memo

Bugun...
30-12-2017 12:01 Kategori: GENEL

KADEM Başkanı Esra Ercan'dan ilginç açıklamalar

 KADEM Başkanı Esra Ercan'dan ilginç açıklamalar
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"KADEM Gaziantep Başkanı Esra Ercan, www.memohaber.com‘a konuk olarak kahve molası verdi."

KADEM Gaziantep Başkanı Esra Ercan, www.memohaber.com‘a konuk olarak kahve molası verdi.
Yayın Koordinatörü Mehmet Taşçı’nın sorularını yanıtlayan Ercan, KADEM’in kadına yönelik çalışmaları hakkında bilgiler verdi.
Türkiye’deki şiddet mağduru kadınların büyük çoğunluğunun haklarını tam olarak bilmediklerine dikkat çeken Esra Ercan, esnek istihdam ve mesai politikaları ile kadınların hem ev işleri hem de çocuk bakımına yönelik sorumluluklarını yerine getirebileceğini ve istihdama dahil olabileceğini belirtti.
-KADEM hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?
KADEM, 8 Mart 2013 tarihinde kuruldu. Genç bir derneğiz. Kurulduğumuz günden beri kadın meselelerine tek yönlü bakış açısı yerine, farklı kadın kimliklerinin demokrasiyi zenginleştireceğini benimseyerek, kadını ilgilendiren her meseleye toplumun dinamiklerinden beslenen yenilikçi bir bakış açısıyla yaklaşıyoruz.
-KADEM’in kadına bakışı ve kadınlara yönelik çalışmaları hakkında bilgiler verebilir misiniz?
KADEM, kadının insan hakları hareketine, bu yolda kazanılan hakları bir kenara bırakmadan, yeni bir ivme katacak “cinsiyet adaleti” yaklaşımını merkezine aldı. Kadının erkeği, erkeğin kadını tamamladığını anlatan ve sosyal rollerin bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen cinsiyet adaleti kavramı, kadının aile içi ve sosyal hayatta karşılaştığı sorunlara çözüm olacak çıkış noktamızdır. Bu bağlamda, kadının toplumsal, siyasal ve kamusal hayata katılımını toplumsal cinsiyet adaleti perspektifinden değerlendiriyoruz. Kadının var olan statüsünü güçlendirmek, kadının insan haklarını sağlamlaştırmak adına atılan adımlara destek oluyoruz. Kadının toplumda etkin olabilmesi için demokratik haklarının bilincinde olmalarını destekleyen projeler, mesleki eğitimler ve aktiviteler gerçekleştiriyoruz.


-KADEM’in Gaziantep yapılanmasıyla ilgili neler söylemek istersiniz?
Gaziantep KADEM, 10 Kasım 2014 yılında kurulmuştur. Her görüşten ve farklı alanlarda çalışan kadınların bulunduğu Gaziantep Kadem, bugün 259 üye sayısına ulaşmıştır.
-Kadın istihdamı konusunda ülkemizde ne tür sorunlar yaşanmakta?
Belirttiğim üzere kadınların iş gücüne katılım oranları maalesef ki beklenilenin altında kalmakta. Bunun birinci nedeni iş arayan kadınların sayısının az olması. Kadının çalışma hayatı ile birlikte evi ve işi arasında çoklu rol üstlenmesi işte kalmaya yönelik tutum ve davranışları değişiyor. Toplumsal cinsiyet adaleti perspektifinden bakarak, esnek istihdam ve mesai politikaları ile kadınlar hem ev işleri ve çocuk bakımına yönelik sorumluluklarını yerine getirebilir hem de iş gücüne katılabilirler. Bu sayede kadınlar çalışma hayatında olmak için daha istekli davranırlar.
-Toplumsal beklentilerin çalışan kadın üzerindeki etkileri hakkında bir şeyler söylemek ister misiniz?
Toplumsal rol beklentileri nedeniyle kadınlardan aile hayatı ve çocuğa daha fazla değer vermesi ve ev sorumluluklarını yerine getirmesi bekleniyor. Bununla birlikte çalışan kadınlar, işte geçirilen zaman nedeniyle suçluluk duygusuna kapılıyorlar. Kadınlar işteki yüklerinin yanında bir de ev sorumlulukları altında kalıyorlar. Bu gerçekten kadını hem fiziksel hem de psikolojik olarak çok zorlayan bir ikilem içerisine sokmakta. Aile içi sorumlulukların kadın ve erkek arasında adil şekilde paylaşımının da bu noktada kadının hayatını kolaylaştıran bir etki oluşturacağını söylemeliyiz.


-Toplumsal cinsiyet kavramının kadın istihdamına etkisi ne şekilde gerçekleşiyor?
KADEM’in benimsediği kadın ve erkek arasındaki eşitliği de kapsayan ama onun ötesine geçen adalet diye altını çizdiğimiz toplumsal cinsiyet adaleti kavramı bunun için çok önemli. Çünkü salt bir eşitlik algısının kadınları dezavantajlı pozisyona soktuğu, kadının insan hakları gelişimini engellediği ve çoğu zaman kadının hayatını daha da zorlaştırdığını görüyoruz. İstihdama yönelik bir diğer sorun ise kadınların erkeklere nazaran eğitim hayatlarına devamlılıklarının daha az olması ya da cinsiyete dayalı algılar nedeniyle belirli meslek gruplarını tercih etmeleridir. Kadınların eğitim düzeyi arttıkça işgücüne katılım oranı da doğru orantılı olarak arttığını biliyoruz. Dolayısıyla kadınların eğitim hayatlarına devam etmeleri ve yetkinlik kazanmalarını desteklemek çok önemli.
Kadınların şiddete karşı yeterli tepkiyi verebildiklerini düşünüyor musunuz?
Şiddet bir insan hakkı ihlalidir. Bu yüzden şiddet karşısında asla sessiz kalınmamalıdır. Mağdurların çoğu, yaşadıkları olayla ilgili olarak korku, kızgınlık ve utanç gibi duyguları tecrübe etmenin yanında kendilerini savunmasız ve tedirgin hissediyor. Kendisini bu olaydan sorumlu tutabiliyor ve sessiz kalabiliyor. Oysaki şiddete maruz kalmak değil, maruz bırakmak utanılacak bir konudur. Öncelikle kadınlarımız yasal haklarını çok iyi öğrenmeliler. Bizler Türkiye’nin her yerinde temsilciliklerimiz aracılığı ile kadınlarımıza ücretsiz ‘yasal haklar eğitimi’ veriyoruz. Türkiye’de hukuk sistemi ‘tecavüzcüsü ile evlendirilmek’, ‘kocandır döver’ anlayışından son 15 senede yapılan reformlar ve 6284 nolu kanunla birlikte kadınlar lehine çok olumlu bir noktaya evirildi.
-Kadına şiddetin önüne geçilmesi için neler yapılabilir?
Bizler KADEM olarak şiddete karşı alınacak tüm caydırıcı tedbirlerin arkasındayız ve hukuki açıdan gelişmelerin iyi bir noktada olduğunu düşünüyoruz. Yasalarda ve uygulamalarda bazı yetersizlikler olmakla beraber şiddetle mücadelede en önemli adımın bireyleri ve toplumu bilinçlendirmek, insanları yasal haklarını aramaya teşvik etmek ve medyanın cinsiyetçi dilinden kurtulması olduğunu düşünüyorum. Şiddet insanlık dışı bir davranıştır ve kanunlarımızda cezası vardır.


KADEM olarak şiddet mağduru kadınlara ne tür destekleriniz oluyor?

Şiddet dediğimiz zaman zihinlerde hemen fiziksel şiddet canlanıyor ama araştırma sonuçlarına baktığımız zaman psikolojik şiddet de toplumda azımsanmayacak derecede. KADEM olarak bizim şiddete bakışımız çok net: Herkese karşı her türlü şiddete hayır! Bu sebeple şiddetin her türü ile mücadele ediyoruz. Ancak ağırlıklı olarak fiziksel ve cinsel şiddet mağdurları ile karşılaşıyoruz. Hemen her fiziksel ve/veya cinsel şiddet mağdurunun aynı zamanda psikolojik şiddete de maruz kalmış olduğunu görüyoruz.
-Şiddet mağduru kadınlarımız nerelere müracaat edebilir, kimlerden destek alabilirler?
Şiddete maruz kaldığında ihtiyacı var ise öncelikle bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Yok, ise şiddete maruz kaldığında veya şiddet tehlikesi altındayken güvenlik güçlerine, aile mahkemesine, cumhuriyet başsavcılığına, aile ve sosyal politikalar il müdürlüklerine, valilik ve kaymakamlıklara başvurabilir, ALO 183 hattından yardım alabilirler. Şiddet mağdurunun saydığım tüm mercilere ayrı ayrı müracaat etmesine gerek yok. Sadece birine müracaat etmesi halinde tüm bu kamu otoriteleri, koordinasyonlu olarak süreci yönetmeye başlayacak ve birbirlerini haberdar edeceklerdir. Örneğin mahkemelerin ve valiliklerin verebileceği destekler birbirinden ayrılmaktadır.
-Peki, nedir bu destek ve koruma mekanizmaları?
6284 sayılı Kanun kapsamında mahkeme tarafından, kişinin işyerinin ya da yerleşim yerinin değiştirilmesine karar verilebilir. Hayatî tehlike bulunması hâlinde, şiddet mağduru geçici koruma altına alınabilir. Şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali bulunan kişi için hâkim; korunan kişinin bulunduğu konut, okul ve işyerine yaklaşmamasına ya da şiddet tehdidi ve hakaret içerikli davranışlarda bulunmamasına, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine yönelik karar verebilir. Silah veya benzeri araçlarını kolluk kuvvetlerine teslim etmesine, bir sağlık kuruluşunda muayene veya tedavisinin sağlanmasına yönelik tedbirlere hükmedebilir. Valilik ya da kaymakamlıklarca verilecek destekler ise mağdurun çalışma yaşamına katılımını desteklemek amacıyla çocukları için kreş imkânı, barınma ihtiyacı varsa kendisi ve çocukları için barınma imkânı sağlanabilir, gerek görülmesi halinde geçici süre maddi yardım verilebilir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı konuk evlerinden yararlanabilir. Aynı zamanda maddi durumu yeterli değilse baroların adli yardım hizmetinden faydalanabilirler.
-Şiddete şahitlik edenlerin yapması gerekenler nelerdir. Bu konuda da bir şeyler söylemek ister misiniz?
Şiddet ev içi, mahrem bir mesele değildir. İki kişi arasında yaşanan şiddet başta çocuklar olmak üzere toplumun tamamını etkiliyor. Dolayısıyla toplumumuzun bu gününü de geleceğini de şekillendiriyor. Bunun farkında olarak şiddete tanıklık eden kişinin harekete geçmesi gerekiyor. Şiddetle mücadele sadece mağdurun mücadelesi değil aynı zamanda toplumsal bir mücadeleyi de gerekli kılıyor. Şiddet mağduru insanın bu süreçte yanında olmak ve ona yol gösterecek kişilerin olması, mücadelede cesaretlendirmesi hayati önem taşıyor. Çünkü kimi zaman, mağdur korku nedeni ile şiddete uğradığını saklıyor bu durumda yanında olan kişinin gerekli mercilere ulaşması hayat kurtarıyor. Tanıklık eden kişi bahsettiğim üzere aynı şekilde polise ihbarda bulunabilir ve ihbar eden kişi izin vermedikçe kimlik bilgileri faille paylaşılmaz.


MİSYONUMUZ
Ülkemizdeki mevcut siyasal, sosyal ve ekonomik düzenin gelişimine katkı sağlamak amacıyla kadınlarımızın birikimlerini, yeteneklerini verimli olarak kullanabilecekleri uygun zemini sağlamak,
Kadının aile içi ve sosyal rollerinin dengelenmesi adına, kadın hakları ve fırsat eşitliği konusunda toplumda ortak bir bilinç oluşturulmasını sağlamak,
Kadın haklarını koruyarak demokrasinin, hukukun üstünlüğünün ve insan hakları ile temel özgürlüklere saygının geliştirilmesine ve sağlamlaştırılmasına katkıda bulunmak,
Kadın ve aileyle ilgili olarak hayatı anlamlandıran sağlık, hukuk, çevre, sanat, spor, medya, ahlaki değerler gibi her konuyu çalışma sahası içerisinde kabul etmek,
Kadınların aile içinde, ekonomik, sosyal ve kültürel hayatta üretken bireyler olmalarını desteklemek, Örgütlü sivil toplumun; kadınların vatandaşlık hakları, insan hakları ve demokratik reformlarla ilgili çalışmalarını desteklemek,
Bu çerçevede KADEM Kadınların sosyo-kültürel, ekonomik ve siyasal hayata aktif katılımlarını sağlayarak, kadınların demokratik haklarının bilincinde olmalarını destekleyici, mesleki gelişimlerine yönelik projeler ve aktiviteler gerçekleştirerek; araştırma, inceleme ve yayın çalışmalarını teşvik etmek, yürütmek ve yaymayı amaçlamaktadır.
VİZYONUMUZ
Misyonumuz doğrultusunda farklı sahalarda çalışan ve farklı birikimlere sahip, toplumun önde gelen kadınlarından oluşan bir beyin takımı oluşturarak, Türkiye Kadınının öz değerlerini muhafaza edebilen, ulusal ve uluslararası platformlarda dünya kadınları ile rekabet edecek düzeye getirebilen,
Geliştirdiği çözümlerle kadınlarımızın hayatını kolaylaştırabilen ve zenginleştirebilen,
Kadınlarımızın sadece aile hayatında değil sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik hayatta da aktif birer birey olmalarını sağlayan,
Ülkedeki eğitim ve kadın alanındaki çalışmalarıyla, uluslararası işbirliğine katılımın gerçekleştirilmesine yardımcı olan,
Kurum ve Kuruluşlar arası işbirliği sayesinde kadının demokratik haklarına ulusal ve uluslararası boyut kazandıran,
Dezavantajlı kadınların ağırlıklı olduğu kesimlere fırsat eşitliği sağlayan,
Türkiye’deki kadın çalışmalarının tanıtılması ve sosyo – kültürel değerlerin yaygınlaştırılmasını sağlayan, bir sivil toplum kuruluşu olma vizyonunu benimsemekteyiz.


ESRA ERCAN’IN ÖZGEÇMİŞİ
14 Ekim 1973 Gaziantep doğumlu olan Esra Ercan, İlk orta ve lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı. 1995 yılında 19 Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu.
Sanko Holding bünyesinde çeşitli departmanlarda görev aldıktan sonra işletme mühendisliği görevini yürütmüştür. İş hayatına bundan sonraki dönemlerinde aile şirketlerinde devam ederek tekstil ve pvc sektörlerinde tecrübe kazandıktan sonra 2011 yılında aile şirketi yatırımı olarak turizm sektöründe faaliyet gösteren Safir Otel kuruculuğunu ve işletmeciliğini yapmıştır.
2012 yılında Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından açılan sınavda başarılı olarak iş güvenliği uzmanlığı belgesini almıştır. 2013 Zirve üniversitesi MBA (Master of Business Administration;) İşletme Yönetimi Yüksek Lisansını tamamladı. 2014'te Hasan Kalyoncu Üniversitesinde başlamış olduğu İşletme alanında doktora eğitiminde tez aşamasında bulunmaktadır. İş hayatı boyunca birçok kişisel gelişim ve teknik eğitimleri tamamlamış olup, almış olduğu bu eğitimleri iş hayatında ve sivil toplum kuruluşlarındaki görevleri esnasında aktif olarak uygulamıştır. İş yaşamında hali hazırda işletmesini kendisin yürüttüğü çevre danışmanlık firmasında yönetici olarak devam etmektedir. 2013 yılından bu yana TOBB Gaziantep Kadın Girişimciler icra kurulu üyesi olarak görev almaktadır.
2014 yılından itibaren Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi Üst Kurulu üyesidir. 2014 yılı itibariyle KADEM (Kadın ve Demokrasi Derneği ) Gaziantep temsilciliği kurucu üyeliği 1. ve 2. dönem Gaziantep temsilcilik başkanlığı görevini yürütmektedir. İyi derece de İngilizce bilmektedir. İş hayatın da ve STK çalışmalarında temel düsturu olarak çalışkanlık, dürüstlük ve ekip çalışmasını olmazsa olmaz kabul ederek aldığı her görevi layıkıyla gerçekleştirme konusunda yüksek azim ve gayret göstermesiyle tanınmakta olan Esra Ercan, Mimar Ünal Ercan ile evli ve iki kız çocuğu annesidir.



Editör: Haber Merkezi
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER GENEL HABERLERİ

Muhittinoğlu

gazete manşetleri MemoNews
Memo News 1.Sayı

Memo News 2.Sayı

Memo News 3.Sayı

Memo News 4.Sayı

Kahve Molası
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU