MEMOHABERİ TAKİP ET

memo

Bugun...

ESPA FUAR

15-12-2015
Karaca BOZGEYİK

Karaca BOZGEYİK

BİR ŞEHİR, BİR CADDE, BİR İÇ SES

Şehrin en işlek caddesinden geçiyorum. Yol kenarı, paralı oto parka dönüştüreli yıllar oldu. Caydırıcılık mı, ceza mı, gelir kaynağı mı?
Yıllardır, park ücretlerini protesto etmek için ara sokaklara bırakıyorum arabayı. 'Gücüm kendime yeter.'
İç sesim durmuyor, 'dili bir karış';
Yakında havayı da satarlar, 'Hava da hava olsa' şu kalitesiz kömürden kurtarsalar şehri, havası temiz olsa, aldığımız nefesin faturasını da keserler; 'Hop dur bakayım, fazla nefes alıyorsun, diğerlerine haksızlık ediyorsun' Hem paranı alırlar, hem de vicdan azabı çektirirler, başkasının 'nefes'ine 'gasp'tan.
Bulvara (dedikoducuların yalancısıyım) tanesi 11 bin liraya ağaçlar diktiler. Belki de şehrin havasını temizliyordur, bu ağaçlar... Elimi 11 bin liralık ağacın gövdesine sürüyorum. İç ses yükseliyor; Belediyeye bu ağaçlar gerçekten bu fiyata mı satıldılar?
Şu cadde kenarına park eden arabalara fiş yazan 'Sözleşmeli garibanlar' biliyor mu bu ağaçların fiyatını?

Yeniden açılmak için tadilata giren bir AVM'nin önünden geçiyorum. İç ses yükseliyor; 'Alış-verişin mabetleri'.
İç ses, ağaçta hala... Dünyada benzeri olmayan 'Ortak yayın platformuna' beni çağırsalar sorar mıyım acaba ağacın fiyatını?; 'Eee mırın kırın, Başkan'ım yüksek müsaadenizle iç sesim rahat bırakmıyor beni, acaba bu ağaçlar neden bu fiyata, kimden alıyorsunuz?'
Bence 'Ortak yayın platformunda' Belediye Başkanlarına soruları işçiler, emekliler, öğrenciler, esnaf sormalı. O zaman Başkan'lar nasıl da 'Ders' çalışırlar. Soruların nereden geleceğini bilmeden. Öyle 'Al Gülüm ver Gülüm soru yok'.

Yürüyorum; önümde, birisi yere tükürüyor. 'Adam'ı uyarsam mı diye düşünüyorum, daha bitmemiş demek ki, 'Tüküren adam'lar, vay be! İç ses; 'Vay hayvan 'Neyse ki 'adam' duymadı.
Önümde bir grup genç 16-17 yaşındalar kaldırımda oturmuşlar, 'sigara tellendiriyorlar'. Vatanları Suriye, şimdi vatansızlar. Derin bir sohbetteler. İç sesim durur mu;
'Metropol' bir şehir artık Gaziantep, çeşitlilik çok. Adımlarına dikkat edeceksin. Trafik, eğitim, sağlık, barınma, elektrik kesintisi, sorunlar üst üste, büyürken; sığınmacı, geçerken uğradımcı, ajan, provokatör, savaşçı, terörist, işbirlikçi, vatansız, vatan arayan, tellal...'ler cabası…
Neyse güzel şeyler de oluyor; UNESCO Gaziantep'i Gastronomi Alanında 'yaratıcı şehirler ağına' almış. Ne büyük 'mutluluk', emeği geçenlere hayırlı olsun. İç sesim, dili sivrim; 'Kebabı ye, baklavayı götür. Ye iç görmezden gel.
Varacağım yere geldim, iç sesim; dil, hala dışarıda; 'Tam da öğle saati acaba yemek mi ısmarlar yoksa bir kuru çayla gönderir mi?'.

İç seslerimiz dış sese dönüşmedikçe; Ne barış, ne huzur, ne demokrasi, ne şeffaflık, ne içtenlik, ne adalet, ne bahar, ne bahçe... Ahh, bu iç seslerimiz...

MAKALE YORUMLARI


gazete manşetleri MemoNews
Memo News 1.Sayı

Kahve Molası
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU