
Gaziantep'te kına gecesine yapılan canlı bomba saldırısında yüzü parçalanan ve bacakları kopma noktasına gelen 11 yaşındaki Emrullah, Gaziantepli ünlü Plastik Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Mutaf tarafından gerçekleştirilen zor ameliyatlardan sonra ilk defa bu hafta yemek yemeye başladı.
Kişilere kendi vücutlarından alınan dokularla yüz yapımı tekniğiyle tanınan Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Mutaf, Bodrum'daki özel bir hastanede görev yapıyor. Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı'ndaki görevinden ayrılarak Acıbadem Bodrum Hastanesi'nde çalışmaya başlayan Mutaf, Gaziantep'teki bombalı saldırıda yüzü parçalanan 11 yaşındaki Emrullah'ı yaptığı başarılı operasyonlarla neredeyse eski haline getirdi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Prof. Dr. Mehmet Mutaf'ı arayarak, minik Emrullah'ı tedavi hususnda görüştü. Görüşmenin ardından ambulans uçakla Gaziantep'ten Bodrum'daki hastaneye gönderilen Emrullah, Mutaf'ın gerçekleştirdiği başarılı ameliyatlar sonrasında ilk kez yemek yemeye başladı. 11 yaşındaki Emrullah'ın bugün tekrar Gaziantep'e gönderileceği ve ailesine kavuşacağı öğrenildi.
Gaziantepli ünlü Plastik Cerrahı Prof. Dr. Mehmet Mutaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, minik Emrullah'ın hikayesini şöyle anlatıyor:
MİLLİ MAÇ AKŞAMI ... ACI VE SEVİNÇTE BİR OLMAYA, MİLLET OLMAYA DAİR:
Milli forma hiç bir çocuğa bu kadar yakışmamıştır! Bu güzel evladın adı Emrullah, Gaziantep'de bir kına gecesine yapılan canlı bomba saldırısı sonrası aile ve akrabalarından 50'den fazla canın kara toprağa verildiği o hepimizi yasa boğan elim hadiseden parçalanmış bir yüz ve kopma noktasına gelmiş bacakları ile kurtulmuş bir vatan evladı. Henüz 11 yaşlarında bir masum yürek ve zor ameliyatlardan sonra ilk defa bu hafta yemek yemeye başladı, Mutlu ... Çünkü bilmiyor o saldırıda 2 abisinin şehadete erdiğini. Söyleyemedik; aslında ben söyletmedim, bütün sorumluluğu üstlenerek. Bundan böyle sonsuza kadar benim kardeşim olan babası, kocaman yürekli kardeşim Suphi bana " Hocam Emrullah her gün abilerim beni neden aramıyorlar diye ağlıyor, öldüler diyemiyorum; ne yapayım? Söyleyeyim mi ?" diye sorduğunda nefesim kesildi. Bir baba bir insan olarak böylesi bir acıya nasıl tahammül edilir; nasıl yaklaşayım bilemedim. Bir hekim olarak psikiyatrist meslektaşlarımın da yardımını alarak söylemeyi düşündüm önce ama biliyordum ki duyacaklarından sonra hala tedavisi süren bu çocuğu hastanede tutmak mümkün olmayacak, kırık bacağı yeni ameliyat geçirmiş yüzüne rağmen evine gidip görmeden inanmayacaktı abilerinin öldüğüne. Malum kaybettiği yerde arar insan yitirdiklerini. Bu acı haberi ailesinden hayatta kalanların yanında, en azından sığınacağı omuzunda ağlayacağı yakınlarının olduğu bir ortamda duysun istedim. Doğrumu yaptım bilmiyorum hala yanlış yaptıysam Allahım affetsin. Geçen hafta güzel bir haber aldık, Kız kardeşi yoğun bakımdan çıktı, annesi yaşıyor mu inanın bilmiyorum çünkü soramadım. Ben doğma büyüme Gaziantepliyim bakmayın şimdi Bodrum'da yaşadığıma, anneni babanı nereye gömdüysen memleket orasıdır ve nereye gidersen git memleket arkandan gelir. Ben son bir kaç haftadır her gün memleketim Gaziantep'den kliniğime gelen bu baba oğulu konuşuyorum evimde, dost ortamlarında. gözlerim dolarak. Bugün de sizlerle paylaşma zamanı geldi çok şükür çünkü Emrullahın ailesi başta olmak üzere tüm seven ve merak edenlerine güzel bir haberim var. Resimlerde de göreceğini gibi Allahım yine elimizden tuttu zoru kolaya kıldı bize; ameliyatlarımız çok başarılı geçti ve oğlumuz çok şükür iyileşti. Daha Emrullah'ın babasi Suphi kardeşim de bilmiyor ama biraz önce Emrullahımızı bana emaneten ambulans uçakla Gaziantep'ten Bodrum'daki kliniğimize gönderen Gaziantep'in Bakan Başkan'ı Sayın Fatma Şahin Hanımefendi ile konuştuk ve yarın ya da öbür gün güzel oğlumuzu tekrar Gaziantep'imize yolcu edeceğiz. Allahım bundan böyle acılar yaşatmasın cümlemize. Bu vesileyle kendilerine bugüne kadar oy vermemiş olsam dahi Emrullah ve ailesinin yaralarını sarmak için devletin bütün imkanlarını seferber eden Sayın Cumhurbaşkanı'mız başta olmak olmak üzere, bu mucizede emeği geçen güzel gönüllü insanların hepsine mevki makam ayırmadan gönülden teşekkürlerimi iletiyorum. Maç kaç kaç biter bilmiyorum ama bir KÜRT çocuğu ACILARINA rağmen ay yıldızlı, kırmızı beyaz milli formasıyla televizyon başında bu gece...ve ben Emrullah'ın takımını tutuyorum!!! MİLLET BÖYLE OLUNUYOR DOSTLAR ... etnik köken, siyaset ve inanç ayrımı olmadan hepimizin ortak ve kutsal vatanı Güzel Türkiye'me kavgasız çatışmasız bir gelecek duasıyla, hepinize selam ve sevgiyle !

































Yorum Yazın