© Memo Haber 2022

Bağımlılıkla ilgili doğru bilinen yanlışlar

Alkol ve madde bağımlılığı bireylerin yanında toplumu da oldukça olumsuz etkileyen, fiziksel ve ruhsal yönden insana zarar veren, bireyin işlevselliğini ileri derecede bozan ruhsal bozukluklardır.

Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Mehmet Ünler, bağımlılık yapıcı maddeler ile ilgili doğru bilinen yanlış konular hakkında bilgiler verdi. 

 Alkol ve madde bağımlıları genellikle tedavi, rehabilitasyon ve ayık/temiz oldukları dönemde bazı yanlış inançlara sahiptir. Bunlar tekrar alkol veya madde kullanımına neden olabilmektedir. Bu noktada gördüğümüz en sık yanlışlar şunlardır:

Bazı maddeler daha az zararlıdır

Kullanılan maddeler arasında herhangi birinin daha az zarar verdiğini söylemek zordur. Çoğu kez hastalar birden fazla madde kullanmakta ya da zaman içinde hastaların kullandıkları maddeler değişmektedir. Bazı maddelerin akut zararlı etkileri çok bildirilmese de uzun dönemde önemli düzeyde etkileri olduğu bilinmektedir. Genellikle hastalar eroin ve türevleri gibi opiatları fiziksel bağımlılık ve şiddetli yoksunluk dönemleri nedeniyle en zararlı maddeler olarak konumlandırmakta, esrarı ise doğal yetişen bir bitki olduğunu söyleyerek masum görmektedir. Oysa yapılan epidemiyolojik araştırmalar kullanılan tüm maddeler içinde şizofreniyi tetikleme olasılığının en yüksek esrar kullanımıyla ilişkili olduğunu bildirmektedir. Pozitif pekiştirici etkileri nedeniyle tercih edilen amfetaminler ise çok yoğun şüphecilik, alınganlık, halüsinasyonlar yaşama gibi akut paranoya yaşantılarına ve uzun süreli kullanımda ciddi bellek bozukluklarına neden olabilmektedir. Dolayısıyla daha az zararlı bir madde yoktur, tüm maddeler zararlıdır.

Maddeyi birey istediği zaman bırakılabilir

Hastalar genellikle kararlı oldukları zaman madde kullanmayı bırakabileceklerini, her şeyin kendilerinde bittiğini ifade etmektedir. Maddeyi bırakmak için irade göstermek önemli olmakla birlikte yardım almadan maddeden uzak kalmak çok olası değildir. Üstelik tedavide hedeflenen bireyin uzun süreli olacak şekilde madde kullanımını bırakmasıdır. Madde bağımlılığı çok sık yeniden başlama dönemleri ile karakterizedir ve kişinin temiz kaldığı dönemler azaldıkça ciddi sorunlara neden olmaktadır. Maddeyi bırakırken hastanın yaşadığı yoksunluk, yeniden madde alma isteği ve diğer psikolojik sorunlar için tıbbi yardım alması mutlaktır, bu noktada bireyin sosyal destek mekanizmalarının da yardımı gereklidir.  Dolayısıyla maddeyi bırakmak isteyen bireyler mutlaka sağlık kuruluşlarına başvurmalı ve kısa süreli bırakma dönemleri yerine uzun süreli, sürdürülebilir bir iyilik hali için uğraşmalıdır.

Maddeyi bırakmak için önce çevresel sorunları çözmek gerekir.

Kuşkusuz bireylerin madde kullanımını sürdürmelerinde iş, aile, finans vs. gibi alanlarda ortaya çıkan çevresel sorunlar önemlidir. Hastaların bir kısmı öncelikle bu sorunların çözümü için uğraşmakta ve bu sebeple maddeyi bırakmayı ertelemektedir. Ancak çevresel sorunların çözümü için oldukça fazla çaba ve zaman gereklidir. Hem bireyin hem de sağlık kuruluşlarının var olan kaynaklarının çevresel sorunların çözümüne etkisi her zaman yeterli olmamaktadır. Dolayısıyla kişinin çevresel sorunlarının farkında olması ve maddeyi bırakma sürecinde bu olası tetikleyicilerle nasıl başa çıkacağı konusunda stratejiler geliştirmesi önemlidir. Genellikle tedavi sürecinde hastalara başa çıkma ve çözüm yöntemleri konusunda bireysel ve grup düzeyinde gerekli eğitim verilir ve yeniden madde alma isteği olan dönemleri için acil durum eylem planı oluşturulur.  

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER