© Memo Haber 2022

Demirtaş’tan ‘yaptırmayacağız’ çıkışı…

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkladığı 2023 vizyonunu eleştiren HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "2023 sadece bir başkanlık vizyonuysa onu da yaptırmayacağız" diye konuştu.

Barış çağrısını yineleyen Demirtaş,Erdoğan'ın bugünkü yaptığı konuşmasıyla seçim startını verdiğini iddia etti. Demirtaş, "Anlaşıldı ki bir kez daha AKP'yi kendisi seçime sokacak" ifadesini kullandı. 

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mardin'de katıldığı Demokratik Toplum Kongresi'nin toplantısında konuştu. Gündemdeki konulara değinen ve değerlendirmelerde bulunan Demirtaş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eleştiriler yöneltti. Silahların susmasıyla ilgili mesajlar veren Demirtaş, barış ve çözüm sürecine dönme çağrısı yaptı. Demirtaş'ın konuşması şöyle:

Çok farklı siyasi kırılmaların arifesindeyiz. PKK'nın mesajlarında eminim ki, bunları anlamış hissetmişsinizdir. Dolayısıyla bizler HDP olarak yeniden barışa evriltecek siyasi başarıyı ortaya koyacak bir mücadele ortaya koyan bir siyasi parti olarak kendimizi tarihi sorumlulukla karşı karşıya hissediyoruz.

"HDP'ye verilen yüzde 13, Türkiye Suriye olmasın diye"

Türkiye'nin neresine giderseniz gidin bu farklı inanç ve kimlikleri görürsünüz. Sadece Mardin, Siirt, Hatay için değil. Türkiye'nin her yerinde kendini farklı tanımlama ihtiyacı duyan insanlarımız var. Devletin bu tekçi, ırkçı, faşizan dayatmalarına rağmen halklar birarada yaşıyor ve yaşamak da istiyorlar. Suriye gibi olmak istemiyoruz evet istemiyoruz. Suriye gibi olmak tehlikesiyle karşı karşıya mıyız? Evet karşı karşıyayız. Fakat bunun yolu tekçi dayatmalar değil. Bunun yolu kendi partisinin, kendi koltuğunun, kendi iktidarının çıkarları uğruna ülkenin çoğulculuğunu hiçe saymak değildir. Suriye böyle Suriye oldu. Suriyedekiler, 'Bizden başkası bu ülkede konuşamaz' dediği için böyle oldu. 'Kimse gösteri yapamaz, yürüyüş yapamaz, kimse hak ve özgürlük isteyemez, bombalarız' dediği için Suriye böyle oldu. Şimdi Suriye'de aynı şehirde aynı inanca sahip olmayanların dışında kimse yaşayamıyor. Farklı inançlar aynı şehirde, bölgede yaşamıyorlar, yaşayamıyorlar. Rojava bölgesini ayrı tutan Suriye'nin başka hiçbir yerinde artık heterojen, çoğulcu bir yapı göremezsiniz. Biz halen aynı şehirlerde, mahallelerde yaşıyoruz, çok şükür aynı toplantı salonunda biraraya geliyor, sorunlarımızı tartışabiliyoruz. HDP budur işte, bunu ayakta tutmaya çalışıyoruz. 7 Haziran'da bize verilen yüzde 13, tam da buna verilmiş destektir.

"2023 vizyonu bir kişinin başkan olmasıymış"

Bize oy vermek isteyip de vermeyen ama duası, gönlü bizimle olan yüzde 13'ten çok fazla insanlar var. Onlar HDP'nin kıymetini biliyorlar, anlıyorlar. HDP'nin barajı geçip yüzde 13'e ulaşmış olmasının Türkiye'yi nasıl bir felaketten kurtardığını sokaktaki yurttaş anlıyor. Köye, mahalleye gitseniz, kimi dinlesiniz bunu anlıyor. 'HDP iyi ki barajı geçti, ülkeyi kucakladı' diyorlar. Oy veren, vermeyen herkes bunu söylüyor. Kim bundan rahatsız peki? 2023 başkanlık vizyonu olanlar. Başka da rahatsızlık duyan yok. Türkiye'nin 2023 vizyonunu bugün öğrenmiş olduk. Bir kişi başkan olacakmış. 2023 vizyonu buymuş! HDP onu engellediği için ülkede bugün savaş çıkmış. Düşünebiliyor musunuz, bir ülke nasıl bir vizyonla, nasıl bir tekçilik anlayışına mahkum edilerek şu noktalara getirildi.

"Kendi iktidarı uğruna ülkeyi felakete atacak, hırsa gömülmüş biri"

Mardin'deki konuşmamın tekrarı olacak ama 7 Haziran akşamı bu ülkenin Cumhurbaşkanından şunu beklerdik: Bütün dünya eminim ki canlı yayında onun konuşmasını yayınlayacaktır. Ülkemizin, hepimizin Cumhurbaşkanı olma sıfatıyla mikrofonun başına geçip şunları söyleyebilirdi: 'Evet bir seçim yarışı yapıldı, bitti. Parlamentomuz artık dört partidir. Halk parlamentoya koalisyonla ülkeyi yönetme görevi vermiştir. Barajı aşan bütün partiler meşru halk temsilcisi olarak Türkiye'nin çoğulcu yapısını temsil ediyorlar. Parlamentomuz eskisinden daha güçlüdür. Evet AKP tek başına iktidar olamamıştır ama parlamentomuz artık daha güçlüdür. Evet AKP tek başına iktidar olamadı ama şimdi bana Cumhurbaşkanı olarak düşen şey, ülkemin bu çoğulcu tercihine saygı duymak ve buna uygun bir barış süreciyle bu seçim sonuçlarını taçlandırmaktır.' Bunu diyebilirdi. 'Her ne kadar seçim kampanyası döneminde bir parti için çalıştıysam da halk tercihini böyle yaptı. Ben milli iradeye sahip bir Cumhurbaşkanıyım, yüzde 52 ile seçilmiş bir Cumhurbaşkanıyım' diyebilirdi. 'Şimdi artık müzakereye kaldığımız yerden devam etmeliyiz, şimdi artık özgürlük, demokrasi, çoğulculuk içeren sivil bir anayasayı yapmalı, şimdi artık bir an önce silahsızlanma gündemiyle PKK'nın silahlarını da bırakacağı bir yasal düzenlemeyle atbaşı bu süreci yürütmeliyiz' diyebilirdi. Eğer normal bir Cumhurbaşkanımız olsaydı. Eğer kendi iktidarı uğruna ülkeyi felakete atacak, hırsa gömülmüş bir Cumhurbaşkanı olmasaydı. Bunu yapabilirdi. Türkiye açısından işin kırılma noktasıydı. 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlar Türkiye'ye çok çok büyük bir fırsat sundu. Nasıl biz birlikte yaşıyorsak onun üst yapısı da birlikte yönetmektir; koalisyondur.

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER