TÜRKİYE CAYDIRICILIĞINI YİTİRMİŞTİR

  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
TÜRKİYE CAYDIRICILIĞINI YİTİRMİŞTİR
Abone ol
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, AKP hükümetinin Orta Doğu'daki başarısızlıklarına Başika’ya asker yollama girişimi ile bir yenisinin daha eklendiğini söyledi.

Özdağ, "Sayın bakanı dikkatle dinledim. Meseleyi bir siyasi mesele olmaktan çok bir taktik askerî geri çekilme olarak göstermeye çalışıyor. Bu, olayın gerçek niteliğinin üstünü örtmeye çalışmaktır. Durum, Türkiye için ne yazık ki tek kelimeyle utanç vericidir." dedi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuşan MHP Gaziantep Milletvekili Ümit Özdağ, Türk dış politikası ve buna bağlı olarak Türkiye'nin güvenliğinin ağır bir krizle karşı karşıya olduğunu vurgulayarak, AK Parti dış politikasının Türkiye'nin menfaatleri, kaynakları ve ulaşılabilecek gerçekçi hedefleri arasındaki bağını tamamen yitirmiş görünüyor. Türkiye'nin bu bağı yitirdiği için dış politikada en değerli araçlardan bir tanesi olan caydırıcılığını da kaybetti” diye konuştu.

Amerikalıların Türk askerinin başına çuval geçirmelerine rağmen herhangi bir bedel ödemediğini, Yunanlıların Ege'de 16 Türk adasını işgal ettiğini, hükümetin bunu fiilî durum var diye itiraf etmesine rağmen bir bedel ödemediğini dile getiren Özdağ, konuşmasında şu görüşlere yer verdi:

TÜRKİYE CAYDIRICILIĞINI YİTİRMİŞTİR

“ İsrail uçakları hava sahamızı ihlal etmiş, Reyhanlı üzerinde yedek yakıt tanklarını damga olarak bırakmış, Suriye'de bir nükleer santral inşaatını vurmuş; bedel ödememiştir. İsrail ordusu gemimizi basmış, insanlarımızı öldürmüş ve bugünlerde bunun için ciddi bir bedel ödemediği meydana çıkmıştır. IŞİD, Musul Başkonsolosluğumuzu basmış, insanlarımızı rehin almış -Başkonsolosumuz, Sayın Vekilimiz burada oturuyor- ve bunun için bir bedel ödememiştir. Ve devletimizin kurucusunun dedesinin Sakarya Savaşı sırasında korunması için birlik yolladığımız mezarı korunmamış, bir gece olduğu yerden kaçırılmış ve böylece Türkiye'nin caydırıcılığına son çivi çakılmıştır. Bütün bunları Ruslar âdeta hava sahamızı ihlal etmeye teşvik eden unsurlar olarak görmüşlerdir, "Nasıl olsa bedel ödenmeyecek." düşüncesi Moskova'ya hâkim olmuştur. 'Rus uçağını düşürdük, tekrar caydırıcı olduk.' diye düşünmeyin lütfen çünkü caydırıcılık bir an değil, bir süreçtir ve Musul'dan geri çekilme kararının alınmasıyla birlikte Türkiye'nin caydırıcılığının gömüldüğü bir döneme ne yazık ki tekrar anında girilmiştir.

DIŞ POLİTİKAYI AKP’NİN İDEOLOJİK İLGİSİ BELİRLİYOR

Orta Doğu'da Türk dış politikası, millî çıkar değil, AKP'nin ideolojik ilgisinin belirlediği idealizm çerçevesinde ve gerçeklerden kopuk olarak sürdürülmeye çalışılmaktadır. Bu lise heyecanına dayanan idealizm Orta Doğu sokaklarında bir kesimin alkışını alsa da gerçekte siyasette ciddi bir karşılığı olmadığı birçok kez ortaya çıkmaktadır. AKP'nin Orta Doğu'daki başarısızlıklarının son sürecini şimdi Başika'ya asker yollama girişiminde görüyoruz. Başika'ya Bağdat'la görüşülmeden yollanan birlik, önce, Bağdat'ın 'Birleşmiş Milletlere şikâyet ederiz.' tepkisi karşısında geri adımla cevap buldu; daha sonra, büyük bir teşvikle yollanan Türk askerinin, Obama'nın çıkışıyla da geri çekilmeye başladığını gördük. Şimdi, Sayın Bakanı dikkatle dinledim. Meseleyi bir siyasi mesele olmaktan çok bir taktik askerî geri çekilme olarak göstermeye çalışıyor. Bu, olayın gerçek niteliğinin üstünü örtmeye çalışmaktır. Durum, Türkiye için ne yazık ki tek kelimeyle utanç vericidir. Sayın Bakan, Türkiye'nin millî menfaatleri Başika'ya asker yollamayı gerektiriyorsa neden Obama'nın müdahalesiyle bu askerleri geri çektiniz, eğer Türkiye'nin millî menfaatleri Başika'ya asker yollamayı gerektirmiyorsa bu askerleri oraya neden yolladınız? Bu cevabı Türk milletine vermek zorundasınız. Madem, Cumhurbaşkanı 1926 ve 1946 tarihli anlaşmalar Türkiye'ye, Irak'a müdahale yetkisi veriyor diyor, neden bu yetkiye dayanarak askerlerimizi Başika'da tutmuyorsunuz? Bağdat'taki Hükümet şikâyette bulunuyor, Bağdat'taki Hükümete dönüp neden şöyle demiyorsunuz: Benim Musul'daki Başkonsolosluğum basılır ve insanlarım rehin alınırken Irak ordusu neredeydi? Bu soruyu sormadan Türk askerini yolladıysanız geri de çekemezsiniz, eğer çekerseniz, bu Türkiye için utanç verici bir durumu ortaya çıkartır. Üstelik, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 8 Haziran 2004 tarih ve 1546 sayılı Karar'ı da var. Bu karar, üye ülkelere Irak içindeki ve Irak'tan diğer ülkelere yönelik terörist faaliyetlerin ve geçişlerin önlenmesi görevini de veriyor. Yani, buna dayanarak da Türk askerini orada tutabilirdiniz, ne yazık ki tutmadınız. Bu eleştirilerin nedeni, Türkiye'nin içinde bulunduğu sürecin sonunda sadece AKP'lilere, AKP'yi sevenlere, AKP'ye oy verenlere değil, hepimize zarar verecek olması, ülkemize zarar verecek olması. Bu ülke hızla tekrar caydırıcılığını inşa etmek zorunda, caydırıcılığını inşa etmeyen bir Türkiye'yi herkes sonuna kadar deneyecektir. Başbakanın “Bizim gücümüzü test etmeyin” ifadesinin artık uluslararası siyasette espri konusu olduğunu biliyoruz”

"BAŞİKA'DAN ASKERİLERİ ÇEKMESEYDİK NE OLURDU ?”

Başika'dan askerimizi çekmeseydik ne olurdu ?. Sakın “Çok kötü şeyler olurdu” demeyin. Çünkü, eğer “Çok kötü şeyler olurdu” derseniz size şu soruyu sorarız: Bunu biliyordunuz da neden yolladınız? Bir ülkeyi yönetmek için eğer bir hafta sonrasını göremiyorsanız o zaman ciddi bir sıkıntı var demektir. Bu ülkeyi yöneten hükümetin bu halkın saadeti, mutluluğu ve güvenliği için ülkemizin caydırıcılığını hızla inşa etmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü önümüzdeki üç-dört sene Orta Doğu coğrafyasında büyük kırılmaların bugüne kadar olduğundan daha hızlı dalgalarla geleceği ve ülkemizi de daha sert bir şekilde vuracağı bir dönem olacak. Ankara'da gerçekleşen katliam, Orta Doğu iç savaşının başkentin göbeğinde patlamasından başka hiçbir şey değildir ve benzer patlamaların yarın Türkiye'nin başka kentlerinde de olmayacağına dair hiç kimseye siz hükümet olarak güvence veremezsiniz. Bunun bir tek güvencesi vardır: Türkiye'nin korku duyulan ve saygı duyulan, caydırıcı gücüne inanılan bir ülke olması. Bu caydırıcılık, Başika'dan asker çekmeyle tekrar tarihe gömülmüştür. 2003'ten beri bunu yaşıyoruz. Artık buna bir son vermenin zamanı gelmiştir. AKP hükümetine Milliyetçi Hareket Partisi adına buradan seslenmek istiyorum: Süleymaniye'de askerimizin başına torba geçirilmesiyle başlayan, geri çekilişe, başımızı öne eğmeye artık bir son vermenin zamanı gelmiştir”

Anahtar Kelimeler:
  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Diyarbakır'da PKK Bombası: 1 Uzman Çavuş ŞehitÖnceki Haber

Diyarbakır'da PKK Bombası: 1 Uzman Çavuş...

MÜTEŞEBBİS HEYET TOPLANTISI YAPILDISonraki Haber

MÜTEŞEBBİS HEYET TOPLANTISI YAPILDI

Yorum Yazın

2-1 Ankara mağlubiyeti sonrası büyük tepki
Başkentten Elimiz Boş Dönüyoruz!
Gaziantep'te 2 Şubat'ta Elektrik Kesintisi Olacak Yerler
Şahin: "Berat, gönüllerin arındığı, umudun yeniden yeşerdiği bir gece"
Şahinbey Ampute'den 4-0'lık galibiyet
Gaziantep'te felakete ramak kaldı! İstinat duvarı çöktü!
Başkan Tahmazoğlu'ndan Berat Kandili mesajı
Eklem sağlığında 'Kitosan' dönemi: Kıkırdak onarımına doğal destek
Gaziantep’te yoğun sis etkisini sürdürüyor
Silahlı yağma ve uyuşturucu ticaretinden 13 yıl cezayla aranan şahıs yakalandı
Gölbucks Konak, Gaziantep turizmine yeni bir renk kattı
Gaziantep'te seyir halindeki araç alev alev yandı
Deprem yıktı, devlet ayağa kaldırdı
Gaziantep'te market çalışanlarına saldırdı 
Şiddetli Yağmur Kazaya Neden Oldu: Hurdaya Dönen Araçtan Burnu Bile Kanamadan Çıktı
Otobüs kazası: 8 ölü, 26 yaralı
Gaziantep’te trafik canavarı dur durak bilmiyor: 6 ölü 34 yaralı
Gaziantep'te faciayı kıl payı atlattılar 
Tarla Yolunda Bırakıldı, İnceleme Başlatıldı
Gaziantep’te Sahte Parayla Hayvan Aldılar, Jandarma Yakaladı