
Gaziantep'te öğretmeni darbettiği iddia edilen öğrenci velisinin eşi Dilber Bulut okul önünde açıklama yaparak çocuğu için aldığı darp raporunu gazetecilere gösterip öğretmenin çocuğunun darbettiğini ve asıl suçlunun öğretmen olduğunu savunarak eşinin suçsuz yere cezaevine girdiğini söyledi.
Gaziantep'te öğretmeni darbettiği iddia edilen öğrenci velisinin eşi Dilber Bulut okul önünde açıklama yaparak çocuğu için aldığı darp raporunu gazetecilere gösterip öğretmenin çocuğunun darbettiğini ve asıl suçlunun öğretmen olduğunu savunarak eşinin suçsuz yere cezaevine girdiğini söyledi.
Şehitkamil Solmaz Güzel İlkokulu önünde gazetecilere olayı anlatan anne Dilber Bulut, çocuğunun okuldan ve öğretmenlerden nefret ettiğini ve korktuğunu belirterek eşinin medyada çıkan tek taraflı ve suçlayıcı haberler yüzünden dün akşam tekrar tutuklandığını hatırlattı.
Anne Bulut'un öğretmeninin yanağını sıktığı çocuğunu da yanına alıp okul önüne getirdi. Öğrenci M.C.B, gazetecilere öğretmenin yanağını sıkmasını eliyle göstererek şöyle anlattı:
"Öğretmenim bana yazı gösterdi, okuyamadım diye sıktı. Sonra da 'annen baban seni hiç okutmuyor mu?' dedi. sonra öğretmenim dediki 'annene babana bahçede düştüğünü söyle' dedi.
Anne Bulut ise olayı gazetecilere anlatırken çocuğunun okuldan geldiğinde yüzündeki morlukları gördüğünü ve çocuğuna sorduğunda 'okulda düştüm' cevabı aldığını belirterek şunları anlattı:
" Akşam eve gelip içeri girdiğinde yüzünü gördüm ve darbe aldığını anladım. Durumu eşime haber edip eve çağırdım. Biz öğretmenin yaptığını hiç düşünmedik, okul çevresinde birinin çocuğa zarar verdiğini zannettik. Daha sonra babası çocuktan doğrusunu anlatmasını istedi. Ben de sinir krizi geçirip ağlamaya başladım. Ben ağlayınca çocuk korktu ve 'anne ağlama ben sana herşeyi anlatacağım, öğretmenim benim yüzümü okuyamadığım için sıktı. Öğretmenim kafasını havaya kaldırdı beni dinlemedi.' Annen baban sana okuma öğretmiyor mu? Sen nasıl bir çocuksun' diyerek sıkmış. Sonra tatlı çocuk deyip bir tane de vurmuş. Daha sonra çocuk ağlamak istemiş, arkadaşlarından utandığı için ağlayamamış. Olay zaten son derste olmuş. Eşim de bize hazırlanmamızı ve şikayetçi olmaya gideceğimizi söyledi. O sırada eşim benim yanımda öğretmeni arayıp çocuğun yüzünün neden morardığını sordu. Öğretmen de 'ben sizin eve gelip durumu konuşayım' dedi. Eşim de öğretmene 'Evime gelme, çocuk seni görmek istemiyor, okula gitmek istemiyor, öğretmenleri sevmediğini söylüyor, kendi kendine ağlıyor, eşimin de durumu iyi değil, sizi dükkana çağırıyorum, oraya gelin' dedi. Öğretmen eşimle tekrar telefonla konuşup 'şikayetçi olmayın ben sizin yanınıza geleceğim' demiş. Öğretmen dükkana fizik öğretmeni eşiyle birlikte gelmiş. Eşi daha çok konuşmuş, ve 'ben de öğretmenim, biz de öğrencilerimizi dövüyoruz, sürekli durmayınca bağırıp çağırıp vuruyoruz ama sizin çocuk beyaz tenli olduğu için morarma yapmış bunu telafi edelim' demiş. Eşim de 'siz şiddetle mi, döverek mi eğitim veriyorsunuz' diyerek bağırıp çağırmış. O sırada Hasan öğretmen alaycı ve kışkırtıcı bir şekilde 'birşey olmaz, aramızda hallederiz, biz aile dostuyuz' deyip geçiştiriyor."
Eşinin ise öğretmen eşlere, çocuğunun eğitim için gönderdiğini ve darbedildiği, tekrar kendilerine nasıl çocuğu göndereceğim dediğini anlatan anne Dilber Bulut, tartışma sırasında kargaşa çıktığını anlattı. Eşinin dışarı çıkarak şikayette buluncağını söylemesi üzerine Hasan öğretmenin eşini ittiğini söyleyen Bulut, eşinin ise 'sen hala beni tutmaya mı' çalışıyorsun diyerek öğretmene vurduğunu ve öğretmenin dengesini kaybedip düşerek kafasını kaldırıma çarptığını söyledi. Dükkandaki diğer kişilerin düşen öğretmeni kaldırdığını ve öğretmeni eşinin alıp götürdüğünü anlatan Bulut, haberlede belirtildiği gibi eşinde ingiliz anahtarı olmadığını, eşinin oto yıkamacı olduğunu vurgulayarak "Dün hakim çocuğumun darp raporlarını görerek eşimi haklı olarak bıraktı. Medyada olay tek taraflı yansıtıldığı için eşimi tekrar tutukladılar." dedi.
Anne Bulut daha sonra çocuğun durumuyla ilgili şunları anlattı:
"Çocuğum o gün sabaha kadar uyumadı, ağladı, titredi. 'Anne yanağım acıyor, yastığa kafamı koyamıyorum' dedi. Sabah kalkıp kahvaltı yaptığı sırada ise 'lokmalarımı yutamıyorum, yemek yiyemiyorum, çenem acıyor, yüzüm acıyor' deyip ağladı. Ben de isyan ederek ağladım. Çocuğum Cuma günü okula gitmek istemedi, sürekli ağlıyor, 'ben öğretmenimi görmek istemiyorum, okula gitmeyeceğim anne, beni bir daha okula gönderme, çantamı kaldırır mısın, onu görmek istemiyorum, kitaplarımı görmek istemiyorum, diyor. Çocuğum daha okuma yazmayı öğrenmedi, gözünü korkuttular. Biz veli olarak çocuğa ödevi yaptırırken bağırıp çağırmıyorum, korkmasın okulu sevsin diye. Ama bize eğitim veren öğretmen bu şekil yapıyor çocuğa."
Bulut bazı gazetecilerin okul idaresini arayarak bize ulaşmaya çalıştıklarında okul müdürünün 'benim böyle bir velim ve öğrencim yok' diyerek arayanları reddettiğini iddia etti.
Çocuğunun 6 yaşında olduğunu ve kendini savunma hakkının olmadığını vurgulayan anne Bulut, hakkını aramak istediğini dile getirerek şu sözleri söyledi:
"Ben anneyim, o da bir baba, herkesin eğitim hakkı var, bizleri de öğretmenler yetiştirdi. Ama böyle bir öğretmenin yetiştirdiği öğrenciden ne beklenir. Öğretmenin yaptığı yanına kar kalmasın, herkes yaptığının bedelini ödesin. Çocuğumun yüzü morluk içinde. Öğretmenin yaptığı hatanın örtbas edilmesi için öğretmenin darbedildiğini öne sürdüler. Ama kendisi eşimi kışkırtmış, bunun da altını çiziyorum. Bu durumdan dolayı sorumlulardan şikayetçiyim. Çocuğumu darbeden öğretmen ve eşi yalan yanlış şeyler söyleyerek eşimi suçluyorlar. Tek taraflı davranıyorlar. "
"Okul idaresinden ve Milli Eğitim Bakanlığından bana ulaşılmasını istiyorum" diyen anne Bulut, kendisini okul idaresinin veya diğer sorumluların arayıp teselli etmediğini hatırlatarak şöyle konuştu:
"Nasıl öğretmeni hastanede ziyaret ettilerse bizi de arayıp sorsunlar, Sesimizi duysunlar, çocuğumu ziyaret etsinler. Okul idaresine durumu anlatıp, öğretmenin iddia ettiği çocuğun okulda düşme görüntüsünü isteyerek kendilerini Fatma Şahin'e şikayet edeceğmizi söyleyince müdür bizi okuldan kovdu."
Eşinin de bu şekil tepki vermesini tasdiklemediğini dile getiren Bulut, öğretmene sahip çıkıldığını ama 6 yaşındaki bir çocuğa neden sahip çıkılmadığını söyledi.
Öğrencinin dedesi Celal Bulut ise öğretmenin çocuğun yanağını sıkarak yeni model ödül verdiğini ve öğretmenin çocuklarını boğmaya çalıştığını iddia etti.

































Yorum Yazın