
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, TBMM Başkanlığı seçimlerinin ikinci turundan sonra kulislerde neler yaşandığını anlattı.
CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, TBMM Başkanlığı seçimlerinin ikinci turundan sonra kulislerde neler yaşandığını anlattı. Baykal, Devlet Bahçeli'nin 'HDP' çıkışından sonra MHP'den Yusuf Halaçoğlu ile CHP'li Levent Gök'ün buluştuğunu söylerken, Halaçoğlu'nun Levent Gök'e, "'Bir sıkıntı yok, kutlarız. Baykal seçilebilir. Çünkü biz grubu serbest bırakacağız" dediğini iddia etti. Baykal, Erdoğan ile görüşeceğini duyan Kılıçdaroğlu'nun ‘aman ha sarayda olmasın’ dediğini ifade etti. Baykal, görüşme sonrasında eleştiri alacaklarını söylemesi üzerine Erdoğan'ın ise ‘Ya boş ver ne yaparlarsa yapsınlar’ dediğini belirtti.
CNN Türk’te yayınlanan “Tarafsız Bölge” programında soruları yanıtlayan Baykal şunları söyledi:
ÜÇ ARKADAŞIM SORGULAMAK İSTEDİ
“Meclis başkanlığı konusunun gündeme geldiği sıralarda partimiz içinde de bunun dışında da bir önemli tartışma yaşandı. Benim etrafımda... Bu tartışmanın mihverinde Sayın Tayyip Erdoğan’la yaptığımız görüşme yatıyordu. Bu görüşmeyi gerçek niteliği ile önce kendi partime sonra da Türkiye’ye anlatmak ihtiyaç halinde çıktı. Meclis’te bir tartışma yapılmadı. Ben bir değerlendirme yaptım, cevap verdim. O açıklamalar bazı arkadaşları rahatsız etti. Çünkü onların varsaydıkları yoktu. Yanlış değerlendirme yapıyorlardı. Bende o değerlendirmelerin doğru olmadığını kararlı bir şekilde ifade ettim. Üç arkadaşım oturdukları yerlerden sorgulamak istediler beni. Sayın genel başkanın önünde. Toplantı bittikten sonra genel başkan yemeğe çağırdı. İftarı beraber yaptık. Ertesi gün de buluştuk, konuştuk. İş bu ziyaret etrafındaki peşin fikirdi. Karalayıcı, suçlayıcı değerlendirmelerin temelinin olmadığını anlatmanın fırsatını buldum.
TERCİHİNİ NET OLARAK SÖYLEDİ
Sayın genel başkan bana kimlerin müracaatta bulunduğunu söyledi. ‘Bunlar olmaz siz bizim adayımız olacaksınız’ dedi. Başka bir aday isteyeceği ile ilgili bir gözlemim olmamıştır. Erdoğan’la görüşmemi güven bunalımı haline getirmeye çalıştılar. Ben haber vermeden gitmişim gibi şey söylediler. Genel başkana bilgi vererek gittim, bunda tereddüt yok. Meclis Başkanı pazarlığı diyenler oldu. 20 kişi ile hükümet kuracak diyenler oldu. Bu gerçeklikten kopuk karalayıcı bir anlayış içinde siyasetin yapıldığını gösteriyor. Ben bunlara sert tepki gösterdim. Ben kimseyle parti içinde rekabet içinde olduğum izlenimini almadım. Sayın genel başkan kendi tercihini bana net bir şekilde söylemiştir.
SARAY’I UYGUN GÖRMEDİM
Hiç kuşku yok aklımdan bile böyle bir şey geçmezken gece 12’ye yakın bir saatte, ayın 9’unda Antalya’dayım ben, gece yarısı telefon geldi ve ‘Sayın Cumhurbaşkanı sizinle geçici Meclis Başkanı olarak, deneyimli siyasetçi olarak istişare etmek istiyor, gelir misiniz’ dediler. Cumhurbaşkanlığı yetkilileri... Bende dedim ki ‘bu konuda karar almam için genel başkanla konuşmalıyım’ dedim. Bu ilk şart dedim. Onlarda gerek yok falan demediler, gayet tabi dediler. Onun üzerinde ben ikinci olarak ‘cumhurbaşkanlığı programında resmi olarak ilan edilmesi gerekir, kaçak bir görüşme olmaz’ dedim. Uygun dediler. ‘Sarayda yapılacak’ dediler ben uygun olmayacağını söyledim. Böyle olması gerekir, Dışişleri Konutu’nda olabilir dedim. Ben gecenin o saatinde genel başkanın iki numarası vardır. Birisini çevirdim üç defa çaldırdım cevap almayınca rahatsız etmeyeyim diye kapattım. Beni arayanlara dedim ‘görüşemedim yarın sabah konuşuruz.’ Sabah 7 buçukta aradılar, henüz konuşmadığımı söyledim. 8’de genel başkanı aradım yine düşüremedim. Anladım ki ev telefonuymuş onu kullanmıyormuş.

































Yorum Yazın