MEMOHABERİ TAKİP ET

memo

Bugun...
21-02-2017
KAHVE MOLASI

KAHVE MOLASI

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu ile dobra dobra...

15 TEMMUZ TARİHE KARE BİR LEKE OLARAK GEÇECEK 

O GECE İKİ SİLAH VE 200 MERMİ İLE…

HEMEN DEMOKRASİ MEYDANINA KOŞTUM

VATAN UĞRUNA BİR MEHMET DEĞİL BİN MEHMET FEDA OLSUN

TÜRKİYE’DEKİ EN KAPSAMLI KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ YAPTIK

GAZİANTEP’E 9 BİN KONUT KAZANDIRDIK

GERÇEKLEŞTİREMEDİĞİM TEK ESER KÜLTÜR MERKEZİ

Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Memohaber’de Kahve Molası’nın konuğu oldu. 

Gaziantep’in en büyük ilçesi olan merkez ilçe Şahinbey Belediyesi’nin iki dönemdir Başkanlığını yapan Mehmet Tahmazoğlu, hakkında merak edilen tüm soruları www.memohaber.com İnternet Haber Sitesi Yayın Koordinatörü Mehmet Taşçı’ya anlattı. 

Yoğun çalışma temposuna rağmen www.memohaber.com’un Kahve Molası’na konuk olan Başkan Tahmazoğlu, biten ve devam eden projeleri, 15 Temmuz darbe girişimi, FETÖ soruşturmaları, hakkında ortaya atılan ‘FETÖ’ iddiaları ile kamuoyunun merak ettiği birçok konuda yöneltilen soruları samimiyetle cevapladı.

İşte Gaziantep’te ses getirecek ve ilgiyle okunacak röportajımız…

TÜRKİYE’DEKİ EN KAPSAMLI KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ YAPTIK

Şahinbey Belediyesi’nde iki dönemdir başkanlık yapıyorsunuz. Bu güne kadar yapmak isteyip de yapamadığınız bir proje oldu mu?

Şahinbey Belediyesi’nde şu anda 8 yılımızı inşallah 1,5 ay sonra tamamlamış olacağız. 2 dönemimizin bitmesine yaklaşık 2 yıl 2 ay kaldı. Fakat bu geçtiğimiz 8 yıl içerisinde Şahinbey Belediyesi’nde yapılamaz denilen birçok proje gerçekleşti. Öncelikle belediyeye ilk geldiğimizde baktığımız zaman bütçesinin iki katı borcu olan ve İller Bankasından Maliyeye, Sosyal Güvenlik Kurumu’na ve birçok müteahhite, hatta kendi işçisine kadar borcu olan bir belediye idi maalesef… Bir de Şahinbey yüzde 80’i çarpık yapılaşmış bir bölge. Nüfusu çok hızlı artan bir ilçe olan Şahinbey’de göreve geldiğimizden sonra nüfus yaklaşık 200 bin kişi arttı. 200 bin de Suriyeli geldi savaştan sonra. Dolayısıyla 400 bin kişiyi aşan oradan nüfus artışı oluştu. Bu şu demek; Yani Şahinbey’in göreve başladığımızda 683 bin nüfusu vardı şu anda 1 milyon 100 bin kişi oldu. Yaklaşık yüzde 65 – yüzde 70 oranında bir nüfus artışı olmuş. 400 bin kişilik yeni bir şehir doğmuş. Bu kadar problemli bir alana ilaveten bu kadar gelen yükü kaldırmak her belediyenin, her babayiğidin harcı değil.

Bir taraftan eski borçları ödemek, bir taraftan çarpık yapılaşmış alanlarla mücadele etmek, bir taraftan yeşil alanları arttırmak, bir taraftan yeni mahalleler kurarak planlı bir şehirleşmeyi sağlamak gerçekten zor. Baktığımız zaman birçok şeyi gerçekleştirdik. Türkiye’deki en kapsamlı kentsel dönüşümü Şahinbey’de gerçekleştirdik. Bu gün Şahinbey’in kentsel dönüşümü ve modeli Türkiye’ye örnek gösteriliyor. 6100 üzerinde konutu kavgasız, dövüşsüz bir tane polisiye ve zabıta olayı olmadan çözdük. Ve vatandaşlar mutlu ve şuan birçok mahalleden kentsel dönüşüm talepleri geliyor. 450 milyon TL. Bu konuda kamulaştırma bedeli ödedik ve vatandaşlarımızı mutlu kıldık. Yine hedeflerimizden bir tanesi hayallerimizden ev alma hayalleri dahi kuramayanları konut sahibi yapmaktı. İşte ilk önce Serinevler’de,  Üçyüzevler konutlarını yaptık, daha sonra Mavikent 1. etap, 2. etap, 3. etap ve son olarak 4. etap’ı bu ay itibari ile bitirmiş oluyoruz. Şimdi 5. etabın inşallah kurasını çekeceğiz temelini atacağız ve bundan sonra da bu sosyal konut projemiz artarak devam edecek. Bunun yanı sıra kentsel dönüşüm kapsamında yaptığımız konutlar işte çamlıca 1172 konut yeşilvadi 702 konut yine perilikaya 179 konut yine yazıcıkta.

GAZİANTEP’E 9 BİN KONUT KAZANDIRDIK

162 konut mavikentte yaptığımız zaten sosyal konutların sayısı 4000-5000’e yaklaştı. Yani toplamda baktığımız zaman 9 bin tane konutu biz bu şehre kazandırmış olduk. Bunun neredeyse yarısından fazlası sosyal konut olmak üzere bu konutları yapmaya devam edeceğiz. Çünkü bu konuda vatandaşlarımızdan çok ciddi bir talep var. Yine Gaziantep’in yapılamaz denilen işte eski garajlardaki tamircilerin oradan çıkarılması başlı başına bir hadise ve yıllar süren emekten sonra bin civarındaki tamirci esnafımızı şehrin her tarafına dağılmış başta eski garajlar olmak üzere bunların hepsini bu bir hayaldi gerçekleşti. Şahinbey sanayi sitemizi yaptık ve onları kira öder gibi işyeri sahibi yaptık. Şu anda hem insanca yani insani ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri, banyosuyla, lavabosuyla, mutfağıyla, misafirlerini ağırlayabileceği yazıhanesiyle ve güzel bir iş ortamıyla bir mekan kurduk. Bunun yanı sıra sosyal donatı alanları yolların genişliği, parkı, halı sahası, sosyal tesisi ve oradaki lokantalarıyla, marketiyle, bakkalıyla her türlü ihtiyacını karşılayacağı bir tesis.

GERÇEKLEŞTİREMEDİĞİM TEK ESER KÜLTÜR MERKEZİ

İkinci dönemde mega proje diyebileceğiniz ve hayal ettiğiniz gerçekleştirmek istediğiniz fakat gerçekleştiremediğiniz proje var mı?

Konuttu, restorasyondu, parktı, sosyal tesislerdi sosyal belediyecilikte burada ki hayal ettiğim her şey gerçekleşti. Sadece burada bizim ihtiyacımız olan bir kültür merkezi kaldı. Onunda şu anda projesi bitmek üzere inşallah görev süremiz bitmeden o hayalimizi de gerçekleştirerek inşallah görev süremizi ikinci dönemimizi de inşallah tamamlamış olacağız. Tek hayal edipte gerçekleştiremediğim eser kültür merkezi onunda projesi hazır, yeri hazır, plan tadilatları hazır inşallah yakında ihale edip bir yıl içerisinde de inşallah tamamlamayı planlıyoruz.

Kültür merkezinden bahsetmişken birazda içeriğinden bahsedebilir miyiz?

Kültür merkezimizin içeriği bir ana salon olacak onun yanı sıra diğer toplantı salonları olacak. Ana salonumuz yaklaşık 1600 ile 2000 kişi arası olacak büyük salonumuz ki Gaziantep’te o büyüklükte bir salon yok. Onun yanı sıra diğer yan salonlarıyla birlikte tam bir kültür merkezi kongre merkezi birçok aktivitenin yapılabileceği merkez halinde olacak.

15 TEMMUZ TARİHE KARE BİR LEKE OLARAK GEÇECEK

15 Temmuz sonrası Gaziantep’te yürütülen FETÖ soruşturmasını yeterli buluyor musunuz? 15 Temmuz gecesi ilk demokrasi meydanına çıkan belediye sizsiniz. O geceyi kısa bir anlatır mısınız?

Şimdi 15 Temmuz ülkemizin tarihine hainler açısından kara bir leke olarak geçecek bir tarih ama milletimiz açısından bu hainlerin püskürtülmesi demokrasiye cumhurbaşkanına, hükümete, meclisine ve kendi iradesine sahip çıkması açısından da şanlı bir şeref levhası olarak tarihte yerini alacaktır. 15 Temmuz ülkemiz için hakikaten önemli bir hadisedir. İçimizde yuvalanan, 40 yıldır devletimizin, milletimizin iliklerine kadar geçmiş ve 40 yıllık hain planlarına artık bir darbe ile kendilerince neticelendirmek istediler. Hainler o gece dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş ve bizim tarihimizde de görülmemiş bir şekilde kendi meclisi kendi cumhurbaşkanına kendi halkın üzerine ateş edip, insanları, kadınları, çocukları, yaşlıları acımasızca öldürecek kadar caniliklerini ortaya koydular. Ama milletimiz, çocuğuyla, kadınıyla erkeğiyle yaşlısıyla, genciyle o gece cumhurbaşkanımızın da çağrısıyla meydanlara indi. Sokaklara indi, hava meydanlarına çıktı ve kendi iradesine sahip çıktı. İmanlı göğüslerini takların önüne siper ettiler. Tankların altına yattılar. Paletlerin altına yattılar. Canlarını hiçe saydılar ve o gece bir destan yazdılar. Bu vesileyle 15 Temmuz şehitlerimizi de rahmetle anıyorum. Bunlar o kadar caniydi ki, terörle mücadelede yıllarca mücadele eden, kendi özel hareket merkezimizi bombalayacak kadar, uçaklarla en ağır bombaları atacak kadar, oradaki polislerimizin amirlerin birçoğunun cesedine dahi ulaşılamadı. Ancak kuyruk sokumundaki kemiğine ulaşılabildi. Yakıcı bombalar atarak oradaki canlarımızı polislerimizi şehit ettiler. 51 tane polisimiz orada şehit oldu ki, bunlardan 2 tanesi de Gaziantepliydi. Bu vesileyle onlara Allah’tan rahmet diliyorum. Ama bir açıdan iyi oldu içimize iliklerimize kadar işlemiş bu FETÖ’cüler bu vesileyle kendilerini açığa vurdular. Sayın Cumhurbaşkanımız özellikle 17/25 Aralık’tan sonra bunların ne olduğunu açık açık ortaya koydu. Fakat gerek kamuoyunda, yok efendim ‘cumhurbaşkanımız bunu biraz abartıyor, işte bunlar hani neresi silahlı terör örgütü’ falan gibi öyle sanki olayı küçümser bir tarz içerisindeydi. Fakat 15 Temmuz hadisesi gösterdi ki, bütün milletin o inanmak istemeyenlerin veya kasten öyle söyleyenlerin gözüne sokarcasına bunlar kanlı hain bir terör örgütüdür. Bunu herkes anladı ve şimdi her kesimde bir mücadele var. Gerek ordumuz içerisinde gerek emniyet içerisinde gerekse resmi kurumlarda hatta sivil toplum örgütleri içerisinde ve halk nezdinde bir teyakkuz durumu söz konusu. Ama 40 yıldan beri milletin iliklerine kadar işlemiş ve her şeyini gizlilik esasına göre yürüten bu örgütün, bir anda deşifre edilmesi ve tamamen tasfiye edilmesi kolay bir şey değil. İşte Bylock gibi eagle gibi çeşitli işte kendilerince sonradan öğrendiğimiz haberleşme sistemlerini kullanarak bu devleti milleti yıkmaya çalıştılar. İyi ki böyle bir şey kullanmışlar. Çünkü bu kendilerinin aleyhine oldu. Şu anda en güçlü delillerden bir tanesi bunu kullananlar. Bu vesileyle şu anda emniyetimiz, mitimiz ve yargımız ciddi bir titiz bir araştırma yapıyor. Şimdi biz demokratik laik bir hukuk devletiyiz. Dolayısıyla bu mücadele hukuk devleti çerçevesinde yürüyor. Şimdi ‘sen FETÖ’cüsün’ diye bir anda insanları suçlayamıyorsun. Çünkü elinde delil olması gerekiyor. Yarın mahkemeye gittiği zaman elinde bir ispatlayıcı bir şey olacak. Onun için devletimiz bu konuda hassas bir çalışma yürütüyor. Ben inanıyorum ki adalet er geç tecelli edecek. Bu hainlerin hepsi birer birer ortaya çıkacak. Zaten büyük bir kısmı yakalandı devletten tasfiye edildi. Bu biraz daha uzun bir süreçtir. Bu mücadele devam edecek. Kararlılıkla devam edecek.

O GECE İKİ SİLAH VE 200 MERMİ İLE…

Darbe girişimi gecesi size herhangi bir tehdit geldi mi? O gece neler yaşadınız?

O gece ben darbeyi saat 11’e çeyrek kala haber aldım. Çünkü bizim bir bahçe vardı. Ben çocuklarla beraber oraya gitmiştim. O gece telefonumun şarjı bitmişti. Çünkü o gün Mehmet Şimşek Bakanımız bir de OECD Başkanı Gaziantep’teydi. Uzun bir günden sonra akşam eve gittiğimizde saat 10’dan sonraydı zaten 11’e çeyrek kala bir haber geldi. Darbe teşebbüsü diye bir yakınım aradı ben de hemen internetten baktım. İşte boğaz köprüsünde askerler var ama bir terör saldırısı var herhalde onun için askerler burada diye düşündüm. Yani tam darbe teşebbüsü olup olmadığı da anlaşılamıyor o anda bir tereddüt yaşanıyor. Ben bunu hemen duyar duymaz çocuklara hanıma dedim ki hemen kalkın şehre gidiyoruz. Sizi bir yakınımıza bırakayım dedim. Hemen meydana çıkmamız lazım dedim. İki tane ruhsatlı silahım var. Silahın birini belime taktım yedek şarjörünü koydum ben o anda tabi çocuklarda korkmasın diye herhangi bir şey demedim. Anladım ki bu darbede ilk ortadan kaldırılacakların başında biz geliyoruz. Bu şehir için söylüyorum. Dolayısıyla en azından biz kolay teslim olmayız, en azından o hainlerden birkaç tanesini temizleyebilirsek diye düşündüm. Silahın birini belime taktım, yedek şarjör bir kutu mermi cebime koydum, bir tanesini de el çantama koydum. Yaklaşık 200 mermi üzerime aldım. Çocuklar ve hanım da biraz şaşırdı. Ne oluyor diye sordular. Hiç dedim öyle yanıma alıyorum. 

HEMEN DEMOKRASİ MEYDANINA KOŞTUM

Vedalaştınız mı çocuklarınızla?

Yani vedalaşmayı da aslında çok düşündüm ama onları korkutmakta istemedim. İşin açıkçası sadece şöyle bir derin derin baktım, ondan sonra onları bir yakınımıza bıraktım. Hemen demokrasi meydanına koştum. Bu arada hemen Başkan yardımcılarımızı ve müdürlerimizi aradım. ‘Bütün belediyenin araçlarını şoförleri çağırın, iş makinelerimizi kamyonlarımızı alın çıkacağız’ dedim. Bunlara karşı duracağımızı, mücadele edeceğimizi söyledim. Yine hemen mesaj sistemimizden ve sosyal medya üzerinden tüm vatandaşlarımıza demokrasi meydanına gelmeleri konusunda bir mesaj gönderdim. Ben de süratle demokrasi meydanına koştum. Zaten sağ olsun vatandaşlarımızın da bir kısmı bayraklarını alanlar oraya gelmişti. Bu arada belediyemizin iki tane ses aracımız var, bir büyük bir küçük tabi yollarda bir yoğunluk olduğu için trafik kilitlendi. Ancak minibüsümüzü oraya getirebildik ses sistemimizle beraber. Onun üzerine çıkarak oradan vatandaşlarımıza ‘bir kısmı tabi meydandaki vatandaşlar tugaya yürüyelim bir kısmı caddeye çıkalım’ dedim. ‘Arkadaşlar biz burada kalacağız biz meydanda kalacağız kim geliyorsa buraya gelsin biz gücümüzü burada dağıtmadan toplayacağız’ dedim.

VATAN UĞRUNA BİR MEHMET DEĞİL BİN MEHMET FEDA OLSUN

O gece bir tehdit aldınız mı?

Yok öyle bir kimse bizi aramadı o anlamda bir tehdit yok. Ama potansiyel olarak tehdit şöyle vardı. Karşımıza ne çıkacağını bilemiyorduk. Sonradan öğrendiğimize göre tugayda zaten paşa bu işin içinde olduğu ortaya çıktı. Şu anda tutuklu biliyorsunuz ve tugaydaki daha sonra tutuklanan birçok subay tankları hazır hale getiriyorlar. 242 tane tank ve bunları sokaklara çıkarmak için hazırlık yapıyorlar. Tabi milletin meydanlara çıktığını o gece demokrasi meydanında 200 bin 250 bin 300 bin belki insan geldiğini duyunca demişler ki, ‘şimdi tankları çıkaracağız da bu kadar insanı da nasıl öldüreceğiz. En iyisi biz bunu hazır bekleyelim burada Ankara İstanbul’u hallederlerse bizim burayı teslim almamız kolay olur’ şeklinde beklemeyi tercih etmişler. Eğer onlar beklemeyip sahaya çıkmış olsaydı herhalde onlarla karşı karşıya gelecektik. Tabi ciddi bir tehdidin ötesinde tehlikeyle karşı karşıya kalacaktık. Ama biz bunların hepsini göze almıştık. Hazırlıklı çıktık. Abdestimizi aldık, silahımızı kuşanarak meydana çıktık. Ben hiç şunu düşünmedim. Yani şimdi o meydanda 300 bin insan var da kim necidir kimse bilmiyor. Birisi polis kontrolünden geçmedi herkesin üzerinde silah olabilir. Başka bir şey olabilir, o anda bir saldırıya uğrayabiliriz. Ben minibüsün üzerine çıktım. Orada tek başıma hedef olarak duruyorum. Birisi tabancayla ateş etse, edebilir ama bütün bunlar aklımızdan geçmedi değil. Ama dedik ki, bu vatan uğruna bir Mehmet değil bin Mehmet feda olsun. Hiç onların şeyi bile beni bir tereddütte sevk etmedi.   

FETÖ İLE HAYATIM BOYUNCA TEMASIM OLMADI

Sizinle ilgili FETÖ soruşturmalarına çeşitli iddialar gündeme getirildi. Bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz? Siz FETÖ’cü müsünüz?

Bizim hayatımız boyunca tabi hiçbir şekilde bunların ne evleriyle, ne yurtlarıyla, ne başka bir şekilde temasımız olmadı. Çünkü bizim kendimize ayrı has bir yolumuz vardı. Biz o yolda devam ettik. Çok şükür iyi ki de öyle olmuş. Çünkü bunlar o kadar hain ki, herkesi bir vesileyle kandırarak kendi yandaşı yapmak için ciddi bir çalışma sergilediler. Ama elhamdülillah bizim uzaktan yakından hiçbir zaman hiçbir dönemimde, gerek talebeliğimde, gerek iş hayatımda, gerekse diğer dönemlerde olmadı. Bizim özellikle bu 17/25 Aralık’tan sonra bunların niyetleri ortaya çıktıktan sonra belediyemizde de onlarla teması olabileceğini düşündüğümüz bir çok kişinin işine son verdik. Onların belediyeyle ilişkisini kestik. Daha sonrasında bu 15 Temmuzdan sonra da özellikle KPSS ile bize gelen memur olarak gelenlerle ilgili gerekli yasal işlemleri yaptık ve şu anda onlarında zaten birçoğu atıldı.

İLK YAPTIĞIM İŞ TWET ATMAK OLDU

Ben bu 15 Temmuz hadisesini duyar duymaz hemen ilk yaptığım işlerden bir tanesi twett atmak oldu. Dedim ki, ‘Biz hükümetimizin, Cumhurbaşkanımızın yanındayız. Milli irademize sahip çıkıyoruz’ diye twett attım. Çünkü bu tür işlerde insanın safının anında belli olması lazım. İşte ‘Bekleyelim ortamı görelim, ortama göre hareket edelim. Bu işte darbeciler başarılı olursa onun yanına geçelim. Yok karşı olursa şunun yanına geçelim’ diye düşünmedik. Biz de öyle olmaz bizim safımız bellidir. Onun için ilk sizde ifade ettiniz. Duyar duymaz ilk demokrasi meydanına koşanlardan bir tanesi de bu kardeşinizdi.  

Belediyenizde FETÖ soruşturmasından dolayı gerek kanun hükmünde kararname ile ihraç edilen veya açığa alınan kaç kişi var?

Bizde 1 kadrolu işçi yaklaşık 12 civarında memur ve 17/25 Aralık’tan sonra da 35-40 civarında kişiyi işten çıkardık. 

Geçtiğimiz günlerde 15 Temmuz hain darbe girişiminde şehit olanların anısına sergilenmek üzere 3 tank 2 uçak satın aldınız. Niçin böyle bir ihtiyaç duydunuz?

Şimdi aslında bizim bu uzun soluklu bir çalışmamızdı. Biz ordumuzu güvenlik kuvvetlerimizi seviyoruz. Biz asker bir milletiz. Millet olarak da bu konuda yatkınlığımız var. Ben askerliğimi de yedek subay olarak yaptım. O zaman zırhlı mekanize piyade alayında asteğmen olarak 16 ay askerlik yaptım. Askerliğe karşı benim zaten ayrı bir merakım var. Bir ara tezkere bile bırakmayı düşünmüştüm o zaman. Ama özellikle Gaziantep’e birçok ilkleri getirmeye çalıştığımız için işte teleferiği yaptık. Birçok yerde görüyordum. Eskişehir’e gittiğim zaman mesela o yol üzerinde uçakların sergilendiği, heykele ayrılan uçakların çok güzel bir görüntüsü olduğunu gördüm. Dedim ‘neden bu Gaziantep’te olmasın’ 2 tane talep etmiştik. Uzun bir uğraştan sonra şu an 2 uçağımızda geldi. Bir tanesini Şahinbey Parkı’na bir tanesi de Yeşilvadi parkımıza sergilenmek üzere monte ettik. Elbette bu 15 Temmuz’dan sonraya gelmesi ve bunun da Şahinbey’de sergileniyor olması gerçekten anlamlı ve önemli. Uçağın yanı sıra tank, helikopter ve top talebimizde oldu. Şu anda Genelkurmay onu da değerlendiriyor. Onları da alırsak inşallah bunları da sergileyeceğiz. 

 

ÇANAKKALE’YE GÖTÜRDÜĞÜMÜZ GENÇLER 15 TEMMUZ’DA MEYDANLARDAYDI

‘Gaziler diyarından şehitler diyarına’ projesi devam ediyor mu? Çanakkale gezileri kapsamında bugüne kadar kaç öğrenci veya sivili Çanakkale’ye götürdünüz?

Evet benim bu da uzun süredir hayallerimden bir tanesiydi. Ben eşim ve çocuklarımı yıllar önce Çanakkale’ye götürdüm. Tabi o zamanlar belediye başkanı değildim. Dedim ki, tüm hemşerilerimin burayı görmesi lazım. Bütün Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan bütün bu milletin evlatlarının buraya gelmesi lazım. Allah nasip etti. Belediye başkanı olduktan sonra da ilk yaptığımız projelerden bir tanesi de buydu. O zamanlar Çanakkale’de havalimanı yoktu kapalıydı. Uçak olmayınca biz otobüsle götürmek için bile biz ihale yaptık. Fakat sonra gördük ki 3 günlük bir seyahat gerektiriyor. Bir gün gidecek orada kalacak sonra gelecek ve çocukları 3 günde hem yorulacak hem telef olacak hem özellikle kız çocukları açısından çok daha zor olacak. Sonra havalimanı açılınca yeniden ihale yaptık ve Çanakkale zaferinin 100. Yılı münasebetiyle 2015 yılında 22.000 tane öğrencimizi uçakla Çanakkale’ye götürdük. Bu Türkiye de bir ilkti. Her türlü gezme, dolaşma, yeme içme masrafları da belediyemizce karşılanmak üzere 22.000 gencimizi götürdük. Muhteşem geri dönüşler aldık. Bu öğrencilerin vatan, millet, bayrak aşkı sevgisi inanılmaz oldu. Bunu da 15 Temmuz’da yaşadık. O götürdüğümüz gençlerin birçoğu Çanakkale’ye götürdüğümüz gençlerin birçoğu 15 Temmuz da bir ay boyunca meydanlardaydı ve bu projemize 2016 yılında da yine 20.000 öğrencimizi götürdük. Toplamda şu ana kadar 42.000 öğrencimiz Çanakkale’ye gitmiş oldu. Bu proje önemli bir proje. Allah nasip ettiği sürece ve görev sürem sonuna kadar bu projeye devam edeceğim. Her yıl 20.000 öğrencimizi yine götürmeye devam edeceğiz. Bu yıl içerisinde yani 2017 yılı içerisinde yine 20.000 öğrencimizi 2018 yılı içerisinde de 20.000 öğrencimizi daha götürerek toplamda 82.000 öğrencimizi inşallah görev süremiz sonuna kadar Çanakkale’ye götürmüş olacağız. Şehitler diyarıyla Gaziler diyarını bu şekilde kaynaştırmış olacağız.

BU REFERANDUM ÜLKEMİZİN EN AZ 40 YILLIK HAYALİDİR

Önümüzde çok önemli bir referandum süreci var. 16 Nisan’da yapılacak referandum öncesi düşünceleriniz ve yapacağınız çalışmalar nelerdir?

Bu referandum gerçekten çok önemli ve ülkemizin en az 40 yıllık hayalidir. Neden 40 yıllık hayali. Şimdi birileri diyor ya, ‘işte değişiklik Recep Tayyip Erdoğan için yapılıyor. O istedi diye yapılıyor. Onun için yapılıyor’ Hiç öyle bir şey yok. Bu ülkemizin ihtiyacı olduğu için yapılıyor. Bunu ilk ortaya atanlar siyasetçilerin başında rahmetli Alparslan Türkeş geliyor. 70’li yıllarda bunu söylemiş aradan 40 yıl geçmiş. Daha sonra rahmetli yine Necmettin Erbakan ‘bu ülke mutlaka siyasi istikrar için kalkınma için büyüme için başkanlık sistemiyle yönetilmesi lazım’ demiştir. Yine rahmetli Özal başkanlık sistemini çok hararetli savunan liderlerin başında geliyordu. Bunlar hem siyasi parti liderleri hem de ülke de başbakanlık cumhurbaşkanlığı yapıp sistemin tıkanıklığını görerek çaresini söyleyen insanlar. Yine rahmetli Demirel’in bu konuda Başkanlık sistemiyle ülkemizin yönetilmesiyle ilgili talepleri var. Peki bunlar niye söylemişler gerçekleştirememişler. Çünkü sayısal çoğunlukları ve siyasi ortam buna el vermemiş. Recep Tayyip Erdoğan’ın Sayın Cumhurbaşkanımızın buna ihtiyacı yok. O zaten şu an Cumhurbaşkanı güçlü bir Cumhurbaşkanı hükümetle de gayet uyumlu. Bu bizim geleceğimiz için yapılan bir yatırım bir adım. Ülkemizin geçmişte olduğu gibi koalisyonlarla yönetilmemesi için gelen bir sistem. 1950 de biz çok partili siyasi hayata geçtik ve o günden bu güne şuanda 65 tane hükümet kurulmuş. Yani yaklaşık 66 yılda kurulan 65 tane hükümet yani şu 14 yıldır Ak Partinin uzun süreli siyasi hayatını aslında çıkardığınız zaman böldüğün zaman 52 yılda neredeyse 53 tane hükümet değişmiş. Pardon 62 tane hükümet değişmiş. Yani 1 yıl bile ortalama ömrü yok. Böyle bir ülke kalkınabilir mi? Böyle bir ülkede siyasi istikrar ekonomik istikrar güven geleceğe umutla bakmak olabilir mi? 

YÜRÜTMENİN BAŞINDAKİ ÇİFT BAŞLILIK ORTADAN KALKIYOR

Dolayısıyla bu referandum tamamen ülkemizin ileri demokrasiye ulaşması insan haklarının geliştirilmesi ekonominin çok daha ileri noktalara taşınması ve ülkemizde kalıcı bir siyasi istikrarın gelmesi açısından önemlidir. Değişen maddelerin de birçoğu hakikaten ülkemizin yararına yargının tarafsız olması ve bağımsız olması önemli. İşte gençlerimize önem vererek seçilme yaşını 18’e indirilmesi önemli. Yasama yürütme ve yargının birbirleriyle kesin olarak ayrılması önemli çünkü şu anda yürütmenin başında iki tane kişi var. Bir Cumhurbaşkanı bir Başbakan var. Şu anda ikisi uyumlu ama yarın uyumlu olmadığı zaman Rahmetli Ecevit ile Ahmet Necdet Sezer gibi anayasa kitapçığını fırlattığını anda faizler bir gecede fırlamıştı. Bakın ikisinin anlaşmadığı durumda neler olduğu ortada ve dolayısıyla bu yürütmenin başındaki çift başlılık ortadan kalkıyor. Yasama yani meclisle hükümet şuanda yine iç içe geçmiş durumda çünkü hükümet meclisten çıkıyor. Halbuki demokrasilerde yasamanın yani meclisin hükümetten yürütmeden ayrı olması gerekiyor. Denetimini daha iyi yapabilmesi için bu anayasa değişikliğiyle en önemli değişikliklerden bir tanesi budur. Tamamen ayrılıyor. Hükümetin başını yani Cumhurbaşkanını millet seçiyor. Meclisi de millet seçiyor. Cumhurbaşkanına diyor ki, ‘sen hükümeti kur dışardan bakanlar ata. Fakat seni de meclis üzerinden denetleyeceğim.’ Kanunları meclis yapacak meclis denetim vazifesini millet adına yürütecek. Böylelikle karşılık kontrol mekanizması geliyor.  Cumhurbaşkanını ve meclisi karşılıklı seçimi yenileme kararı alma yetkisi var. Bu da uzlaşma kültürü açısından gerçekten çok önemli. Yani Cumhurbaşkanı ben şunu yapıyorum diye gidemez. Meclis diyecek ki kardeşim bak sınırını bil yoksa seçime giderim görev süren biter. Aynısı meclis içinde geçerlidir. Cumhurbaşkanı diyecek ki, kardeşim bak siz de görevinizi tam yapın yapmadığınız taktirde kendimi de sizi de seçime milletin hakemliğine götürüyorum. 

KARAR VERİCİ TEK MERCİ MİLLET

Burada milletin hakemliği gücü ve rolü artıyor. Yani yetki eskiden hükümetler güvenoyunu meclisten alıyordu. Mecliste işte milletvekili transferleriyle ayak oyunlarıyla hükümetler değişiyordu. Şimdi böyle yok. Karar verici tek merci millet. Güvenoyunu millet veriyor. Sandıkta hükümetin başı bu sen kardeşim yetki sende diyor. Meclise de diyor ki yasama yetkisi sende sen vazifeni yap sende vazifeni yap. Ülkemizi ileriye doğru götürün. Yani bu sistem inşallah ülkemizin her bakımdan gelişmesi açısından çok önemlidir. Bizde bu vesileyle dün akşam yine televizyondaydım.  1 hafta önce yine 10 gün önce yine televizyona çıktım anlattım. Dün teşkilatlarımıza anlattık. Vatandaşlarımıza sivil toplum örgütlerine şuanda kampanyayı aslında biz fiilen başlatmış olduk ama Ak Parti olarak da bu Pazar günü Cumhurbaşkanımız geliyor toplu açılış için. Mutlaka orada Gazianteplilere bu konuda bilgiler verecek ama Ak Parti’nin esas kampanyası 25 Şubat itibariyle Ankara’da bizde katılacağız. Başbakanımızın vereceği startla başlayıp devam edecek. 

HER ALANDA EĞİTİME DESTEK SAĞLIYORUZ

Eğitim alanında Gaziantep birçok konuda son sıralarda yer alıyor. Bu anlamda Şahinbey Belediyesi olarak eğitime yaptığınız destekler nelerdir?

Biz eğitimi önemsiyoruz. Hakikaten her alanda da eğitime destek sağlıyoruz. Ne yapıyoruz. Bir defa 3 tane sadece okul yapıp milli eğitime bağışladık. Arsa üretme konusunda eğitime çok büyük önem veriyoruz. Yeni yaptığımız planlarda yeni mahallelerde okul ihtiyacı yok. Çünkü baştan ihtiyaca göre planlıyoruz. Çarpık yapılaşmış alanlarda kentsel dönüşümle arsa üreterek yine milli eğitime kazandırıyoruz. Sadece bunula sınırlı değil okul birincilerinin tamamına biz Laptop vermek suretiyle ödüllendiriyoruz. Şu ana kadar 1200’ün üzerinde okul birincisine Laptop verdik. Yine yaptığımız 85’in üzerinde Gençlik Merkezi sosyal tesislerimizde öğrencilere, fen lisesi, üniversite hazırlık kursları, meslek edindirme kursları, yabancı dil kursları, spor kursları, müzik kursları gibi 40’ın üzerinde branşta eğitimler veriyoruz. Öğretmenlerin maaşlarını diğer masraflarını biz karşılıyoruz. Yine ana sınıflarımız var. Oralarda okul öncesi eğitimlerimiz milli eğitimle işbirliği içerisinde devam ediyor. Halk eğitimle işbirliği içerisinde birçok hocayı yine çalıştırmaya devam ediyoruz. Yani evlilik okulumuz var. Evlenecek çiftlere eğitim veriyoruz. Hoş geldin bebek projemizde annelere eğitim veriyoruz. Yani Şahinbey belediyesi olarak eğitimin her noktasında okullarımızın teknik ihtiyaçların karşılanması konusunda asfaltı, kilit taşı, bahçe düzeni, ağaç dikilmesi, çöp kovası, çöp konteynırı, kamelya, piknik masası, banklar, okullarımızın boyanması sınıfların mesela birçok konferans salonu düzenlenmesi ve benzeri konularda okullarımıza da fiziki anlamda destek sağlamaya devam ediyoruz. 

ŞAHİNBEY BELEDİYESİ’NİN DEVAM EDEN PROJELERİ

23 Nisan Mahallesi yüzme havuzu havuz, çocuk havuzu, soyunma odaları, fuaye, fitness salonu, jakuzi

AKKENT KÜLTÜR MERKEZİ 

1500 kişilik konferans salonu, 500 kişilik salon, 300 kişilik salon, Vip birimler, idari birimler, sergi salonu, çok amaçlı salon, 300 araçlık kapalı otopark, kafeterya, evlendirme müdürlüğü, Akkent spor koyu, idari bina ve okçuluk birimi, derslikler, kafeterya, idari birimler, toplantı salonu, seminer salonu, Akkent spor koyu, okçuluk sahası ve binası, hakem odası, sağlıkçı odası, mescit, toplantı salonu, vıp salon, iki adet depo, soyunma odaları, kapalı alan atış bölümü

MAVİKENT 5. ETAP

Mavikent Konutlar 1-2-3 ve 4 etaplarda yaptırdığı evlerle, dar gelirli aileleri konut sahibi yapan Şahinbey Belediyesi, projenin devamı olan Mavikent 5. etap için çalışmalarını sürdürüyor.

 

 

 

 

MAKALE YORUMLARI


Muhittinoğlu

gazete manşetleri MemoNews
Memo News 1.Sayı

Memo News 2.Sayı

Memo News 3.Sayı

Kahve Molası
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU