz. Bir kere şu ana kadar kendi imkanlarımızla 20-30 milyona yapılabilecek iş kadar iş çıkardık. Dağı tamamen aşağıya indirdik. Orada bir tane kaya bulamazsınız, bir tane taş bulamazsınız. Hepsini orayı kademe kademe yaptık. Yollarını yapıyoruz. Merdivenler yapıyoruz. Tuvalet, mescit yapıyoruz. Piknik alanı yapıyoruz. Ondan sonra kamelyalar koyuyoruz. Orada en azından binlerce insan gelip o tepede, havadar, güzel bir yerde Piknik yap imkanı olacak. Antep'ten dolu dolu geliyor yazın buraya insanlar yani. Bir taraftan lokantalar, oraya bir çarşı yapacağız. Oğuzeli’nin bütün yöresel şeylerini satacak dükkanlar yapıyoruz. Bunu inşallah bir seneye kadar tamamlayacağız” diye konuştu.

KARPUZATAN GÜZEL BİR YER OLACAK

Oğuzeli’nin Karpuzatan adıyla bilinen önemli bir piknik yeri olduğunu anımsatan Başkan Öztekin, “Karpuzatan yeşillik bir yer, mükemmel bir suyu var. Aslında Büyükşehir'e ait. Ben 30 yıllığına kiraladım orayı. Burayı da biz suyu kullanacağız. Kanallar açacağız. Kanalların üstüne kamelya koyacağız. Herkes buraya gelecek. Suyun üzerinde, kamelyaların üstünde, ayağını suya uzatacak, burada kahvaltısını yapacak, yemeğini yiyecek, burada çayını içecek, efendim, çoluğuyla çocuğuyla orada güzel bir nedir vakit geçirecek, nedir, o gün pikniğini yapacak, isterse kebabını yapacak, yemeğini yiyecek, çekip gidecek yani. Su isteyenler Maraş’a, Fırnız'a gidiyorlar. Su isteyenler Karpuzatan’a gelsin diyoruz. Hava ve manzara isteyenler Delikli Tepe'ye gelsin diyoruz. Biz bir seneye kadar bunları hazırlayacağız, milletin takdimine sunacağız” dedi.

3 ÖNEMLİ PROJEMİZ VAR

3 önemli projelerinin olduğunu vurgulayan Öztekin, “Biri Barak Caddesi, ikincisi Delikli Tepe, üçüncüsü Karpuz Hata. Biz bunun üçüncüsünü bu bir sene içerisinde inşallah yetiştirmek için bütün gücümüzü, gayretimizi sarf ediyoruz. Buraya konuk evi yapacağız. Gençler için halı sahaları yapıyoruz, yapacağız. Yani dediğim gibi gençlerin, kadınlarımızın, yaşlarımızın, insanımızın burada ihtiyacı olan gerek eğlence olarak gerek efendim manzara olarak gerekse oturup yemek yiyeceği bir yer olarak. Mesela Delikli Tepe'de üç beş tane dükkan ayırdım. Oğuzeli’nin ciğer kebabı meşhur. Daha güzel, havadar bir yerde. Ciğer kebabı olacak. Ciğer yemek isteyenler lokantanın haricinde oralarda açacağımız ciğerci dükkanında daha temiz, daha hijyenik, daha güzel, daha havadar bir yerde havaalanını seyrederekten hem o ciğerlerin dumanıyla hem ciğerini yesin, o manzarayı seyretsin.  Gastronomi kültürünü burada ciddi manada arttıracağı” diye konuştu.

NAR TESİSİ HİZMET VERİYOR

Belediyenin aynı zamanda bir nar tesisi olduğunu hatırlatan Öztekin, “Burada hem vatandaşın narını çekiyoruz hem biz nar suyu, nar ekşisi, hem bunları üretiyoruz. Narın kabuğundan, onunla beraber şu patlıcanın şunun bunun şeyleriyle, atıklarıyla tavuk yemi şey yapıyoruz. Bu bakımdan Oğuzeli'nin biz gerçek merkez ilçe olması konusunda gecemizi gündüzümüze katıp çalışıyoruz. Sanal medyada bize laf sallayan çok oluyor ama biz bunlara iltifat etmiyoruz, muhatap da almıyoruz. Ancak ben haklı olarak beni eleştiren, icraatımı eleştiren, hakikaten yanlış, eksik, hatalı bir şey yaptığım anda, beni eleştiren olursa, ben bırak adama bir şey söylemeye, adama teşekkür ediyorum. Ya iyi ki beni eleştirdin, iyi ki beni uyardın diyorum yani. Mesela arkadaşlarımızı, başka yardımcılarımızı, mühendisimizi, mimarımızı aldık, Delikli Tepe'ye çıktık. İhtiyaç duyulan mekanları yaptık. Park yeri, mescit ve diğer mekanlar. Bunları da istişareyle yapıyoruz. Yani bir adam bana, ya şu yaptığın başkan iyi olmamış, daha iyisi şudur derse, Ben buna teşekkür ediyorum, memnuniyet duyuyorum. Vay sen bunu bana nasıl söyledin demiyorum, demem de yani. Benim hem inancıma aykırı, hem idari anlayışıma aykırı bunlar. Beni adam uyarıyor ya, yanlış yapıyorsam ya. Bu bizim inancımızda da var yani. Sahabe peygambere söylüyor ya Resulallah, burası yaptığınız şey, burası vahiyse tamam ama beşeri şeyinizle yapıyorsanız burası doğru değil diyor. O da diyor ki beşeri şeyimle yaptım, o zaman burası doğru değil. Neresi doğru şurası? O zaman orayı yapalım diyor. Şimdi biz bu inançla çalışıyoruz” dedi.

EZOGELİN PATENTİNİ ALDIK

Ezogelin’in patentini aldıklarını anımsatan Başkan Öztekin, “Benden önce giden başkan kamuoyuna duyuru diye bunu yazdı. Aynı şirket, kendilerinin çalıştığı şirket, kendilerinin avukatları, kendilerinin bilmem neleri müracaat etmişler. Ezogelin patentini alamamışlar. Şimdi bize oradan yükleniyor. Efendim, biz bunu şey yapmıştık, müracaat etmişsiniz ama adam diyor ki ben size mahkeme açacağım, bunun patenti bende diyor. Aynı şirketle adamlarla konuştuk, rica ettik, avukatlarımızı devreye koyduk, adamla anlaştık, 35 bin lira adama resmi olan kaynağımızdan para aktardık. Ezogelin bebeğinin patentini aldık. Kötü mü ettik? Patent aldık. Adam 3 sene sonra bizi mahkemeye verse, yıllardır bunu yapıyorlar ve satıyorlar, hediye dağıtıyorlar dese, mahkemeyi kazanır, bizden ciddi manada şey alırdı. Halbuki kendileri de aynı şirkete müracaat etmiyor. Motto diye bir şirket. Kendilerinin çalıştığı, yıllarca beraber çalıştıkları şirket. Ama sadece karalamak için bazı şeyler yazıyorlar. Biz bunlara da cevap vermiyoruz. Diyorum ki, biraz da biz şöyle bir karar aldık. Ya biz bunların her söylediklerine cevap vermeyelim. Yalan, iftira olmazsa biz hizmetle cevap verelim.

Hizmet yapalım. Ben nasıl bu belediye binasını yapıp hizmetle cevap verdimse şimdi de Delikli Tepe'yi yapacağım. Orada herhalde ben her gün gelip piknik yapacak halim yok, doğru mu? Vatandaş için yapıyoruz orayı. Benim özel oturma yerim yok orada. Özel kalma yerim yok benim orada. Benim hiçbir yerde özel bir kalma yerim yok. Orada özel kalınan, özel olan yeri biz işte yıktık oraya millete lokanta yapacağız, yapıyoruz” diye konuştu.

KENTEL DÖNÜŞÜM SÜRECEK

Kentsel dönüşüm konusuna da değinen Bakan Öztekin, “346 adet konut yaptık. Binaları bitirdiler, şimdi yolu yapılıyor. Onun yanında da bin konutluk yine bir yer var. Ama şu anda, tabii Türkiye'yi devlet yapıyor yani. Biz yapmıyoruz. Fakat kentsel dönüşüm, demin ifade ettiğim Barak Caddesi bizim.

Biz oraya uğraşıyoruz. Bakan Bey'le bir görüşüp en son noktayı koyduğumuz zaman biz buraya Bismillah diye kazmayı uğrayacağız yani” dedi.

MOBİLYA KENT BÜYÜYECEK

Mobilya Kenti ile ilgili gelişmeleri de anlatan Öztekin, “Mobilya kentin birinci etabını çalışıyorlar. Birinci etabı kooperatif, ikinci etabı da yarısı bizim, yarısı Büyükşehir'in olacak şekilde yapılacak. Onu da kooperatif bizden satın alıyor. Birkaç sene içerisinde mobilya kentte ciddi manada ayağa kalkar.

Mobilya kentte ayağa kalkınca oranın çaresi değişecek” diye konuştu.

ARSA SAHTEKARLARINA KANMAYIN

Oğuzeli’nde arsa satışlarıyla ilgili dolandırıcılıklardan bahsedildiği yönündeki sorumuzu yanıtlayan Öztekin, “Bir mevzu bize gelmeden, bizimle alakası olmayan, sivil hayatta dönen sahtekarlıklar, dolandırıcılıklar, efendim bu tip yanlış yanlış satışlar bizi alakadar etmiyor, biz de icabında duymuyoruz da yani. Ama biz duyduğumuz şeye müdahale ediyoruz. Şimdi satarken bana sormazsan, alırken bana sormazsan, gidip orada bir emlakçıdan bir şey alırsan emlakçı sana yanlış bir şey satarsa, bunun mesulü ben değilim. Adamlar tarlayı imarlı diye satıyor alan da gelip belediyeye sormalı, burası imara girmiş mi girmemiş diye. Emlakçı kar etmek için satar. Alan da o zaman, burada bir belediye var, burası imarda mı, ticari mi, konut mu, bunun yeri nedir, gelip sorarsa arkadaşlarımız doğrusunu söyleyecek ama gelmezse de kendi bileceği iş. Yalnız imarda olmayan yere bina yapılırsa biz müdahale ederiz. Burada mağduriyet oluşmaması için vatandaşlardan ricamız, satın alacakların yerin gerçek durumunu gelip belediyeden sorsunlar. Kafalarına göre iş yapıp sonra mağdur olmasınlar” dedi.

DOĞU ŞEHİR DE OLMALI

Önümüzdeki süreçti yapacakları çalışmaları ilçeyi büyüterek tam bir merkez ilçe haline getirmek istediklerini söyleyen Öztekin, “Bunun için Büyükşehir Belediye başkanımızla görüştüm. Kuzeyşehir yapıldı, Güneyşehir yapıldı. Oğuzeli’nde de ciddi yerlerimiz var. Burada da bir şeyler yapalım diye görüştük.  Benim en büyük hayallerimden bir tanesi de Oğuzeli'yle Antep'i böyle biraz birbirine yaklaştırıp buraya da bir doğu şehri yapmak. Oğuzeli'nin büyümesi alan olarak 700 bin metrekare yerimiz var ama nüfus olarak 40 bin nüfusumuz var. Bu alanda genişlemeye çok müsait bir alan” diye konuştu.

YETKİMİ BABAMLA BİLE PAYLAŞMAM

Ailesine yönelik iddialara tepki gösteren Öztekin, “Belediyeyi ben ekibimle birlikte yönetiyorum. Ailemin burada bir dahli olmaz, olmasına müsaade etmem. Bakın, benim büyük oğlum ilahiyat fakültesinde öğretim görevlisi. Öbür oğlum da bir ticaretle uğraşıyor. Yıllardan beri, belediye başkanlığından önce de uğraşıyordu. Bunların ana dilleri Arapça. Yurt dışına yönelik ticaret yapıyorlar. Buraya sadece beni ziyaret etmek için gelirler. Onun dışında bir işleri olmaz burada. Ben yetkimi babamla paylaşmam, oğlumla nasıl paylaşayım. Babam mezarda, babam mezardan çıksa, ‘oğlum bir yetkini benimle paylaş’ dese ‘baba kusura bakma, her sana her türlü evlatlığımı yaparım, elini öperim, seni sırtımda taşırım ama yetkimi paylaşmam’ derim. Yetki ayrı bir şey. Yetkimi çocuğumla paylaşmam” dedi.

UTANACAĞIM SÖZÜ SÖYLEMEM

Öztekin, “Benim şahsi prensibim. Herkes konuşabilir, herkes bir şey söyleyebilir. Kimseye bizim mani olma şansımız yoktur.  Ama benim şahsi yıllardır Bekir Öztekin olarak benim şahsi prensiplerim var.  En önemli prensiplerimden bir tanesi hayatımda utanacağım hiçbir şeyi söylemem ve konuşmam. Hayatımda utanacağım hiçbir şeyi de de yapmam. Bu benim temel prensibimdir. İşin özü budur” diye konuştu.

Kaynak:Haber Merkezi

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Sosyal güvenlik kurumu başkanlığından gayrimenkul satış ilanıÖnceki Haber

Sosyal güvenlik kurumu başkanlığından ga...

Kızılhisar MTAL geleceğe hazırlıyorSonraki Haber

Kızılhisar MTAL geleceğe hazırlıyor

Yorum Yazın

Başkan Fatma Şahin ve AK Parti Şehitkamil İlçe Başkanı İsmail Güler ile Sahada Vatandaşla Buluştu
Gaziantep’te Toplu Taşımaya Zam: Yeni Tarife 1 Mayıs’ta
Gaziantep'te trafik kazası: Aynı kazada 3. Ölüm
Gaziantep’te bıçaklı olay: Sosyal medya fenomeni 'Cin Ali'yi öldüren kızı tutuklandı
CHP'lilerin sırt döndüğü çocuklar er meydanına çıktı
Başkan Şahin, çalışmaları yerinde inceledi
Genç diş hekimleri Gaziantep’te buluştu 
Gaziantep'te yine kaza: Tünel çıkışı kana bulandı 
Eyüpspor: 3 Gaziantep FK: 0! Rădoi ile İlk Maç Hüsran: Gaziantep FK Dağıldı
Kemal Ceyhan’dan yeni şarkı: “Geçmiyor”
Gaziantep’te Şaşırtan Operasyon: Piton Derisi Kitap Ele Geçirildi
Gülistan Doku Süreci Umut Verdi: Bir Anne Daha Seslendi
Prof. Dr. İrfan Koca: Hidrodiseksiyon ile ağrıya değil nedene müdahale ediyoruz
Gaziantep’te Tıra Çarpan Otomobilde Baba ve Oğlu Hayatını Kaybetti
Gazianteplileri vazgeçilmez yemeği: Kelle paça
Gaziantep’te Firari Hükümlüler Tek Tek Yakalandı
Gaziantep'te Can Pazarı: Hurdaya Dönen Araçtan Çıkarılan 3 Yaralı Yoğun Bakımda
Şehitkamil’de toplu sünnet coşkusu
Mevsim Geçişlerinde Bedeninizi Dinç Tutun
Nizip’in Geleceği Bilgi ile Yükseliyor NTO 19. Bilgi Yarışması’nda Finalistler Belli Oldu