© Memo Haber 2022

SAFRA KESESİ TAŞINA DİKKAT!

Karnın sağ üst tarafında, sırta ve omuza vuran safra kesesi ağrısıyla kalp krizinin belirtilerinin birbirine benzediğini belirten Özel Primer Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yavuz Çapan, bu ağrıların özellikle ağır yağlı yemeklerin ardından çok daha şiddetli yaşanması durumunda safra kesesi taşlarından şüphelenilmesi gerektiğini söyledi.

Safra kesesinin armut biçiminde ve karnın sağ kısmında, karaciğerin hemen altında bulunan küçük bir organ olduğunu ve içinde, ince bağırsağa boşalan ve safra ya da öd adı verilen sindirime yardımcı bir sıvı bulunduğunu söyleyen Yavuz Çapan, “Safra kesesinde şekillenebilen safra taşları, bu sindirim sıvısında katılaşan birikintilerdir. Safra taşları bir buğday tanesi kadar küçük ya da bir golf topu kadar büyük olabilir. Bazı hastalarda tek bir safra taşı oluşurken bazılarında aynı anda birden çok safra taşının oluştuğu görülür. Safra taşı şikayeti ile başvuran hastaların çoğunda genellikle safra kesesinin alınması gerekir. İlaçla safra taşlarını yok etmek için aylar hatta yıllar gerekebilir. Bu ilaçlar daha çok, çeşitli nedenlerle ameliyat olması mümkün olmayan hastalarda kullanılır” dedi.

SAFRA TAŞI BELİRTİLERİ

Safra taşının ana belirtisinin, safra taşı ağrısı olduğuna dikkat çeken Çapan, şu bilgileri verdi:”Ağrı farklı bölgelerde hissedilebilir. Bu ağrılardan kısaca söz edecek olursak; safra taşı safra kanalına yerleştiğinde ve tıkanıklığa sebep olduğunda karnın sağ üst bölümünde ani ve şiddeti hızla artan bir ağrı görülebilir. Aynı özellikte bir ağrı, karın bölgesinin ortasında, göğüs kemiğinin hemen aşağısında da hissedilebilir. Ağrı, kürek kemikleri arasına, bir sırt ağrısı şeklinde yayılabilir. Bazen ise mide bulantısı, kusma, üşüme, titreme ve yüksek ateş olarak ta görülebilir.  Safra taşı ağrıları sağ omuza doğru da ilerleyebilir. Safra taşı ağrılarının süresi birkaç dakika ile birkaç saat arasında değişebilir.”

BAŞKA HASTALIKLARA NEDEN OLABİLİR

Safra kesesi taşının safra kesesinin iltihaplanmasına ve oluşan taşların safra kanalına düşerek tıkanmasına neden olabileceğine de vurgu yapan Çapan, daha sonra şu bilgileri verdi: ”Safra kanalında meydana gelen tıkanıklık safra sıvısının sindirim için kullanılmasını engeller bu durum da sarılık oluşur. Tüm safra kanallarının tıkanması pankreas iltihaplanması gibi çok ciddi hastalıklara yol açabilir. Bu nedenle safra kesesi taşı önemsenmeyip ihmal edilebilecek bir problem değildir. İltihaplanma olması durumunda hastada ateş yükselmesi de görülür. Görülen diğer rahatsızlıklar ataklar halinde oluşabilen bulantı ve kusma şikayetleridir. Safra kesesi taşının yol açabildiği diğer ciddi bir durum ise safra kesesi taşının safra kesesi duvarına sürtünmesi sonucunda duvarın delinmesi ve bağırsağa geçmeleridir. İnce bağırsağa geçen taş tıkanmaya neden olur.”

ÇAGDAŞ CERRAHİDE TERCİH KAPALI AMELİYAT

Safra kesesi ameliyatının açık veya kapalı teknik ile yapılabileceğini dile getiren Çapan, çağdaş cerrahide standart tercihin kapalı ameliyat (laparoskopik kolesistektomi) olduğunu kaydetti. Çapan, sözlerini şöyle tamamladı: ”Kapalı ameliyat hasta açısından daha konforludur. Ameliyat sonrası ağrı daha az, iyileşme daha hızlıdır. Tüm hastalara kapalı ameliyat planlanır. Kapalı ameliyatın mümkün olmadığı çok nadir durumlarda açık ameliyat yapılır. Her ne kadar hastalarda safra kesesi içindeki taşlar nedeniyle ameliyat yapılıyormuş gibi bir algı olsa da ilk suçlu taş değildir. Aslolan başlangıçta safra kesesinin bozulmuş olmasıdır. Kesede taş varlığı bilahare ekstra sorunlara yol açar. Bu nedenle sadece safra kesesi içindeki taşların ortadan kaldırılması sorunu çözmez. Safra kesesi tümüyle çıkartılır. Bu işlem vücut çalışmasında bir noksanlığa yol açmaz. Safra kesesinde taş olan kişilere genelde cerrahi olarak müdahale edildiğinde kese içindeki taşlar ile birlikte alınmaktadır. Safra kesesi taşı için yapılan ameliyattan sonra safra kesesinin görevini karaciğer üstlenmektedir. Safra sıvısı artık depolanmaz gerektiğinde karaciğer tarafından salgılanır ve sindirim gerçekleşir. Safra kesesi taşı bir hastalık sonucu oluşmaktadırlar. Eğer ameliyatta sadece taşlar alınırsa taşlar yeniden oluşur. Safra kesesi taşı nedeniyle ameliyat yapılması gerektiği zaman açık ya da kapalı ameliyat tekniği uygulanır. Açık ameliyat tekniği genelde uzun iyileşme süreci gerektirdiğinden tercih edilmez ama safra kesesi taşı iri boyutlu ise uygulanması zorunlu olabilir.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER