© Memo Haber 2022

Prostat Kanserine Dikkat!

Özel Primer Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mehmet Ali Kılıç, erkekler arasındaki en yaygın kanser olan Prostat’ın çoğu 65 yaş üstünde olmak üzere, her 10 erkekten birinde hayatının herhangi bir devresinde ortaya çıkabileceğini söyledi.

Prostatın, idrar kesesinin (mesane) hemen altında yerleşim gösteren kestane büyüklüğünde bir organ olduğunu belirten Kılıç, “İdrar kesesini boşaltan kanal (üretra) prostat bezi içerisinden geçmektedir. Bu nedenle prostatın hastalıkları sıklıkla idrar yapmak sorunları ile kendini belli etmektedir. Prostatın en sık karşılaşılan hastalıkları iyi huylu prostat büyümesi ve kötü huylu prostat büyümesi (prostat kanseri) olarak sıralanabilir” dedi.

Her ne kadar erkekler arasında kanserden ölenler arasında ikinci sırayı alsa da, başarılı tedavi şansının özellikle erken tanıda mümkün olduğunu dile getiren Dr. Kılıç,  prostat kanseri hakkında şu bilgileri verdi: “Tüm prostat kanserlerinin yüzde 9’unun, 55 yaş öncesi tanı konulanların ise yüzde 43’ünün irsi olduğu bilinmektedir. Prostat kanserinin gelişiminden sorumlu tutulan bir diğer faktör erkeklik hormonu olarak bilinen testosterondur. Prostat kanseri prostat bezinin dışına yayılmadan önce hatta yayıldıktan sonra bile idrarla ilgili ya da başka semptomlara yol açmayabilir. Buna karşılık, 50 yaşın üzerindeki erkeklerde çok sık rastlanan prostat bezinde kanser olmayan büyüme, sık idrara çıkma, idrar yapmaya başlarken güçlük çekme ve idrar akışında yavaşlamaya neden olur. Prostat kanserinin saptanmasında ve saptandıktan sonra kanser gelişiminin izlenmesinde, hekim tarafından yapılan rektal muayene ve bir kan testiyle prostata özgü antijen ölçümünden yararlanılabilir. PSA düzeyi prostat kanseri olasılığını belirler, ancak tek başına PSA düzeyleri ile kesin tanı konulamaz. Bunun için prostat bezine biyopsi uygulanması gerekir.”

DEĞİŞİK TEDAVİ SEÇENEĞİ VAR

Prostat kanserinin tedavisinin kanserin evresi, nasıl seyrettiği, hastanın yaşı ve genel sağlık durumu ile değişik tedavi seçeneklerinin yan etkileri göz önünde bulundurularak belirlendiğini kaydeden Kılıç, şunları söyledi:”Çok sayıda değişik tedavi seçeneği bulunduğundan, uygulanacak tedavinin belirlenmesinde hastanın ailesinin ve doktorunun yukarda belirtilen temel kriterleri göz önünde bulundurarak birlikte karar vermesi en uygun yaklaşım olacaktır. Tedavi seçeneğinin belirlenmesinde en önemli kriterlerden biri prostat kanserinin evresidir. Eğer kanser erken dönemde yakalanmış ise Kesin Tedavi (tam kurtarma) şansımız çok yüksektir. Kanser cerrahi olarak çıkartılabilir ya da radyoterapi (ışın tedavisi) ile yok edilebilir. Eğer kanser ileri evrede bulunmuş ise, yaygınlığı ve bunun etkileri genellikle tedavi edilebilir. Kanser cerrahi, radyasyon, hormon tedavisi veya kemoterapi (ilaçla tedavi) ile tedavi edilebilir.”

BEKLE GÖR TEDAVİSİ

Prostat Kanserinde bir başka tedavi yönteminin ise ‘Bekle Gör Tedavisi’ olduğunu ifade eden Kılıç,  sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizlerin ‘Bekle Gör Tedavisi’ olarak adlandırdığımız tedavi yönteminde, hasta bir tedavi yapılmadan takip edilmekte. Her ne kadar tedavi edilmeyen prostat kanseri büyümeye devam ederse de, sıklıkla bu büyüme oldukça yavaş olmaktadır. Gerçekten prostat kanseri büyümesi yeterince yavaş olabilir ve tedavisiz bırakılsa dahi insan hayatının herhangi bir devresinde problem yaratmayabilir.  Bu durumda doktorunuz durumunuzu sıkı bir şekilde takip eder ve ne sıklıkla takibe gelmenizi söyleyecektir.”

RADYOTERAPİ TEDAVİSİ

Radyasyon tedavisinin özellikle kapsül dışına taşmış, ancak halen kapsülün kanser etrafındaki dokularda sınırlı olduğu düşünülen vakalara da uygun olduğunu dile getiren Op. Dr. Mehmet Ali Kılıç, sözlerini şöyle tamamladı:”Radyasyon tedavisinin amacı kanserli hücreleri öldürerek onların yerini normal hücrelerle değiştirmektir. Kanserin üzerine, küçük dozlarda radyasyon ışınlanabilir ya da prostat içine direk olarak radyasyonlu maddeler yerleştirilebilir. Hangi yöntem olursa olsun radyasyon seviyesi sizin ve çevrenizdeki insanlar için güvenlidir. Tedavi başladığında çoğu kanser hücresi hasara uğrar ve ölür. Bunun yanında bazı normal hücreler de etkilenir. Tedavi devam ettiği için kanser hücrelerinin yıkılması devam eder, yaralanmış normal hücreler kendilerini tamir ederler. Tedavi sonunda, hücreler 12-18 ay boyunca ölmeye devam ederler normal hücreler kanser hücrelerinin yerini alır.”

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER