© Memo Haber 2022

Radyasyon Onkolojisi, kanser hastalarına umut oluyor

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı 2004 yılında kuruldu. İlk olarak 2006 yılında hasta kabulüne başlayan merkez, 2006-2023 yılları arasında Kızılhisar Köyü'ndeki Gaziantep Üniversitesi Onkoloji Hastanesi'nin birinci katında hizmet vermeye devam etti.

Kızılhisar mevkiindeki onkoloji hastanesinde anabilim dalında bulunan üç boyutlu komformal radyoterapi (ışın tedavisi) yapan tedavi cihazları teknolojideki yenilikler nedeniyle artık kullanılamaz hale geldiğinden üniversite Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi binasına yakın 100. Yıl Onkoloji Hastanesi adıyla ek bir bina inşa edildi ve zemin katına kısa sürede son teknolojik ürün radyoterapi cihazı (Radixact Tomoterapi) kurularak anabilim dalımına tahsis edildi. Ocak 2024’ten itibaren yeni yerinde hasta kabulüne başlanan anabilim dalında şu an 2 öğretim üyesi, 1 öğretim görevlisi (sağlık fizikçisi), 1 sağlık fizikçisi ve 5 radyoterapi (ışın tedavisi) teknikeri görev yapıyor. Kanser tanısı konan ve radyoterapi ihtiyacı olan kanserli hastalar alanında tecrübeli ekip sayesinde klinikte doğru ve güvenilir şekilde en az yan etki ile tedavi ediliyor ve tedavi sonrası takipleri yapılıyor. Bu amaçla klinikte 1 adet genel onkoloji polikliniği ve 1 adet jineko-onkoloji polikliniği bulunuyor.


Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Dr. Öğretim Üyesi Abdurahman Kuzhan, Memohaber Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Taşçı'ya Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı'nın çalışmalarını ve gerçekleştirdikleri tedavi yöntemlerini anlattı.

RADIXACT TOMOTERAPİ
Radyasyon Onkolojisinin asıl amacının tümörü radyasyon (ışın) ile tedavi etmek ve tedavi ederken tümör etrafındaki sağlıklı doku ve organları korumak olduğunu belirten Abdurrahman Kuzhan, bu amaca uygun kendi sınıfındaki en iyi tedavi cihazın Radixact Tomoterapi olduğunu söyledi.
Kuzhan,''Radyasyon Onkolojisinin asıl amacı tümörü radyasyon (ışın) ile tedavi etmek ve tedavi ederken tümör etrafındaki sağlıklı doku ve organları korumaktır. Bu amaca uygun kendi sınıfındaki en iyi tedavi cihazı Radixact Tomoterapidir. Radixact cihazı, “tomoterapi” olarak bilinen cihaz ailesinin en yeni modelidir. Henüz dünyada nadir kullanılan bir cihazdır ve ülkemizde de bir tanesi hastanemizde olmak üzere birkaç merkezde bulunmaktadır. Bu cihazın en temel özelliği, helikal (dairesel) tabanlı olmasıdır. Sistem, megavoltaj bilgisayarlı tomografi fonksiyonu ile lineer hızlandırıcı (X-ışını üreten parça) sistemlerinin tek bir cihazda birleştirilmesiyle oluşur.  Radixact cihazı 6MV enerjisi ile yüksek bir konformitede doz yoğunluk ayarlama kapasitesi vardır ve bilgisayarlı tomografi cihazına benzer şekilde gantry kesintisiz rotasyon yaparken uygulanan ışınlama ile cihaz, tedavi edilecek bölgede istenilen homojen dozu oluşturur. Böylece, hedeflenen tümöre istenilen yüksek dozu verirken hedef dışındaki sağlıklı dokularda istenilen doz düşüşü yaparak en az yan etki ile hastalar tedavi edilir. Cihazın en önemli bir diğer özelliği, tedavi alan boyutu sınırının olmamasıdır. Diğer radyoterapi cihazlarından farklı olarak tek yöne 40x130cm’lik geniş tedavi alanı sayesinde tüm kemik iliği, tüm vücut ışınlaması ve kraniyospinal ışınlamalar tek seansta yapılabilmektedir. Cihazda bulunan bilgisayarlı tomografi özelliği sayesinde gerçek üç boyutlu görüntüler ile hastanın günlük anatomik değişimlerini de takip edilip, üç boyutlu tedavileri çok hassas bir şekilde yapılır''dedi.


RADİXACT CİHAZI İLE YAPILAN BAŞLICA TEDAVİ TEKNİKLERİ
Abdurrahman Kuzhan, Radixact cihazı ile yapılan başlıca tedavi teknikleri ile ilgili de detaylı bilgiler paylaştı. Kanser tedavilerinin birçok kliniğin ortak görüşü ile yürütüldüğü kaydeden Kuzhan,''Radixact cihazı ile yapılan başlıca tedavi teknikleri şunlardır; Yoğunluk Ayarlı Radyoterapi (IMRT, 3DCRT), Sterotaktik Radyoterapi (SRT), Sterotaktik Vücut Radyoterapisi (SBRT), Görüntü Rehberli Radyoterapi (IGRT), Adaptif Radyoterapi, Tüm ve Yarı Beden Işınlamaları (TBI).

Kanser tedavisi multidisipliner (İlgili bir çok kliniğin ortak görüşü) yaklaşımla olmaktadır. Bu nedenle kanser tanısı alan hastaların doğru şekilde tedavi olabilmesi için hastanemizde uzun yıllardan beri birçok tümör konseyi (Göğüs konseyi, baş-boyun konseyi, üroloji konseyi gibi) oluşturulmuş ve aktif olarak devam etmektedir. Hastanemizde tümör konseyleri kanser hastaları bütünsel ve multidisipliner bir yaklaşımla değerlendirilmekte, tanı ve tedavi süreci tıp biliminin gereklilikleri ve hastanın özgün durumu doğrultusunda belirlenmektedir. Konseylerde alınan kararlar tanıdan iyileşmeye ya da hastalığın ilerlemesiyle zaman içerisinde tıp bilimindeki güncel gelişmeler doğrultusunda gözden geçirilmekte ve gerektiğinde güncellenmektedir.  Tüm bilgiler tümör konseylerinde ayrıntılı ve multidisipliner bir yaklaşımla ele alınmakta, hastalarımız her hekime ayrı ayrı başvurmak zorunda kalmamaktadır. Bu yaklaşım hastalarımızın tedavilerine güvenle devam etmesini sağlamaktadır. Tümör konseyleri hekimlerimizin tıp literatüründeki en güncel bilgilere ulaşmasını, uzmanlar arasındaki bilgi ve deneyim aktarımının gelişmesini sağlayarak tedavideki başarı oranlarını arttırmaktadırlar''ifadelerine yer verdi.

KUZHAN, MERAK EDİLENLERİ YANITLADI
Radyasyon Onkolojisi nedir?

İyonizan radyasyonu kullanarak kanserli hastalarda kanserli hücreleri tedavi eden ve bu alanda araştırmalar yapan bir bilim dalıdır.

Radyasyon nedir?
Radyasyon, dalgalar ya da parçacıklar tarafından taşınan özel bir enerji türüdür. Özel cihazlarca üretilebilir ya da radyoaktif olarak adlandırılan maddeler tarafından salınabilir. Bu enerji, tıpta görüntüleme amacıyla, aynı zamanda kanser ve diğer bazı hastalıkları tedavi etmek için kullanılmaktadır.
Radyoterapi nedir?

Üretilen bu radyasyonu, hastalıklı organa yönlendirebilmek için özel cihazlara gereksinim vardır. Bu şekilde, yüksek dozdaki radyasyon enerjisinin tedavi amacı ile kullanılmasına "radyoterapi" ya da "ışın tedavisi" adı verilmektedir.

Radyoterapi nasıl etki eder?

Yüksek enerjili iyonizan ışın demetleri veya hızlandırılmış parçacıkların kanserli dokularla etkileşimi sonucu kanserli doku DNA’sında kırılmalara yol açarak ya kanserli hücreyi öldürür ya da onun çoğalmasını durdurarak etkisiz hale getirirler. Bu amaçla genellikle Gama veya X-ışını demetleri kullanılır.

Radyoterapi (Işın Tedavisi) Öncesi Yapılan İşlemler Nelerdir?

Öncelikle radyasyon onkoloji uzmanı ışının hangi bölgeye hangi sıklık ve dozla uygulanacağı konusunda hastasına bilgi vermektedir. Ayrıca ışının olası erken ve geç yan etkileri konusunda da hastasını bilgilendirir. Hastanın rıza belgesi alındıktan sonra planlama yapmak için gerekli tomografi çekim işlemi yapılır. Tedavi edilen bölgeye göre yapılan ön hazırlıklar sonrası belirli pozisyonlar verilerek ve gerekli sabitleme sistemleri kullanılarak simulasyon adı verilen ilaçlı ve ilaçsız tomografiler elde edilir. Bu aşamadan sonra hastayı tedavi eden radyasyon onkoloğu, planlama tomografisini eldeki diğer görüntüler (PET/CT, Magnetik rezonans, Anjio vs.) ile eşleştirerek tümörü ve yayılması muhtemel alanları ve kritik organları belirler. Hastanın alabileceği uygun radyasyon dozunu belirler. Daha sonra ise, medikal fizik uzmanları devreye girerek en uygun radyoterapi planları oluştururlar. Radyoterapi planları hazır olduğunda radyasyon onkoloğu bu planları kontrol eder ve uygun olup olmadığına karar verir. Uygun olan planlar onaylandıktan sonra tedavi cihazına aktarılır ve hastalar uygun şekilde tedavi edilirler.

Radyoterapi Yan Etkileri Nelerdir?

Radyoterapi sonrası yan etkiler, tedavinin uygulandığı bölgeye, radyasyonun dozuna, tedavi süresine ve kişinin genel sağlığına bağlı olarak değişiklik gösterebilmektedir. Aşağıdaki yan etkiler görülebilir ancak gelişen teknolojik yenilikler nedeniyle (yeni radyoterapi cihazları ve radyoterapi planlama sistemleri sayesinde) bu yan etkilerin sıklığı artık yok denecek kadar azalmıştır.
Erken Etkiler (ilk üç ay);
Halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, tat ve koku alma bozulması
Yutma zorluğu, boğaz ağrısı, ishal, karın ağrısı,  ses boğukluğu, öksürük, tükürük azalması, mukozalarda yangı hissi, aşırı sekresyon ve balgam
Kan hücrelerinde azalma
Ciltte kızarıklık, yaş ve kuru soyulma, ödem
Saç, sakal dökülmesi
Geç etkiler (radyoterapi tamamlandıktan ortalama 6 ay sonra);
Meme dokusu sertleşmesi, çekilme, meme ve kol ödemi
Ağrılı meme iltihabı
Kaburga kırığı
Ciltte kılcal damarlarda belirginleşme
Nadiren brakial sinir ağı hasarı, radyasyona bağlı kemik hasarı
Rektal kanama, idrar kaçırma, mesane kapasitesi azalması
Tükürük azalması, diş çürükleri
İkincil tümör gelişmesi

Radyoterapi Kaç Seans Arasında Değişir?

Genellikle; Baş-boyun kanserleri 28-35 seans, Beyin tümörleri 27-30 seans, akciğer tümörleri 30-33 seans arasında değişmektedir. Haftanın 5 günü tedavi yapılırken Cumartesi-Pazar günleri ara verilerek sağlıklı dokuların tamir olmasına izin verilir.  

Radyoterapi Seansı Ne Kadar Sürer?

Radyasyon onkolojisi uzmanı ve ekibi tarafından uygulanan bu işlem yaklaşık olarak 10-30 dakikadır. Tedavi süresi yapılan işlemin tekniğiyle ilgilidir. Tedavinin ilk günü bu süre uzayabilmektedir. 

Radyoterapi Sonrası Ev Halkına Zarar Verir miyim?

Radyoterapi de alınan radyasyon dozu tedavi odasında çıkmadan vücuttan atılmış olur. Kesinlikle ev halkına zarar vermez. Örneğin, prostat kanseri tanısı ile tedavi gören dede torununu, meme kanseri tedavisi gören anne çocuğunu her seans sonrası kucağına alabilir.

Radyoterapi Sırasında Diş Tedavisi Yapılır mı?

Baş boyun bölgesini ilgilendiren tedaviler öncesi eğer çekilecek ve dolgu yapılacak dişler var ise tedaviden en az 2-3 hafta önce bu işlemlerin tamamlanması gerekmektedir. Baş boyun bölgesini içeren tedavi esnasında diş çekim ve dolgu işlemleri yapılamaz. Baş boyun bölgesi radyoterapisi bittikten sonra tedavi için radyasyon onkolojisi uzmanının onayı alınması gerekmektedir. İmplant tedavisi de dâhil olmak üzere en uygun tedavi zamanı olarak radyoterapi sonrası 6 ay -iki yıl içinde tüm tedavilerin tamamlanması önerilmektedir. 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER