MEMOHABERİ TAKİP ET

memo

Bugun...

ESPA FUAR

28-12-2016 12:07 Kategori: SİYASET

Özdağ, Kıbrıs görüşmeleri endişe verici

Özdağ, Kıbrıs görüşmeleri endişe verici
  • Facebook Paylaş
  • Yorum Yaz

"Gaziantep Bağımsız Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kıbrıs Rum Kesimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde devam eden bir görüşme süreci ile ilgili endişeleri olduğunu, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs'a yaptığı ziyarette yaptığı görüşmelerde bu endişesinin bir kat daha arttığını söyledi."

Gaziantep Bağımsız Milletvekili Prof. Dr. Ümit Özdağ, Kıbrıs Rum Kesimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde devam eden bir görüşme süreci ile ilgili endişeleri olduğunu, geçtiğimiz günlerde Kıbrıs'a yaptığı ziyarette yaptığı görüşmelerde bu endişesinin bir kat daha arttığını söyledi.

Ümit Özdağ, Rumlar'ın ısrarla Türkiye'nin Kıbrıs'taki garantörlük haklarından vazgeçmesini ve Türk Ordusunun adadan çekilmesini istediğini istediğini belirterek, yaptıkları görüşmelerden elde ettikleri bilgiler ve aldıkları notlarla bir rapor hazırlayacaklarını ve 12 Ocak'ta Türkiye'nin de katılacağı İsviçre'deki görüşmelerden önce hükümete en etkin şekilde sunacaklarını ifade etti.

Prof. Dr. Ümit Özdağ, 2016 yılında Kıbrıs Rum Kesimi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde devam eden bir görüşme süreci yaşandığnı ve görüşme sürecini ciddi bir endişe içerisinde izlediklerini vurgulayarak, Kıbrıs görüşmeleri ile ilgili yaptığı açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

" Bir tarafta Rum tarafının sonu gelmez talepleri, diğer tarafta ise sürekli taviz veren bir adım önde olma ilkesini benimseyen bir yaklaşım vardı hem Lefkoşe'de Türk tarafında hem de Ankara'da AKP hükümetinde.

Bundan dolayı 2016 yılı başında bir heyetle Kıbrıs'a gittim, taraflarla görüşmeler yaptım, konunun uzmanları ile bir araya geldim ve görüşmelerin nasıl geliştiği hakkında bilgim aldım. Bizden sonra da CHP ve bir çok uzman gidip geldi. Bu arada da yine görüşmeler devam etti ve  Rum tarafı, Türkiye'nin kuruluş sırasında sahip olduğu garanti hakkından geri çekilmesini, Türk Ordusunun da adayı boşaltmasını istedi.

Bir şeyin altını çizelim; Türkiye'nin garantörlüğü sadece Türklerin canını, malını, mülkünü korumaktan dolayı kaynaklanmıyor. 

Kıbrıs Cumhuriyetini Türkiye, İngiltere ve Yunanistan olmak üzere üç devlet kurmuştur. Yani Türkiye'nin garantörlük hakkı, Türklerin haklarını korumanın ötesinde, Devleti kuran unsurlardan birisi olmlası nedeniyle kullanılmaktadır. Yoksa, Kıbrıs Rumlar tarafından kurulmuş ve yanlarını Türkleri almış falan değil. Şimdi Türkiye'nin haklarından vazgeçmesini istediler. Durum böyle olunca görüşmeler durdu. Ancak bir süre önce aniden bu görüşmeler tekrar başladı ve yeniden Rumları masaya çekmek için toprak tavizi verildiğini öğrendik.

Bunun üzerine, biz de Milliyetçi Hareket Partisinin değişik dönemlerinden oluşan  Milletvekillerinden oluşan bir heyetle Kıbrıs'a bir gezi düzenledik. Gezi çerçevesinde, eski Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ile görüştük ve kendisinden gelişmelerle ilgili endişe verici yorumlar aldık. KKTC Başbakanı Hüseyin Özgürgün ile Milletvekilleri ile bir araya geldik. Sonra da Kıbrıs'ın Türklüğü'nün ve tarihin en önemli örgütlenmesi olan Türk Mukavemet Teşkilatını ziyaret ederek fikir alış verişinde bulunduk. 

İkinci gün ise bizi Yeniden Doğuş Partisi karşıladı. Bir araya geldik ve müzakarelerin hangi yönde ilerlediği konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. 

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Müzakere heyeti ile uzun bir görüşme yaptıktan sonra son olarak ta Serdar Denktaş ile bir araya geldik. Denktaş'ın söylediği, " Bu görüşmelerden çıkacak sonuç bizim aslında mevzilere tekrar geri döneceğimizdir" sözü Kıbrıs görüşmelerinin nereye gideceğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Aynı gerilimi görüştüğümüz Türkiye'nin Lefkoşe Büyükelçisi'nde de gördüm.

Rumlar ısrarla Türkiye'nin Kıbrıs'taki garantörlük haklarından vazgeçmesini ve Türk Ordusunun adadan çekilmesini istiyor yada garantörlük hakkı sadece Türkiye ile sınırlı olsun 15 yıl sonra da tekrar gözden geçirilerek ortadan kaldırılmasını istiyor. Bizde, eğer hırsızlık yapmaya niyetiniz yoksa neden mahalle karakollarına karşı çıkıyorsunuz diyoruz. 

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nınTürkiye'nin güvenliğinden vazgeçmeyeceklerini söylüyor ama gördüğüm kadarıyla daha muğlak bir zemini temsil ettiğini gördüm. 15 yıl sonra yeniden görüşürüz gibi cümleler sarfediyor.

Bunun yeniden görüşülecek bir durumu yok, Türkiye'nin kuruluştan gelen hakkını da kimseyle görüşmeye ihtiyacı yok. 

Endişelerimiz, yaptığımız görüşmeler neticesinde bitmedi aksine daha da güçlendi. Daha ayrıntılı ve detay bilgilere de sahip olduk. Kıbrıs gezisinde aldığımız notlar ve dökümanlar ışığında bir rapor üzerinde çalışmaya başladık. Bu rapora son halini verdikten sonra 12 Ocak'ta Türkiye'nin de katılacağı İsviçre'deki görüşmelerden önce hükümete en enkin şekilde nasıl sunacağımızın ve Türkiye'ye Türk milletine nasıl sunacağımıza da ayrıca bakacağız.

Eğer, Rumların istediği gibi bir anlaşma olursa Türklerin adanın yüzde 36'sına sahip olduğu bölgesinden yüzde 28'e çekilmesine zorlayacaklar. KKTC topraklarının yüzde 20'si Rumlara verilmiş olacak. Bu bölgeye Yüz bin'e yakın Rum gelecek. Bunun dışındakiler de diledikleri gibi gelip AB anlaşması çerçevesinde gelip yerleşme hakkına sahip olacaklar. 

Meselenin Jeopolitik kısmında ise Rumlar Karpas yarımadasını federal bölge yapma isteği içerisindeler. Böyle olursa Türkleri tasfiye etme planlarını devreye sokacaklar. Oysa Karpas yarımadası ve Kıbrıs Türkiye'nin güvenlik açısından çok önemli. Türkiye'nin bunları da düşünerek karar vermesi lazım. Bu konuda endişelerimiz var, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bizimle aynı hassasiyeti paylaşıp paylaşmadığından emin değiliz" 

 


Editör: Haber Merkezi
HABERE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


DİĞER SİYASET HABERLERİ
gazete manşetleri MemoNews
Memo News 1.Sayı

Kahve Molası
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU