memo

Bugun...
07-11-2019 15:50 Kategori: GÜNDEM

Gaziantep'te tekstil işçilerinin sorunları anlatıldı

Gaziantep'te tekstil işçilerinin sorunları anlatıldı
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"DİSK-Tekstil İşçileri Sendikası, Gaziantep'te tekstil işçilerinin sorunları ve sendikalaşmanın önündeki engellerle ilgili basın toplantısı gerçekleştirildi."

DİSK-Tekstil İşçileri Sendikası Gaziantep Bölge Temsilcisi Mehmet Türkmen başkanlığında gerçekleşen toplantıda;

Gaziantep’te hemen her gün yerel basında Antepli sanayicilerin başarı hikayelerini okuyoruz. Bölgenin en büyük sanayi kenti olan ilimizden çok sayıda firma, Türkiye’nin en büyük 500 şirketi arasında yer alıyor. 200 ülkeye ihracat yapılan kentimizde, geçtiğimiz günlerde Ekim ayı ihracat rakamları açıklandı ve Gaziantepli sanayiciler adına yeni bir başarı hikayesi daha okuduk gazetelerde. Ekim ayı ihracat rakamlarına göre Gaziantep tüm zamanaların rekorunu kırdı. Ülkede ve kentimizde işçiler, emekçiler ve geniş halk yığınları ekonomik krizin pençesinde, işsizlik ve yoksullukla boğuşurken, patronlar büyümeye ve ihracat rekorları kırmaya devam ediyor.

Tek başına bu durum bile ekonomik krizin faturasını asıl olarak kimlerin ödediğini gösteriyor. Milyonlarca işçi ve emekçinin yaşamı işten atmalarla, enflasyon karşısında giderek eriyen düşük ücretlerle, temel tüketim ürünlerine gelen ve son bir yılda ortalama yüzde 50’leri bulan zamlarla cehenneme dönerken, işçi ve emekçilerin yükü altında ezildiği krizin patronlar için ise fırsata dönüştüğünü hep birlikte görmüş oluyoruz.

Peki, Gaziantepli sanayicilerimizin  bu ışıltılı başarı hikayelerinin arkasında nasıl bir sömürü gerçeği var, biraz da ona bakalım. Bu ihracat rekorları, bu baş döndürücü büyüme ve kalkınma hikayeleri ne pahasına yaşanıyor? 150 bin civarında işçinin çalıştığı, yakın zamanda 5.’si de faaliyete geçen ve Türkiye’nin en büyük Organze Sanayi Bölgesi haline gelen Gaziantep Organize Sanayi  Bölgesi (GAOSB)’inde işçiler hangi koşullarda çalışıyor? Bütün bu üretimi, bu büyümeyi sağlayan emeğin ve alınterinin sahibi olan işçiler nasıl yaşıyor, nasıl geçiniyorlar, bir de buna bakmak lazım.

OSB’deki fabrikaların büyük çoğunluğu Pazar günü bile çalışıyor. Antepli fabrika patronları kriz koşullarında bile üretime ve büyümeye devam ederken, krizin yükü altında ezilen ise işçiler oluyor. Kriz döneminde işçilerin çalışma koşulları daha da ağırlaştı.  Kriz gerekçesiyle binlerce işçiyi işten çıkaran fabrikalar, atılan işçilerin yerine İş-Kur’dan kursiyer adı altında işçi alıyorlar. Bu işçilerin sigorta pirimleri yatırılmazken, ücretleri ise işsizlik fonundan ödeniyor. İş-Kur’dan kursiyer adı altında fabrikalara gönderilen işçiler, mesleği yeni öğrenen işçiler değildir. Hükmet bu tür uygulamarla, işsizlik fonundan patronlara aktarılan teşvikler ve kursiyer işçi uygulamasıyla, işçilerin cebinden aldığı paraları patronların cebine koyuyor. İş-Kur’un görevi, işçilerin dar günleri için biriken ve işsiz kaldığında alması gereken parasını patronlara aktarmak mıdır?

Geçen yıl Ağustos ayında kriz patlak verdiğinde işçilerin en fazla işten atıldığı illerden birisi de Gaziantep oldu. Geçtiğimiz yılın Ağustos ve Eylül aylarında Gaziantep’te 30 binden fazla işçi işten atıldı. Ekonomik krizle birlikte enflasyon da arttı. Çarşı ve pazarda gerçek enflasyon yüzde 50’dir. Son bir yılda Elektrik, doğalgaz ve gıda ürünlerinin yüzde 50’ler  düzeyinde arttığı bir ülkede enflasyonun yüzde 8-9 çıkmasının işçi ve emekçiler için hiç de inandırıcı olmadığı bilinmelidir. İşçiler hiç hafta tatili yapmadan, Pazar günleri de çalışmalarına ve ek mesaiye kalmalarına rağmen aldıkları ücretlerle geçinemiyorlar.

Gaziantep OSB’de, Anayasal bir hak olan sendikalı olma hakkını kullanan işçiler ya işten atılıyor ya da baskıya maruz kalıyorlar. Pek çok fabrikada işverenler yasadışı bir şekilde işçileri e-devlet şifrelerini vermeye zorluyorlar. Sendikalı olmak işçilerin yasal ve demokratik hakkıdır. Hiç kimse buna engel olamaz. Ama OSB’deki işçilerin bu hakkı kullanması işverenler tarafından engelleniyor. Sendikalı olduğundan işçiyi işten atmak veya baskı kurmak Anayasal suçtur, patronlara artık bu suçu işlememe çağrısı yapıyoruz. Yetkililerden de patronların işçiler üzerinde kurduğu bu baskıya, bu hak gasplarına ve suçlara seyirci kalmama çağrısı yapıyoruz.

İşçilerin sendikal hak ve hürriyetlerinin engellenmeye çalışıldığı, sendikalı oldukları için işçilerin baskı, ayrımcılık ve hak gaspına maruz kaldığı işyerlerinden biri de sendikamızın örgütlü olduğu Gaziantep Güven Boya fabrikasıdır. Yaklaşık iki yıldır yetkili olduğumuz ve toplu iş sözleşmesi yaptığımız Gaziantep Güven Boya’da, işyerindeki hak gasplarının, toplu sözleşmeden kaynaklı yasal hakların ihlali, sendika üyemiz işçilere yönelik yapılan ayrımcı uygulamarın son bulması için yaptığımız bütün görüşmelere ve sorunların diyalogla çözülmesi için yapılan bütün çağrılara rağmen, maalesef bu konuda henüz bir adım atılmamıştır.

Bugün buradan basın aracılığıyla Gaziantep Güven Boya yönetimine bir kez daha çağrıda bulunmak istiyoruz;

  • Fazla mesai uygulamasında yapılan sendikalı-sendiaksız ayrımı bir an önce son bulmalıdır.
  • Mahkemesi olduğu için veya hasta olup sağlık raporu aldığı halde, buna benzer haklı ve yasal gerekçelerle işe gidemeyen üyelerimizden haksız ve yasadışı şekilde yapılan ücret kesintilileri ve devamlılık pirimi kesintileri derhal ilgili işçi arkadaşlarımıza iade edilmelidir.
  • İşyerinde, toplu sözleşme maddesi olmasına rağmen hala yapılmayan sendika temsilcilik odası bir an önce yapılmalıdır.

Bu ve buna benzer sorunlarımızın çözümü için işveren ve işyeri yönetimine bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Önümüzdeki iki hafta içnde bu sorunların çözümü için her hangi bir adım atılmazsa, bi sonraki basın açıklamamızı işçi arkadaşlarımızla birlikte fabrika önünde yapacağımızı ve ayrıca en kısa zamanda yasal ve hukuki girişimlere başlanacağını buradan ilan ediyoruz.

Yasal ve Anayasal hakkımız olan sendikal haklarımızın gasp edilmesine kesinlikle göz yumulmayacaktır.

Her zaman sorunları diyalog ve uzlaşma yoluyla çözmekten yana olacağız. Ancak bu çabamız ve beklentimiz karşılık bulmadığı taktirde, işyerindeki bu tür baskı ve haksızlıklara karşı, Sendika olarak, işyerindeki tüm üyelerimizle birlikte her türlü meşru ve demokratik yöntem ve aracı kullanarak kararlı bir şekilde mücadele etmekten de asla geri durmayacağız.

 



Kaynak: Haber Merkezi
Editör: Haber Merkezi
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER GÜNDEM HABERLERİ

Muhittinoğlu

gazete manşetleri MemoNews
Memo News 8.Sayı

Memo News 7.Sayı

Memo News 6.Sayı

Memo News 5.Sayı

Memo News 4.Sayı

Memo News 3.Sayı

Memo News 2.Sayı

Memo News 1.Sayı

Kahve Molası
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU