© Memo Haber 2022

Yılbaşı Sofrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yılbaşı akşamında çok çeşitli yemeklerden hazırlanan sofraların, sınırsız tüketim halinde kabusa dönüşebiliyor. Yılbaşı sonrası meyve, sebze ve salata desteğiyle yapılacak birkaç günlük diyetin faydalı olacağını belirten Zirve Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Beslenme Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sema Erge, Yılbaşı akşamları, çok çeşitli yemeklerden hazırlanan sofralar, sınırsız tüketim halinde kabusa dönüşebiliyor" uyarısında bulundu.

"Yılbaşı akşamı fazla yemek yeneceği" fikrinden yola çıkılarak, gündüz aç kalınmasının yanlış olduğuna işaret eden Erge, aç kalan bir vücudun, aldığı besinleri yakmak yerine, bir sonraki açlıkta kullanmak üzere depolama eğilimine girdiğini kaydetti.

Hafif bir öğle yemeği ve ara öğünlerle akşama hazırlık yapılabileceğini, aralarda meyve tercih edilebileceğini anlatan Erge,  “Bisküvi, kurabiye, poğaça tarzı atıştırmalardan uzak kalınmasını gerekiyor. Akşam üzeri kan şekeri düşüklüğünün, akşam yemeğinde ise fazla açlığın engellenmesi amacıyla düşük kalorili 1-2 porsiyon meyve tüketilebilir.” dedi.

Kırmızı etin ise ızgara, buğulama veya haşlama şeklinde pişirilmesinin yerinde olacağını ifade eden Erge, “Menüde vitamin, mineral ve posa içeriği yüksek salata ve zeytinyağlı sebzelerin de yer alması önemli. Yılbaşı akşamı patlıcan ezmesi, yoğurtlu havuç gibi hafif sebze ağırlıklı mezeler tercih edilmelidir. Hazırlanan mezelerden tabağınıza birer kaşık alıp, porsiyonu yinelemezseniz hem tadımlık hem de doyumluk bir keyif yaşarsınız.” diye belirtti..

Erge, “Kalsiyum ve protein içeren süt ve yoğurt grubu mutlaka tüketilmelidir. Ayran, yoğurtlu salata, yoğurt, yoğurtlu makarna gibi seçenekler tercih edilebilir. Pilav, makarna, çorba, dolma, ekmek, kestane gibi besinler karbonhidrat grubundadır. Bu besinlerin enerji içerikleri yüksektir ve kan şekerini hızla yükseltir. Karbonhidrat grubundan besin seçilirken mutlaka posa miktarının yüksek olmasına dikkat edilmeli ve bu gruptan en fazla 1 veya 2 tür besin seçilmelidir.” dedi.

Çok fazla çeşitte ve yağlı besin tüketimi mide bulantısı, hazımsızlık, ishal gibi sağlık problemlerine yol açacağından, mümkün olduğu kadar yağsız, az çeşitte besin tüketilmeye özen gösterilmelidir diyen Erge, “ Dışarıda yemek yenecekse, hazırlanan yemeklerin içerikleri bilinmeli ve ilk defa tüketilen yemek çeşidi ve besin varsa, alerji, hazımsızlık, gaz gibi problemlerle karşılaşmamak için dikkatli tüketilmelidir. Hazımsızlık ve şişkinliğin engellenmesi için yemek yavaş yenmeli ve iyi çiğnenmelidir. Bu yöntem çabuk doymamıza ve daha az besin tüketimine de sebep olacaktır.” diye belirtti.

Erge, “Fazla miktarda, hele hızlı ve büyük lokmalar halinde besin tüketmek, tansiyonu artırıp, kalbi sıkıştırabilir. Yılbaşı gecesi acil servislerde halk diliyle "mide fesadı" denilen, sindirim sorununu yaşayan ve midesi yıkanan çokça hastaya rastlayabilirsiniz. Yavaş yavaş ve azar azar yemek gerçekten çok önemlidir. Doygunluk sağlandıktan sonra, sofrada oturmak yemek miktarının artmasına sebep olur. Bu yüzden yemek bitiminde sofradan kalkılmalıdır.” uyarılarında bulundu.

Kuruyemiş olarak en fazla bir avuç fındık ve ceviz tercih edilmelidir diyen Erge, Yemekten sonra ara öğün olarak miktarlarına dikkat edilerek, 2-3 porsiyon meyve tüketilebilir. Yatmadan 2 saat önce yemek tüketimi sonlandırılmalıdır. Diyabet, kalp hastalığı, böbrek ve karaciğer gibi kronik hastalığı olan ve diyet uygulayanlar buna mutlaka devam etmeli, yemek istediği besinleri diyetisyene danışarak öğünlerine katmalıdır.” şeklinde konuştu.. Hem oksijenlenmiş hem de kalori yakmış olursunuz.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER