
15 Temmuz Milli İrade ve Demokrasi Derneği Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Karacan Postmodern darbe" olarak da adlandırılan 28 Şubat ‘ın “Sırtımıza binmek için, sınırlar çizip kan kırmızı bir coğrafya yaratmak için yapılmak istenen bir süreçtir” Dedi.
15 Temmuz Milli İrade ve Demokrasi Derneği Gaziantep Şube Başkanı Mustafa Karacan Postmodern darbe" olarak da adlandırılan 28 Şubat ‘ın “Sırtımıza binmek için, sınırlar çizip kan kırmızı bir coğrafya yaratmak için yapılmak istenen bir süreçtir” Dedi.
Mustafa Karacan 28 Şubat’ın sadece başörtüsü yasağı bağlamında ele alınacak bir süreç değildir. 28 Şubat her dönemde insanlar üzerinde hegemonya kurarak bundan siyasi, ekonomik ve sosyal ayrıcalıklar elde etmek isteyen zihniyetin insanlık değerlerine saldırısının olduğunu, belirten Karacan Yaptığı yazılı açıklamasında
şu görüşlere yer verdi ; “28 Şubat Şubat'ın 28. Günü olmanın çok ötesindedir. 15 Temmuz ile 28 Şubat'ın özü aynıdır..
Neydi bu ülkede yaşadıklarımız postal gürültüleri altında ; yavaş yürüme suçundan nezarete atılmaktı.. Kürtçe selamlaşmaya 10 yıl hapis yatmaktı. Parasızlıktı; açlık ve yoksulluktu..ve işkence altında can vermekti.
Ve yakılan köy demekti ve faili meçhul demekti sayısı meçhul.
Onlar yıkılmış bir heykeli yeniden dikmek istiyorlardı şehrin meydanlarına. Ellerinde kuralsız bildiriler... Ve onların dertleri özgürlük de değildi. Ve onlar geri getirmek istiyorlardı kokuşmuş bir düzeni. Ve bu düzeni kuran efendileri onlara alkış tutuyordu. Bizi yine geri kalmış üçüncü dünya ülkesi olarak anmak için. Sırtımıza tekrar binmek için.. Yine sınırlar çizip kan kırmızı bir coğrafya yaratmak için. ...
Her dönemde darbecilerin özgürlük vatanseverlik milletseverlik gibi yüce kavramların arkasına gizlenerek ortaya koyduklarına baktığımızda:
Baskıcı statükodan beslenenlerin tarihin her dönemindeki bildik yöntemiydi kaba güç ile hegemonya kurmak.. Hiçbir işe yaramayan, hiçbir yaraya merhem olamayan, hayatta tahakküm etmekten ve kendini ispatlamaktan başka amaç taşımayan bir hastalıklı ruh halinin dışa vurumuydu bu.
Oysa "Dünya kaba güç sahiplerinin değil, değerler üretenlerin çevresinde döner; sessiz döner"
15 Temmuzda da görüldüğü gibi halkımız ve biz bu hastalıklı zihniyete karşı her an ayakta olacağız.
Sadece darbe teşebbüsünde olanlara karşı değil yazılan senaryoda figüran olan kutsal maske takmış yapılara karşı da bilinci uyanık tutacağız.
Bir daha 28 Şubatlar ve 15 temmuzların olmaması için menfaat şebekelerinin önüne geçmek için ilkeli davranan insanların yetişmesine zemin hazırlama noktasında çaba göstereceğiz. Hakimiyet bilakaydu şart milletindir” Şeklinde konuştu

































Yorum Yazın