
13. Yüzyılda Anadolu’da temelleri atılan Ahilik kültürü, ekonomik ve ticari faaliyetlerin yürütülmesinde iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik, yardımseverlik gibi toplumsal değerleri esas almıştır.
13. Yüzyılda Anadolu’da temelleri atılan Ahilik kültürü, ekonomik ve ticari faaliyetlerin yürütülmesinde iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik, yardımseverlik gibi toplumsal değerleri esas almıştır.
Ahilik teşkilatı “Hak ile sabır dileyip, Bize gelen bizdendir. Akıl ve ahlak ile çalışıp, Bizi geçen bizdendir.” diyen gönül adamı Ahi Evran tarafından Anadolu’da kurulmuştur.
Ahilik özüne “Eşref –i Mahlûkat” olan insanı yerleştirerek, “Hakka hizmet, halka hizmet” anlayışıyla hem dünyevi, hem de uhrevi bir sistem oluşturmuştur.
Ahi Evran hayatı boyunca ilimle ve eğitimle uğraşmış. “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış.” Hadis-i Şerifi’ni kendisine ilke edinmiştir. Birlik üyelerine devamlı olarak çalışmayı öğütlemiştir.
Üretimin ancak çalışarak sağlanacağını bilen Ahi Evran, insanların ihtiyaçlarını gidermenin de Allah’ın bir buyruğu olduğuna inanmıştır.
Osmanlı Devleti’nin kurulmasında da önemli rol oynayan Ahi Evran, “Doksan yıl yaşayan, akla yâr, nefse düşman olan bir faziletli er kişi, hayatını kazanmak için diyar diyar dolaşmış, her sanat ve zanaata başvurmuş, öğrendiklerini de insanoğluna öğretmek için uğraşmıştır.”
Ahilik; esnaf ve sanatkârları ahlaki ve felsefi prensipler etrafında birleştirerek, Anadolu’da yüzyıllardan beri el emeği ve göz nuruyla yapılan el sanatları ve zanaat dallarının icrasında iyi ahlak, doğruluk, kardeşlik ve yardımseverlik gibi toplumsal değerlerin güçlenmesine öncülük etmiştir.
Ahiler,“dünyayı bir imtihan yeri” olarak kabul etmişler, bu sebeple hayatın bütün alanlarında ihtiyaca göre sistemler geliştirmişlerdir.
Ahiler, “Ben siftah ettim, komşum daha siftah etmedi” diyerek müşterisini komşu dükkâna yönlendiren ve oradan alışveriş yapmasını salık veren ahlaklı insanlar topluluğudur.
Ahi Evran, eşinin kurduğu Anadolu kadınlar birliği (Bacıyân-ı Rum) teşkilâtını da himaye etmiş, her iki teşkilâtın (Ahiyân-ı Rum) büyümesi ve gelişmesi için çaba sarf etmiştir.
Usta olmadan önce insan olmayı ilke edinen Ahiler, bütün güzel meziyetleri alın terleriyle yoğurmuşlardır.
Millî kimliğimizi oluşturan değerlerden biri olan Ahilik geleneği, esnaf ve zanaatkârlarımızın kurdukları meslek kuruluşları eliyle yaşatılarak ticari işletmelere ve meslek erbabına rehberlik etmeye devam etmektedir.
Bu yönüyle vicdanlara hitap eden Ahilik geleneği, meslek erbabı esnafımız ve zanaatkârlarımız aracılığıyla, geçmişten geleceğe ışık tutmaya devam edecektir.
Bu yıl 30. kez kutlayacağımız Ahilik Haftası münasebetiyle, Ahilik teşkilatının kurucusu Ahi Evran’ı rahmetle ve saygıyla anıyorum.
Başta esnaf ve zanaatkârlarımız olmak üzere bütün vatandaşlarımızın “Ahilik Haftasını” kutluyorum.

































Yorum Yazın